4. Hukuk Dairesi 2023/11408 E. , 2024/4642 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/447 E., 2022/482 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’un sahte kimlik ile tapu dairesinde kendisini dava dışı taşınmaz maliki ... olarak tanıtarak ve bununla ilgili belgeleri de ibraz ederek davaya konu taşınmazı dava dışı ...’e sattığını, taşınmazın gerçek maliki ...’nun daha sonra taşınmazı satın alan ...’e karşı tapu iptal ve tescil davası açtığını, davanın kabul edildiğini, bunun üzerine dava dışı ...’ün davacı Hazine aleyhine Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/170 Esas sayılı dosyası üzerinden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesine istinaden tazminat davası açtığını, açılan tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, hükmedilen bedelin icra takibi neticesinde davacı Hazine tarafından ...’e ödendiğini, gerçek malike ait daha önce dosyada bulunan fotoğraf, imza örneği ve nüfus bilgilerini karşılaştırmadan bu satış işlemini gerçekleştiren tapu memurları olan davalılar ... ve ...'in meydana gelen zarardan davalı ... ile birlikte sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödenen 147.648,26 TL’nin ödeme tarihi olan 29.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, söz konusu işlemlerin yapıldığı tarihlerdeki aşırı iş yoğunluğunın, işyeri şartlarının, personel yetersizliğinin dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...'a dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı ...'a dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 15.12.2015 tarihli ve 2013/411 Esas, 2015/275 Karar sayılı kararı ile dosya kapsamında alınan rapora göre davalılar ... ve ...'in meydana gelen olayda % 30, davalı ...'un % 70 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 147.648,26 TL'nin %70'inin (103.353,78 TL'nin) davalı ...'tan ödeme tarihi olan 29.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 147.648,26 TL'nin %30'unun (44.294,48 TL'nin) davalılar ... ve ...'dan ödeme tarihi olan 29.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 15.12.2015 tarihli ve 2013/411 Esas, 2015/275 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmustur.
2. Dairenin 15.05.2019 tarihli 2018/4571 Esas, 2019/2851 Karar sayılı ilamı ile "Dosya kapsamından; davacı kurumun, sahte kimlik ile tapuda yapılan satış nedeniyle zarar gören dava dışı kişiye TMK’nın 1007. maddesi kapsamında tazminat ödendiği, ödenen meblağın sorumlu davalılardan rücu edilmesi talebiyle işbu davanın açıldığı, hükme esas alınan kusur raporunda ise her bir davalı yönünden ayrı ayrı kusur oranları ile sorumlu oldukları zarar miktarının belirlenmediği ve bu nedenle alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece davalı ...’in kusurlu olup olmadığı, kusurlu olması halinde ise kusur oranının tespiti yönünden alanında uzman bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 06.07.2021 tarihli ve 2019/270 Esas, 2021/196 Karar sayılı kararı ile bozma ilamı uyarınca dosya kapsamında alınan rapora göre meydana gelen olayda davalılardan ...'ın %15, ...'in % 15, ...'un % 70 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 147.648,26 TL'nin %70'i olan 103.353,78 TL'nin davalı ...'tan, %15'i olan 22.147,24 TL'nin davalı ...'den, %15'i olan 22.147,24 TL'nin davalı ...'dan olmak üzere ödeme tarihi olan 29.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 06.07.2021 tarihli 2019/270 Esas, 2021/196 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 20.06.2022 tarihli 2021/26418 Esas, 2022/9114 Karar sayılı ilamı ile "...2)...Dava, davacı Hazine’nin TMK’nın 1007. maddesi uyarınca ödediği tazminatın, tazminat davasına konu tapudaki işlemi gerçekleştiren tapu görevlileri ile taşınmazın tapuda satışını sahte kimlik ile gerçekleştiren kişiden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Zarar, malvarlığının zararlandırıcı eylemin işlenmesinden sonraki durumu ile bu eylem gerçekleşmediği takdirde mevcut durumun karşılaştırılması sonucu belirlenir. Zarar tutarından varsa gerekli indirimler yapıldıktan sonra ise tazminat tutarı belirlenir. Bu konu, 6098 sayılı TBK’nın 51 ve 52. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu maddelere göre hâkim, her somut olayda takdir yetkisine dayanarak hak ve adaletin gerektirdiği ölçüde indirim yapabilecektir. Dava konusu olayda satışın yapıldığı tapu idaresinin iş yoğunluğu, çalışma ortamının koşulları gözetildiğinde, TBK’nın 51. maddesi uyarınca, davalı ... yararına takdir edilecek uygun bir indirim yapılması gerekir. Mahkemece, açıklanan nedenler gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b) Davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazına gelince; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesi gereğince, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Mahkemece davalı ... yönünden davacının maddi tazminat istemi kısmen reddedildiğine göre, kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı ... yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, reddedilen miktar üzerinden, davacı lehine belirlenen ücreti geçmeyecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır..."
gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda satışın yapıldığı tapu idaresinin iş yoğunluğu, çalışma ortamının koşulları gözetildiğinde, bilirkişice bu davalının kusur oranına isabet eden miktardan Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52 nci maddesine göre takdiren %10 indirim yapılmasına karar verildiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile davalılar ... ve ... yönünden karar kesinleştiğinden bu davalılar yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile davalının %15 kusur oranına denk gelen 22.147,24 TL'den %10 düşürülerek hesaplanan 19.932,52 TL'nin 29.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin meydana gelen olayda herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun olmadığını, memur olan ve amirinin yazılı talimatını yerine getiren müvekkili yönünden davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline izafe edilen %15 oranındaki kusurun çok yüksek olduğunu, müterafik kusur oranı olarak belirlenen %10 oranının da çok düşük olduğunu, davacının diğer davalılardan önceki karar gereği dava ve talep ettiği tutarın tamamını alması halinde davalı müvekkilinden talep edebileceği bir alacağının kalmayacağını, buna rağmen mahkemece müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, reddedilen tutar üzerinden davalı lehine hükmedilen nispi vekalet ücretinin fazla olduğunu, hükmedilen harç ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacı Hazine’nin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesi uyarınca dava dışı kişiye ödediği tazminatın, tazminat davasına konu tapudaki işlemi gerçekleştiren tapu görevlileri ile taşınmazın tapuda satışını sahte kimlik ile gerçekleştiren kişiden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairenin 20.06.2022 tarihli ve 2021/26418 Esas, 2022/9114 Karar sayılı bozma ilamı kapsamına göre davalı ...’in meydana gelen olayda az da olsa kusurlu olduğu kabul edilmiş ve bu husus mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle kesinleşmiştir.
Bununla birlikte anılan bozma ilamı ile, dava konusu olayda satışın yapıldığı tapu idaresinin iş yoğunluğu, çalışma ortamının koşulları gözetildiğinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 nci maddesi uyarınca, davalı ... lehine takdir edilecek uygun bir indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak davalı ...’in % 15 oranındaki kusuruna denk gelen 22.147,24 TL üzerinden %10 oranında indirim yapılmak suretiyle hesaplanan 19.932,52 TL’nin anılan davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı ...’in de savunmasında belirttiği üzere, Tapu Sicil Müdürlüklerine her gün çok sayıda evrakın gelmesi, tapu memurlarının rutin işlemleri ile çok sayıda belge hazırlayarak işleme koyması, işin niteliğinin yoğun dikkat ve özen gerektirmesi, buna karşın yeteri kadar personel istihdam edilmemesi durumları göz önünde bulundurulduğunda %10 oranında yapılan hakkaniyet indirimi az olmuştur.
Şu durumda; davalının az kusurlu olduğu da dikkate alınarak çalışma koşulları ve işyeri imkanları gözetilerek kararı temyiz eden davalı lehine daha üst seviyede hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'e iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!