4. Hukuk Dairesi 2023/11209 E. , 2024/5357 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/91 Esas-2023/204
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan)17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl davada davalılar ..., ... ve birleşen davada davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ...Ş. vekilleri tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte gelen davalı ... vekili Avukat ... geldi. Davacı tarafından ve davalı ...Ş., davalı ... tarafından gelen olmadı. Davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 28.05.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 25.06.2002 tarihinde müvekkilinin bindiği halk otobüsünden inmek isterken otobüs sürücüsünün kontrolsüz ve tedbirsiz şekilde otobüsün kapısını kapatarak hareket etmesi ile müvekkilinin kolunun ve ayağının otobüsün kapısına sıkıştığını ve bu halde iken aracın hareket ettirilmesi nedeni ile sürüklenerek yaralandığını, vücudunda kemik kırıkları oluştuğunu, uzun süre yatarak tedavi gördüğünü, davalıların ise zarara neden olan otobüsün, sürücüsü, işletenleri ve sigortacıları olarak zarardan sorumlu olduklarını belirterek asıl davada 80.000,00 TL manevi tazminatın, birleştirilen davada 79.960,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi sunarak maddi tazminat taleplerini 79.960,79 TL 'ye artırmıştır.
Birleşen dava da davacı vekili dava dilekçesinde; söz konusu olay nedeniyle Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/71 Esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu beyanla aracın davalı ...Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alındığını belirterek 79.960,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalı ... şirketinden tazminine karar verilmesini, dosyanın Sivas 1. AHM'nin 2009/71 E sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği gibi bir kazanın hiç yaşanmadığını, müvekkilinin bu olayla bir ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Ergo Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
Davalı S.S.39 nolu Halk Otobüsleri Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2015 tarih ve 2009/71-2015/376 sayılı kararı ile; iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve dosya kapsamında alınan ve denetime elverişli olduğu belirtilen kusur, maluliyet ve benimsenen hesap bilirkişi raporlarına göre; asıl davada davalı S.S.39 nolu Halk Otobüsleri Kooperatifi aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, asıl davada Ergo Sigorta A.Ş. aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine, asıl davada davalılar ..., ... ve Ergo Sigorta A.Ş. ile birleştirilen davada davalı ...Ş. aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulü ile, 3.083,87 TL geçici iş görememezlik ve 76.876,92 TL sürekli iş göremezlik zararının tahsiline, asıl davada 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Sivas Belediye Başkanlığından tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 17.01.2019 tarih, 2016/901 Esas, 2019/295 Karar sayılı ilamı ile; "1-... davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2-...mahkemece eksik inceleme ile ve gerekçesi açıklanmaksızın davalı S.S.39 nolu Halk Otobüsleri Kooperatifi aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verildiği, davalı ... ve araç maliki ile davalı kooperatif arasında yapılan sözleşmeler ve kooperatif tüzüğü çerçevesinde; davalı kooperatifin kuruluş amacının ne olduğu, taşıma işinde hangi görev ve sorumluluğun üstlenildiği, yapılan bu taşıma işinden davalı kooperatifin ekonomik olarak yararlanıp yararlanmadığı, taşıma işinde denetim ve tasarruf yetkisine sahip olup olmadığı gibi hususların araştırılarak, davalı kooperatifin zarardan sorumlu olup olmadığını tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, 3-... özürlü sağlık kurulundan alınan raporda davacının %25 oranında özürlü olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporunda kaza öncesinde mevcut palio hastalığı sebebi ile %38 oranında maluliyetinin bulunduğu, kaza sonrası uygulanan femur kırığına kalça protezi sebebi ile %38 oranında vücut genel çalışma gücünden kaybettiği belirtildiği ve Mahkemece davacıda oluşan maluliyet oranının %38 olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı ve sonucuna göre hüküm kurulduğu, özürlü sağlık raporu ile Adli Tıp Kurumundan alınan rapor arasında açık ve büyük oranda bir çelişki bulunduğu, davalı tarafından davacıdaki kaza öncesi mevcut hastalığın kaza sonrasındaki maluliyet oranına etkisinin araştırılmasının savunulduğu, mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin nedenleri üzerinde durulmadığı gibi gibi davalının savunmaları hakkında olumlu/olumsuz bir karar verilmediği, buna göre mahkemece, tarafların itirazlarını karşılayacak ve çelişkiyi giderecek şekilde ve ayrıca davacıda bu kaza nedeni ile oluşan maluliyet oranının, bu kazadan önceki mevcut palio hastalığı nedeni ile oluşan maluliyet oranından ayrı olarak belirlenmek üzere ek bir rapor alınarak karar verilmesi gerektiği, kabule görede davacının kaza tarihinde herhangi bir işte çalışmadığı, ev hanımı olduğu, hükme esas alınan aktüer raporunda davacının ev hanımı olduğu ve asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek hesaplama yapılmasının yerinde olduğu ancak anılan raporda ücretin netleştirilmesi sırasında asgari geçim indiriminin dikkate alınmasının hatalı olduğu, asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı ev hanımı olan davacının uğradığı zararın hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağı, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararına ilişkin hesaplamada Asgari Geçim İndirimsiz asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmak üzere hükmün bozulması gerektiği, 4-... davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin manevi tazminata yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair; "(1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne" karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, Sivas Halk Otobüsleri Kooperatifinin sorumluluğunun değerlendirilmesinde; davalı kooperatifin kuruluş amacının ortaklarının taşıma hizmetlerini pazarlamak ve bu hizmetlerle ilgili ihtiyaçları karşılamak olduğu, davalı ... Belediyesi ile davalı kooperatif arasında taşıma işine ilişkin sözleşme bulunmadığı ve taşıma işinde herhangi bir görev ve sorumluluğun bulunmadığı, yapılan bu taşıma işinden davalı kooperatifin ekonomik olarak yararlanmadığı, taşıma işinde denetim ve tasarruf yetkisine sahip olmadığı ve bu bağlamda davalı kooperatifin zarardan sorumluluğu bulunmadığı, maluliyet ve hesap bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle; " 1-Davalı ... hakkındaki davacının talep ve davasının pasif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine, 2-Davalı HDİ Sigorta A.Ş hakkındaki manevi tazminat talep ve davasının reddine,3-Davacının Asıl davada davalılar ..., ... ve Ergo Sigorta A.Ş ile birleşen 2015/456 Esas sayılı davada davalı ...Ş hakkındaki maddi tazminat talep ve davasının kabulü ile, 2.471,43 TL geçici iş göremezlik zararının dava tarihinden, 650.371,77 TL sürekli iş göremezlik zararının olay tarihi olan 25.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davalılardan (Asıl davada davalı HDİ Sigorta A.Ş dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden ve taleple bağlı kalınarak -ıslah ile hakkında artırım olmadığından 1.000,00 TL maddi tazminat tutarından sigorta poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumlu olması kaydıyla ve yine birleşen davada davalı ...Ş taleple bağlı kalınarak toplam 76.876,00 TL maddi zarardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumlu olması kaydıyla) müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının asıl davada davalılar ... ve ... hakkındaki manevi tazminat talep ve davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 25.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar ... vekili, ... vekili ve birleşen davada davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamından önce yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi hesap raporuna davacı tarafından itiraz edilmediğini ve karara karşıda temyiz kanun yoluna başvurulmadığını, usuli kazanılmış haklarına aykırı olarak güncel tarihli veriler ile yeniden bilirkişi hesaplaması yapılarak yeniden hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, açılan ilk dava tarihi 31.03.2009 olduğundan (2011 yılı öncesinde açılmış olduğundan) davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, Yargıtay bozma kararı sonrası ikinci kez ıslah yapılmış olmasının usul ve esasa aykırı olduğunu, usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamından önce yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi hesap raporuna davacı tarafından itiraz edilmediğini ve karara karşıda temyiz kanun yoluna başvurulmadığını, usuli kazanılmış haklarına aykırı olarak güncel tarihli veriler ile yeniden bilirkişi hesaplaması yapılarak yeniden hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, usuli kazanılmış haklarına aykırı olarak güncel tarihli veriler ile yeniden bilirkişi hesaplaması yapılarak yeniden hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, açılan ilk dava tarihi 31.03.2009 olduğundan (2011 yılı öncesinde açılmış olduğundan) davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, Yargıtay bozma kararı sonrası ikinci kez ıslah yapılmış olmasının usul ve esasa aykırı olduğunu, dosyaya bozma kararı sonrası sunulan 08.02.2023 tarihli ikinci ıslah dilekçesi taraflarına tebliğ edilmediğini ve savunma haklarının ihlal edildiğini, ıslah dilekçesinde müvekkil sigorta şirketine yönelik toplam 653.129,85 TL tazminat talebinde bulunulmasına rağmen gerekçeli kararda 76.876,00 TL'ye hükmedilmiş olmasının davanın kısmen reddi anlamına geldiğini ve bu hususta karşı vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu, usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamında belirtilen eksiklikler hiç dikkate alınmadan ve tamamlanmadan karar verildiğini, zararın müvekkilinin kullandığı araçta meydana gelip gelmediğinin dahi halen sabit ... gelmediğini, müvekkilinin bir kusuru olmadığı gibi kusura yönelik raporlara yaptıkları itirazların da hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, çelişki ve şüpheleri de giderecek şekilde en az üç kişilik heyetten oluşan uzman bilirkişilerden kusur raporu alınması gerektiğini, davacının kaza öncesine dayanan rahatsızlıklarının olup olmadığı veya varsa maluliyet durumuna etkisinin araştırılması istendiği halde yerel mahkemece bu yönde hiçbir araştırma yapılmadığını, yapılan tazminat hesaplarının yanlış olduğunu, bozma sonrası alınan hesap raporlardan sonra davacının usulüne uygun olmayan şekilde taleplerde bulunduğu, değer artırma ve ıslah etme yoluna gidildiğini, muvafakatleri olmadığını, bozma sonrası sunulan ıslah dilekçesine itiraz ettiklerini, davaya konu olay 25.06.2008 tarihinde meydana gelmiş olup taleplerin zamanaşımına uğramış ve hatta hak düşürücü sürelere takılmış olduğunu, yine bozma sonrası ıslah mümkün olmadığı gibi sonrasında ikinci bir ıslah veya bedel artırımı talebi olamayacağını, bozma kararı ile dosya birçok yönü ile kesinleştiği gibi bozma sonrasında yeniden aktüerya hesabı yapılması, usule uygun olmayacak şekilde ikinci ıslah talebinde bulunulması, talep miktarın artırıldığının söylenmesinin kabul edilemeyeceğini, davalı kooperatifin sorumlu olup olmadığının da tam olarak tespit edilemediğini, sigorta şirketlerinin sorumluluğu belirlenirken poliçe kapsamı, davacıya her iki şirket tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmadan ve gerekli tespitler yapılmadan borçtan kısmi sorumlu tutulmalarının yanlış olduğunu, kusur tespitinde ve maddi tazminat hesabında hata yapıldığı gibi davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının da çok yüksek olduğunu, raporlarda günlük asgari ücret miktarlarına göre hesap yapıldığı halde faiz oranlarının olay tarihinden itibaren işletilmesinin yanlış olduğunu, kaza tarihindeki asgari ücrete göre değil de güncel asgari ücrete göre hesap yapıldığı halde kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi, ıslah tarihinin faiz başlangıç tarihinde dikkate alınmamasının hatalı olduğunu ve yasal faiz uygulanması gerektiğini, davacının iki ayrı dosyayı farklı zamanlarda açtığını, birçok talebin mükerrer olduğunu, faiz başlangıç tarihlerinin farklı olması gerektiğini dikkate almadığından gerek lehlerine vekalet ücreti takdirinde gerekse dosyalardaki harç hesaplarında yanlışlıklar yapıldığını, kısmen red nedeni ile davalı olarak lehlerine güncel tarifeye göre vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken sembolik şekilde vekalet ücretine hükmetmiş olup iki dosya nedeni ile maddi ve manevi tazminatlar yönü ile lehlerine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacı lehine ise yine yanlış hesap yapılarak fazla miktar da vekalet ücretine hükmedildiğini, usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü, işleteni ve sigortacısı oldukları araçla meydana gelen trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacı yolcu için maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1-Birleşen davada davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; mahkemece verilen ilk kararla; "davacının asıl davada davalılar ..., ... ve Ergo Sigorta A.Ş. ile birleşen 2015/456 Esas sayılı davada davalı ...Ş. hakkındaki maddi tazminat talep ve davasının kabulü ile, 3.083,87 TL geçici iş göremezlik zararının dava tarihinden, 76.876,92 TL sürekli iş göremezlik zararının olay tarihi olan 25.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davalılardan (asıl davada davalı Ergo Sigorta A.Ş dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden ve taleple bağlı kalınarak -ıslah ile hakkında artırım olmadığından 1.000,00 TL maddi tazminat tutarından sigorta poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumlu olması kaydıyla ve yine birleşen davada davalı ...Ş. taleple bağlı kalınarak toplam 76.876,00TL maddi zarardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumlu olması kaydıyla) müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" karar verildiği, kararın, davalı ...Ş. vekilince temyiz edilmediği, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2016/901 Esas, 2019/295 Karar sayılı ilamı ile yapılan bozma gereğince verilen son kararla da; "davacının asıl davada davalılar ..., ... ve Ergo Sigorta A.Ş ile birleşen 2015/456 Esas sayılı davada davalı ...Ş. hakkındaki maddi tazminat talep ve davasının kabulü ile, 2.471,43 TL geçici iş göremezlik zararının dava tarihinden, 650.371,77 TL sürekli iş göremezlik zararının olay tarihi olan 25.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davalılardan (asıl davada davalı HDİ Sigorta A.Ş dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden ve taleple bağlı kalınarak -ıslah ile hakkında artırım olmadığından 1.000,00 TL maddi tazminat tutarından sigorta poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumlu olması kaydıyla ve yine birleşen davada davalı ...Ş. taleple bağlı kalınarak toplam 76.876,00 TL maddi zarardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumlu olması kaydıyla) müteselsilen tahsiline" dair davalı ...Ş. yönünden önceki hükmedilen miktar kadar olmak üzere karar verildiği, bu nedenle son kararı davalı ...Ş. vekilinin temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmış, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a- Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davada davalılar ... vekili ve ... vekilinin manevi tazminat yönünden temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
b- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davalılar ... vekili ve ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki maddi tazminata dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
c- Dosya kapsamından; eldeki davanın 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) döneminde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ve kısmi dava olarak açıldığı, davacının 20.04.2015 tarihli ilk ıslah dilekçesiyle toplam taleplerini müşterek ve müteselsil olarak tüm davalılar için 79.960,79 TL maddi tazminat olarak artırdığı, 08.02.2023 tarihli 2. dilekçesi ile ise 02.01.2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat taleplerini 573.169,06 TL artırarak toplam 653.129,85 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 25.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davadaki tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketleri poliçe limiti ile ve Halk Oto Koop.'den artırım yapılmadığı beyanla) tahsilini istediği, mahkemece yargılama neticesinde ikinci ıslah dilekçesinin bedel artırım dilekçesi olarak kabulü ile bu dilekçeye itibar edilerek davanın kabulü ile 2.471,43 TL geçici iş göremezlik zararının ve 650.371,77 TL sürekli iş göremezlik zararının tahsili yönünde karar verildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 176 ncı maddesinin 2 nci fıkrasına göre, aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. İkinci kez ıslah yoluna başvurulamaz. Somut olay incelendiğinde davacının 08.02.2023 tarihli dilekçesi ıslah niteliğinde olup, davacı talebini 2. kez ıslah etmiştir. Islah işlemi Kanun gereği ikinci kez yapılamayacağından, bu işleme dayalı olarak karar verilmesi imkanı da bulunmamaktadır. Bu itibarla; davacı tarafından ikinci kez ıslah yoluna başvurulamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde ikinci ıslah dilekçesini kapsar şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
d- Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu oluşabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. "Usuli Kazanılmış Hak" kavramı ise, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
Dosya kapsamından, mahkemece "davacının asıl davada davalılar ..., ... ve Ergo Sigorta A.Ş. ile birleştirilen davada davalı ...Ş. aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulü ile, 3.083,87 TL geçici iş göremezlik ve 76.876,92 TL sürekli iş göremezlik zararının tahsiline" karar verildiği, karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz isteminde bulunduğu, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.01.2019 tarih, 2016/901 Esas ve 2019/295 Karar sayılı ilamının (3) numaralı bendi ile "mahkemece, tarafların itirazlarını karşılayacak ve çelişkiyi giderecek şekilde ve ayrıca davacıda bu kaza nedeni ile oluşan maluliyet oranının, bu kazadan önceki mevcut palio hastalığı nedeni ile oluşan maluliyet oranından ayrı olarak belirlenmek üzere ek bir rapor alınarak karar verilmesi gerektiği, kabule göre de ücretli bir çalışması olmayan ev hanımı olan davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararına ilişkin hesaplamada Asgari Geçim İndirimsiz asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmak üzere" davalı ... vekili ile davalı ... vekili yararına hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmış olmakla, davalılar ... ve ... lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş olup, davalıların usuli kazanılmış haklarına aykırı olarak bozma kararı sonrası fazladan 573.169,06 TL tazminata karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle; davalı ...Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2-Değerlendirme bölümünün (2) (a) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, manevi tazminata ilişkin usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
3-Değerlendirme bölümünün (2) (b) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalılar ... vekili ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
4-Değerlendirme bölümünün (2) (c,d) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalılar ... vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'a yükletilmesine,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalı ...'ya iadesine,
Dosyanın, Mahkemeye gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!