WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/11175 E.  ,  2024/3507 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/91 E., 2022/762 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada, davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ... ...'in, davalı ... A.Ş. ve... Çimento San. ve Tic. A.Ş'nin maliki bulunduğu aracın karıştığı 20.10.2006 tarihinde meydana gelen kazada vefat ettiğini, davacılardan...'ın müteveffanın eşi olduğunu, diğer davacıların ise müteveffanın çocukları olduğunu, davacıların ayrıca müteveffanın desteğinden mahrum kaldıklarını beyanla, davacıların uğradıkları maddi zararlar karşılığı her bir davacı için 500,00'er TL maddi ve uğradıkları manevi zararlar karşılığı her bir davacı için 30.000,00'er TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada ise davacılar vekili; asıl davaya konu kazaya karışan aracın davalı şirket tarafından sigortalandığını, bunun üzerine sigorta şirketine başvurarak poliçe limiti olan 57.500,00 TL'nin ödenmesini istediklerini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine Malkara İcra Müdürlüğü'nün 2007/534 sayılı takip dosyası icra takibi yaptıklarını, davalı şirketin borcun olmadığını iddia ederek takibe itiraz ettiğini beyanla, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekilleri ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; asıl davada davanın kabulü ile davacılar ...için 98.597,00 TL, ......., için 11.004,00 TL ve ...için 4.079,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihi olan 20.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... Çimento A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat davalarının ise kısmen kabulü ile davacılar .... için 10.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL ve ... için 1.500,00 TL tutarında manevi tazminatın, olay tarihi olan 20.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... Çimento A.Ş'den alınarak bu davacılara verilmesine, birleşen dosyada ise; davacılar ..., ... ... ve ... ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile; Malkara İcra Müdürlüğü'nün 2007/534 sayılı takip dosyası kapsamında davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,karara bağlanan alacaklara ilişkin olarak, davalılar... Çimento A.Ş. ile ... A.Ş'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu ve davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun poliçe limiti olan 57.500,00 TL ile sınırlı olduğunun tespitine, tahsilde tekerrür olmamasına dikkat edilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ... A.Ş. ve... Çimento San. ve Tic. A.Ş.vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Hukuk Dairesi 14.03.2019 tarih ve 2016/7449 Esas 2019/3029 Karar sayılı ilamında; "..1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekili ile asıl dosya davalısı... Çimento San. ve Tic. A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm, asıl ve birleşen dosyalar davalısı ... A.Ş. vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasında ölen desteğin yakınlarının maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
T.C. Anayasası'nın 36/1. maddesinde "Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" düzenlemesine yer verilmiştir. Davanın görüldüğü sırada yürürlükte olan HUMK'nun 73. maddesine göre de; kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim, her iki tarafı dinlemedikçe veyahut sav ve savunmalarını bildirmeleri için yasal şekillere uygun olarak davet etmedikçe kararını veremez. Paralel hüküm 6100 sayılı HMK'nun 27. maddesinde "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını içerir" şeklinde yer almıştır.
Bir davanın görülmesi için taraf teşkilinin sağlanması esas olup, hakimin bu hususu re'sen gözetmesi gerekir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılamanın aşamalarından haberdar edilmesi ile mümkündür.
Adil yargılanma hakkının kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulan yasal düzenlemelerden biri de, davada esaslı işlem olan bilirkişi raporlarının taraflara tebliğine ilişkin düzenlemedir. 6100 sayılı HMK'nun 280/1. maddesi "Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir" hükmünü amirdir. Anılan tüm bu yasal düzenlemelerde, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin katılımının sağlanması ise, mahkemece yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir.
Somut olayda; hükme esas alınan 04.08.2015 havale tarihli hesap raporunun asıl ve birleşen davaların davalısı ... A.Ş'ye tebliğ edilmediği görülmektedir.
Yukarıda anılan yasal düzenlemeler gereği, davacıların destekten yosun kalma tazminatlarına ilişkin hesap bilirkişi raporunun usulüne uygun şekilde tebliği ile davalının savunma hakkını kullanması ve raporlara karşı varsa itirazlarını bildirmesinin sağlanması, itirazlarının değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalı ... A.Ş'nin savunma haklarını da kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları ile benimsenen ilkeleri uyarınca, sağ kalan eşin evlenme ihtimalinin belirlenmesinde AYİM tarafından hazırlanan tablolara itibar edilmektedir. AYİM tarafından hazırlanan tablolara göre davacı eşin kaza tarihindeki yaşına göre evlenme ihtimalinin, destekle müşterek çocuklarının yaşları da göz önüne alınmak suretiyle AYİM Tablosuna göre belirlenmesi gerekirken, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda davacı eşin DİE araştırmaları dikkate alınarak %14 evlenme ihtimali bulunduğu kabul edilerek bu doğrultuda yapılan hesaplamanın hükme esas alınması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
4-Yargılama sırasında davacı ...'in kazadan sonra başka bir kadınla evlendiği iddia edilmiş, ancak mahkemece bu konuda bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Davacının aile nüfus kaydının incelenmesinde kazadan ve davadan sonra 14.4.2009 tarihinde ... adında bir çocuğunun daha olduğu ve annesinin adının da Birsen olduğu anlaşılmakta olup, şayet davacının desteğin ölümünden sonra ikinci kez evlendiği anlaşılır ise gerektiğinde hesap bilirkişisinden davacı ...'ın gelişen bu yeni duruma göre talep edebileceği destek tazminatının hesaplanması için ek rapor alınmalı ve varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmelidir.
5-5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesinde; “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin, anılan Yasada, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı sonucu olarak uyuşmazlığa uygulanacak yasal düzenlemenin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi olduğu belirgindir. 26. maddedeki; “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve işgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya haksahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22. maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı (Anayasa Mahkemesinin 23.11.2006 tarihli ve E:2003/10 K:2006/106 sayılı Kararı ile bu fıkrada geçen “sigortalı veya haksahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere” bölümü iptal edilmiştir) kurumca işverene ödettirilir.…İş kazası veya meslek hastalığı, 3. bir kişinin kasıt veya kusuru yüzünden olmuşsa, Kurumca bütün sigorta yardımları yapılmakla beraber zarara sebep olan 3. kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara Borçlar Kanunu hükümlerine göre rücu edilir” düzenlemesine göre; iş kazası olduğu belirlenen kazada kusurlu olanlar Sosyal Güvenlik Kurumunun rücu alacağından kusurları karşılığı sorumludur.
Peşin değer, gelecekte ödenecek gelirlerin, yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarını ifade etmekte olup; davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26. maddesi, iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle yapılan ödemeler yanında, bağlanan gelirin başladığı tarihteki “ilk peşin sermaye değerinin”, maddenin öngördüğü koşullara bağlı olarak, işveren ya da üçüncü kişilerden tazmini olanağını öngörmüştür.
Bu bakımdan, davacılar desteğinin iş kazası nedeniyle öldüğü gözetilerek Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tamamının zarardan tenzili gerekirken olaydan sonra yürürlüğe gire 5510 sayılı Yasanın 21/4 maddesine göre yarısının zarardan tenzili yoluna gidilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile asıl dosya davalısı... Çimento San. ve Tic. A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3), (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dosya davalısı ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA." karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma kararına uyularak; davacı ...'in evlenip evlenmediğinin tespiti için ilgili kolluğa müzekere yazılarak bu hususta araştırma yapılmasının istendiği, gelen araştırma sonucunda ...'in evlenmiş olduğu ve bir kız çocuğunun olduğunun belirtildiği, bu doğrultuda hesaplama yapıldığı, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacılara ölüm geliri bağlandığı anlaşılmış olup rapor doğrultusunda hesaplanan destekten yoksun kalma tazminat tutarından davacı ... ...'e SGK tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tamamının zarardan tenzili ile kalan bakiye 11.004,00 TL tutarındaki destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği, diğer davacılar ...ve ...'e yapılan SGK tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tamamının zarardan tenzili sonucunda bakiye tazminat alacakları kalmadığından taleplerinin reddine karar vermek gerektiği, birleşen itirazın iptali davası yönünden yapılan incelemede, davalı ... şirketine ait poliçe incelenerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) kapsamında ve poliçe limiti çerçevesindeki sorumluluğu nazara alınarak davacılar ..., ... ... ve ... ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davacılar ..., ... ... ve ... ... tarafından davalı... Çimento A.Ş. aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davaların kısmen kabul, kısmen reddi ile; taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda 11.004,00 TL tutarındaki destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihi olan 20.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... Çimento A.Ş.'den alınarak davacı ... ...'e verilmesine, davacı ... ...'in destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebinin reddine, davacılar ..., ... ... ve ... ... tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile; Malkara İcra Müdürlüğü'nün 2007/534 sayılı takip dosyası kapsamında davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin bir numaralı bentte karar verilen asıl alacak ve işlemiş faizleri yönünden kaldığı yerden devamına, alacağın likit olmadığı dikkate alınarak, davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, iş bu hükmün bir ve ikinci bentlerinde karara bağlanan alacaklara ilişkin olarak, davalılar... Çimento A.Ş. ile ... A.Ş'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ancak davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun poliçe limiti olan 57.500,00 TL ile sınırlı olduğunun tespitine, tahsilde tekerrür olmamasına dikkat edilmesine, davacılar ..., ... ... ve ... ... tarafından, davalı... Çimento A.Ş. aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... ... için 3.000,00 TL ve davacı ... ... için 1.500,00 TL tutarında manevi tazminatın, olay tarihi olan 20.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... Çimento A.Ş'den alınarak bu davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, davalıların zararın tamamından sorumlu olduğunu, ...'in yargılama sırasında başka bir kadından çocuğunun dünyaya gelmiş olmasına binaen evli sayılmasının yerinde olmadığını, birlikte yaşayıp yaşamamanın araştırılması gerektiğini, destek durumunun araştırılması gerektiğini, davalı... Çimento San. ve Ticaret A.Ş.'nin tüm temyizleri reddedilmiş olduğundan bozma öncesi miktara hükmedilmesi gerektiğini, manevi tazminatın az olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık; davalı şirketin işleteni olduğu ve diğer davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeler ile bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 14.03.2019 tarihli bozma ilamından önce yürütülen yargılamada mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; taraf vekillerinin temyizi üzerine davacılar vekili ve davalı... Çimento A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek hüküm davalı ZMSS ... A.Ş. yararına bozulmuştur.

Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; evlilik iddiası hususunda araştırma yapılmış ve aktüer bilirkişi raporu alınmış; davacı ... ve ... ... bakımından bakiye alacak kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece verilen ilk hükmün sadece davalı ... A.Ş. lehine bozulduğu ve davalı... Çimento A.Ş.'nin tüm temyizlerinin reddedildiği gözetilerek ilk hükümde... Çimento A.Ş. aleyhine hükmedilen tazminat miktarı için davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; ...Çimento A.Ş. bozma ilamı öncesi gibi karar verilerek davacı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde karar verilmesi gerekirken usuli kazanılmış hakları ihlal edecek biçimde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacılara iadesine,

Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.