WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/10642 E.  ,  2024/4708 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/155 E., 2023/218 K.
HÜKÜM/KARAR : Red

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, (kapatılan) Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 10.11.2016 tarihli ve 2014/17002 Esas, 2016/8799 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2019/3652 Esas, 2020/720 Karar sayılı ilamıyla talebin kısmen kabulü ile değişik gerekçe ile yine bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlular ...hakkında takip yaptıklarını, haklarındaki takipleri sonuçsuz bırakmak için dava konusu taşınmazlarını diğer davalı ...’ya devrettiklerinden bu tasarrufların iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.02.2014 tarihli ve 2012/157 Esas, 2014/42 Karar sayılı kararı ile; davacı ile davalı borçluların görüşmesi sırasında alacağını alamayacağını söylemesi, anlaşma sağlanamayınca taşınmazı ellerinden çıkardıkları, davalı ...’nın satış bedelini ödediğini gösteren bir delil ibraz edememiş olması karşısında yapılan işlemlerin mal kaçırma amacı ile yapıldığının anlaşıldığı, taşınmazların dava dışı şahsa satıldığından davanın bedele dönüştüğü davacının talebi ile bağlı kalınarak 126.990,00 TL'nin davalı ...’dan tahsiline diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 10.11.2016 tarihli ve 2014/17002 Esas, 2016/8797 Karar sayılı ilamı ile;
"...Somut olayda,davalı borçlulardan sadece ...adresinde haciz yapılmış ve tutulan tutanak İİK’nun 105 niteliğinde geçici aciz belgesi niteliğinde ise de diğer borçlu adreslerinde yapılmış haciz ve alınmış bir aciz belgesi bulunmamaktadır. Bu durumda davalı ...dışındaki davalılar yönünden dava ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Davalı...’in davalı ... ile yaptığı tasarrufla ilgili olarak ise, ivazlar arasında fahiş fark olmadığı gibi davalı ...’nın borçlunun mali durumunu bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğu ispat edilmemiş olup, borçlunun bu amaçla hareket etmesi bir başka deyişle kötü niyeti yeterli olmayıp üçüncü kişinin bu amaçtan haberdar olduğunun ispatı gerekir. Davalı ...’nın İİK’nun 280.madde kapsamında davalılar ile akraba olduğu iddia ve ispat edilmediği gibi borçluları tanıdığı ve mali durumlarını bildiği veya bilmesi gerektiği de somut deliller ile ispat edilmemiştir. Tapu yazılı belge niteliğinde olduğundan burda yazılı olan bedelin davalı üçüncü kişi tarafından ödendiği kabul edilmeli, aksi iddianın ileri süren tarafından ispatı gerekirken anılan davalıya usule aykırı olarak ispat külfeti yüklenerek, bedeli ödediğini ispatlayamadığı gerekçesi ile reddi isabetli değildir.
Bu durumda davalı... yönünden de davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir... " gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
Bozmadan sonra davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2019/3652 Esas, 2020/720 Karar sayılı ilamı ile; "1-Dosya içeriğine, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve 6100 sayılı HMK’nun geçici 3.maddesi 2.fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltme isteklerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava konusu taşınmaz sitelerde mobilya imalathanesi olarak faaliyette iken, satıştan önce borçluların murisi ...ve borçlu ... buradaki faaliyetlerine son vererek 15.01.2010 tarihinde dava dışı şahıslara kiraya vermişler, satıştan sonrada yine kiracı tarafından işletilmeye devam etmiştir. Davacı vekili üçüncü kişi ...nın da sitelerde Duha Mobilya olarak aynı alanda faaliyette bulunduğunu belirttiğinden, bu hususun ticaret odası ve vergi idaresinden araştırılarak, iddia edildiği gibi üçüncü kişinin Siteler/Ankarada benzer konuda faaliyeti olduğu tesbit edilmesi halinde bu durumun İİK’nun 280/1. maddesi kapsamına girip girmeyeceğinin değerlendirelerek oluşacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
Bu nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kısmen kabulü ile bozma ilamının davalı borçlu ...ve ... ile ilgili gerekçesinin belirtilen şekilde düzeltilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile bozma ilamı düzeltilerek mahkemesine gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı gereğince davalı ... ile sınırlı olarak yapılan araştırmada , ...'nın iş yerini en son 31 Temmuz 1994 tarihinde tasarrufun iptali işleminden önce kapattığı anlaşıldığı gerekçesi ile, davalılar ..., ... ... hakkında daha önce verilen Red hükümleri Yargıtay bozma ilamı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'ın 1992-1994 tarihlerinde mobilya imalatçısı kaydı olduğunu, 01.01.2011-31.12.2011 tarihleri arasında hangi iş kolunda faaliyette bulunduğunun araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun'un 277 ve devamı maddeleri hükümleri

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davalı ...'ın 2011 yılındaki faaliyetinin de 21.04.2010 tarihindeki satıştan sonra olduğu, anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.