WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/11163 E.  ,  2024/5061 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/139 E., 2023/232 K.
HÜKÜM/KARAR : Reddine / Bozulmasına

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (4.) Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma sonrasında; "davanın reddine" dair verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisine ait ... plaka sayılı aracını Bursa 20. Noterliğinin 30.06.2014 tarih ve 18909 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile ...'a sattığını, karşılığında davalının ciro ettiği çeki aldığını, ancak çekin karşılıksız çıktığını, ...'ın dava dışı ... ile kardeş olduklarını, ...'ın ...'ın akrabası olduğunu, davalılar arasındaki satış işlemi muvazaalı olduğundan aracın satışına ilişkin 01.07.2014 tarihinde yapılmış olan tasarruf işleminin iptali ile kendilerine cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalılar duruşmaya katılmadıkları gibi herhangi bir savunmada bildirmemişlerdir

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.06.2015 tarihli ve 2014/419 E- 2015/261 K. sayılı kararı ile Yıldırım İlçe Emniyet Müdürlüğünün yazısından dava konusu ... plakalı aracın satıldığı tarihte Tokat Safa Tekstil İnş.Gıda San.Tic.Ltd.Şti.adına kayıtlı anlaşılmış olup, satış işleminin bu şirket adına kayıtlı iken yapıldığı, davacının şirket temsilcisi olarak hareket ettiği ancak davayı kendi adına açtığı, davacının kendi adına dava açmakta hukuki menfaatinin olmadığı, ... ile ...'ın herhangi bir akrabalık bağına rastlanılmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan 17.) Hukuk Dairesinin 14.10.2020 tarihli, 2019/2050 Esas ve 2020/5565 Karar sayılı ilamı ile " dava konusu ... plakalı araç tasarruf tarihinde Tokat Safa Tekstil İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına kayıtlı olup, limited şirketin hakim ortağının davacı ... olduğu, şirket hakim ortağı olan davacı ... tarafından yapılan satış işlemi ve sonuçları limited şirketi doğrudan ilgilendirdiğine göre, şirket ortağının dava açabileceği, dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, hâl böyle olunca, işin esasına girilerek, iddia ve savunma doğrultusunda tarafların tüm delillerinin toplanması, İİK 278, 229-280. Maddeler tartışılarak toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilip, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemece 17.03.2022 tarih, 2021/236 E- 2022/96 K sayılı ilamı ile dava konusu aracın kısa sürede el değiştirmiş olduğunun ve davalılar arasındaki tasarrufun muvazaalı olduğunun anlaşılmış olmasına göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. Davalı ... vekili söz konusu kararı temyiz etmiştir.
5.Yargıtay(4.) Hukuk Dairesinin 12.102022 gün, 2022/9261 E- 2022/12137 K sayılı ilamı ile "davacı tarafından, davalı 3. kişinin davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun ispat edilememesi, dava konusu aracın kasko bedeline yakın bir değer üzerinden devredilmiş olması ve davalı borçlu ve 3. kişinin kötü niyetinin de ispat edilememesi karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, yapılan yargılama neticesinde; davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların mal kaçırma gayesi ile hareket ettiğini, davacı tarafından araç satıldıktan 1 gün sonra el değiştirmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı 3. kişi tarafından araç bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği beyan edilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3/2 maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 inci vd maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, dava konusu aracın kasko bedeline yakın bir değerden devredilmiş olmasına, davalı borçlu ve 3. kişinin kötü niyetinin ispat edilememesine, davalı 3. kişinin davalı borçlunun durumunu bilecek kişilerden olduğunun da davacı tarafından belirlenememesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.