WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/11355 E.  ,  2024/3584 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/494 E., 2019/78 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.05.2009 tarihinde davacının kullandığı araç ile davalı ... şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını (ZMSS) yaptığı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak zararın giderilmediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak toplam 15.000,00 TL maddi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, toplam talebini 05.05.2014 tarihinde 150.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, poliçe teminat limitinin, azami teminat miktarı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere yaptırılacak olan zarar hesabında asgari ücretin esas alınması gerektiğini, maluliyet durumunun belirlenebilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesine gönderilmesini, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüer siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, davacı tarafın ticari faiz talebinin hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2014 tarihli ve 2012/137 Esas, 2014/260 Karar sayılı kararıyla; davalı ... şirketinin kazaya karışan 16 PS 601 plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olması nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nce düzenlenen raporun olaya daha uygun olduğu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu, her ne kadar davalı tarafça yasal faiz uygulanabileceği, ticari avans faizi istenmesinin yasaya aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, kazaya karışan aracın kamyonet olduğu dikkate alınarak avans faizi uygulanması gerektiği, her ne kadar sigorta poliçesinde sorumluluk miktarı 125.000,00 TL belirtilmiş ise de, poliçede "sözleşme süresi içinde Hazine Müşteşarlığının bağlı bulunduğu Bakan tarafından teminat tutarları arttırıldığı takdirde, bu poliçede yazılı teminat tutarları, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve ek prim alınmaksızın yeni teminat tutarları üzerinden geçerli olur" düzenlemesine yer verildiği, kaza tarihi olan 10.05.2009 tarihi itibari ile teminat limitlerinin 150.000,00 TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 150.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.04.2017 tarihli 2014/21699 Esas 2017/4325 Karar sayılı ilamı ile; "...Dosya kapsamına göre, davacı dava dilekçesinde kepçe operatörü olduğunu ve aylık 2.000,00 TL geliri olduğunu beyan etmiş, davacı tanıkları bunu doğrulamış ise de dosyada mevcut sosyal ekonomik durum araştırmasına göre davacının emekli olduğu ve aylık gelirinin 860,00 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece davacının kaza tarihinde aylık gelirinin 2.000,00 TL olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre karar verilmiştir. Oysa; davacının kaza tarihinde kepçe operatörü olduğuna ve aylık 2.000,00 TL (asgari ücretin 3,79 TL) gelir elde ettiğine dair yazılı ya da resmi bir belge davacı tarafça dosyaya ibraz edilmediği gibi, mahkemece de araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez. O halde Mahkemece, davacının dava dilekçesindeki açıklamaları da dikkate alınarak davacıya kaza tarihinde kepçe operatörü olarak çalıştığına dair ve aylık gelirini gösteren belgeleri sunması için süre verilmesi; davacının SGK kayıtları ile kaza tarihinde bir işyerinde çalışıyor ise kaza tarihi ve öncesine ait maaş bodroları getirtilerek davacının kaza tarihindeki gelirinin ne kadar olduğu tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, belirlenen gelirine göre hesaplama yapılması için yeniden aktüer raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş; kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yeniden alınan aktüer bilirkişi raporuna göre davacının sosyal ve ekonomik durumunun net olarak mahkemece tespit edelemediği, bozma ilamı doğrultusunda davacı yana gelirini gösteren bilgi ve belgeleri sunmak üzere süre verildiği, davacı tarafça yurdışından emekli olduğu yönünde belgelerin dosyaya sunulduğu, ancak kaza tarihi itibariyle elde ettiği gelirinin asgari ücretin 3,79 katı olduğuna ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya ibraz edilemediği, bu halde davacının gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne; 116.606,47 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin Almanya'da kepçe operatörü olarak çalıştığını, asgari ücretten daha yüksek ücret aldığının kabulü gerekeceğini, bu nedenle asgari ücretin 3,79 katı ile yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerektiğini, sunulan belgeler ile davacının gelirinin ay ay kanıtlandığını, bu belgeler tercüme ettirilerek belgeli gelir ile hesap yapılması gerekirken asgari ücret ile yapılan hesaplamaya itibar edilmesinin hatalı olduğunu, sunulan evraklar ile davacının 1993 yılından bu yana kepçe operatörü olarak çalıştığının ispat edildiğini, hem ülkede hem yurtdışında kepçe operatörü olarak çalıştığını, kepçe operatörünün asgari ücret aldığının kabul edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi davalı ... tarafından düzenlenen aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan ve malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 95 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.