WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/10565 E.  ,  2024/4707 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/180 E., 2023/221 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında görülen 6183 sayılı Yasa'dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 01.03.2022 tarihli ve 2021/18155 Esas, 2022/3657 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemenin kararı davalı ..., ... vekili
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı...Kimya Metal Tekstil Deri Kimya San. Ltd. Şti.'nin vergi borcundan dolayı şirket ortağı ... aleyhine takip yaptıklarını, takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazın ... tarafından 24.07.2007 tarihinde, şirketin diğer ortağı ...’ın çocukları davalı ... ve ...'a devrettiğinden, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.10.2021 tarihli ve 2019/166 Esas, 2021/22 Karar sayılı kararı ile; asıl kamu borçlusu şirket hakkında tasfiye kararı olmadığı ve tahsil imkanı kalmadığının belgelenmeden davalı ... hakkında ödeme emri düzenlendiği, şirket hakkındaki takibin halen devam ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 23.02.2022 tarihli ve 2021/18155 Esas, 2022/3657 Karar sayılı ilamı ile;
"..Dosya içerisindeki belgelerden, davalı ...’ın asıl kamu borçlusu ... Kimya Metal Tekstil Deri Kimya San. Ltd. Şti'nin kuruluş tarihi 29.08.2003 tarihinden itibaren, münferit imzaya yetkili %95 hisseye sahip ortak olduğu, borçlu şirketin 24.07.2007 tarihinde resen ticaret sicilden terk edildiği, şirket ortağı davalı ...’a ödeme emrinin 28.07.2008 tarihinde tebliğ edildiği ve takibin kesinleştiği sabittir. Asıl borçlu şirketin 24.07.2007 tarihinde resen terk edildiği belgelenmiş ve borç tahsil edilmemiş olduğundan, artık şirket ortağı ... hakkında takip yapılmasında isabetsizlik olmayıp, hakkındaki takipte kesinleşmiş olduğundan, davanın esasına girilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.. " gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... ...ile ...'ın davalı borçlu ...'ün çocukları oldukları, dolayısıyla dava konusu taşınmazda tasarruf yapan davalılar... ile ...'ın borçlu davalı ...'ün durumunu bilecek kişilerden oldukları, resmi akitte gösterilen satış bedelinin tespit edilen miktardan çok düşük olduğu, yapılan tasarrufun gerçek bir satış işlemi olmayıp mal kaçırma kastı ile yapıldığı, davalı ...’ın asıl kamu borçlusu ... Kimya Metal Tekstil Deri Kimya San. Ltd. Şti'nin kuruluş tarihi 29.08.2003 tarihinden itibaren münferit imzaya yetkili %95 hisseye sahip ortak olduğu, borçlu şirketin 24.07.2007 tarihinde resen ticaret sicilden terk edildiği, şirket ortağı davalı ...’a ödeme emrinin 28.07.2008 tarihinde tebliğ edildiği ve takibin kesinleştiği, asıl borçlu şirketin 24.07.2007 tarihinde resen terk edildiği belgelenmiş ve borç tahsil edilmemiş olduğundan şirket ortağı ... hakkında takip yapılmasında isabetsizlik olmayıp ... hakkındaki takipin kesinleşmiş olduğu, davacı tarafın davasını tazminata özgülediği, davalılar... ve ...'ın taşınmazı devrettikleri 04.06.2010 tarihindeki taşınmaz değerinden sorumlu oldukları, taşınmazın bu tarihteki değerinin 75.000 TL olduğu ancak davacı vekilince davanın bu miktara ıslah edilmediği anlaşıldığından davacının davasının taleple bağlı kalınarak dava değeri olan 64.500 TL yönünden davacının davasının kabulüne karar vermek " gerekçesi ile davanın kabulü ile 64.500 TL nin davalı üçüncü kişilerden tahsiline karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... için tasarruf tarihinin borcun doğumundan önce olduğunu; öncelikle asıl borçlu şirketin mal varlığının borcu karşılayıp karşılamadığının araştırılmadığı raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun'un 277 ve devamı maddeleri hükümleri

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ... ve ve ...'a yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.