4. Hukuk Dairesi 2023/10561 E. , 2024/3355 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/174 E., 2023/144 K.
HÜKÜM/KARAR : Birleşen davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Asıl davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece kararın bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın asıl ve birleşen davalar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece kararın bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın asıl dava yönünden kısmen kabulüne, birleşen davalar yönünden ayrı ayrı karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen davada sunduğu dava dilekçesinde; davalı tarafından su arızası çalışması ve kanal kazısı yapılırken, idareye ait altyapı tesislerine değişik tarihlerde hasar verildiğini belirterek uğranılan zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.03.2013 tarih, 2012/39 Esas, 2013/37 Karar sayılı kararı ile; uyuşmazlığın özünde kazı çalışmaları sırasında davalı tarafça davacı idareye ait alt yapı tesislerine verilen zarar nedeniyle haksız fiil tazminatı talebi olduğu, taraflar arasında hukuki bir ihtilaf yaratan akitleşmenin bulunmadığı, verildiği iddia edilen hasarın üçüncül iş konumunda bulunup uygulanacak kanun maddelerinin Ticaret Kanunu haricinde genel hükümler olduğu, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.03.2013 tarih, 2012/39 Esas, 2013/37 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 08.05.2014 tarih, 2014/3586 Esas, 2014/7418 Karar sayılı ilamı ile; "...01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1 maddesine göre; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Aynı kanunun 5 inci maddesinde ise; aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, yukardaki mevzuat hükümlerine göre işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamış kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.10.2017 tarih, 2014/778 Esas, 2017/1199 Karar sayılı kararı ile; davalının, ihbar olunan İSKİ’ye ait bir kısım kanal kazı ve tamir işlerini üstlenen yüklenici olduğu, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi gereğince doğan zarardan davalı yüklenicinin sorumlu olduğu, dosyaya sunulan tutanaklar, harcama makbuzları, mahsup fişleri ve diğer zabıt varakası ile talep edilen zararın belgelendirilmiş olduğu gerekçesi ile; asıl davanın kabulü ile, 15.521,33 TL maddi tazminatın 28.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, birleşen İstanbul (Kapatılan) 31. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/42 Esas sayılı dosyası yönünden, davanın kabulü ile 12.522,91 TL maddi tazminatın 20.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/49 Esas sayılı dosyası yönünden, davanın kabulü ile 14.042,03 TL maddi tazminatın 17.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz isteminde bulunulmuştur.
Dairenin 16.05.2019 tarih, 2019/882 Esas, 2019/2905 Karar sayılı ilamı ile; "...Dosya kapsamından, tarafların bir kısım beyanlarında davaya konu zararın ihbar edilen İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından yargılama esnasında ödendiğinin beyan edildiği anlaşılmıştır. Şu halde mahkemece, bu hususların üzerinde durularak ve ödeme yapılmış ise tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. " gerekçesiyle kararın bozulmasına, davalının diğer temyiz itirazlarının reddedilmesine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, bu kapsamda ödeme yapılmış ise hangi tarihte, ne miktarda ve neye yönelik ödeme yapıldığı ve buna ilişkin belgelerin de temini ile açıklanan tüm hususlarının tek tek karşılanması suretiyle detaylı araştırma yapılarak bilgi verilmesi için dava dışı İSKİ Genel Müdürlüğüne ve davalı Tekno Kanal İnş...Ltd. Şti.'ye müzekkereler yazıldığı, müzekkere cevaplarına göre; Bedaş borcunun kesilerek mahsubu açıklaması ile 11028373 fiş nolu, 17.10.2011 Fiş tarihli ve 27095 yevmiye no ile 66.748,29 TL dava dışı kurum tarafından davacıya ödendiğinin anlaşıldığı, ancak 66.748,29 TL dava dışı kurum tarafından yapılan ödemenin tamamının dava konusu edilen hasar bedellerine yönelik olmayıp, dava konusu edilen hasar bedellerine yönelik asıl alacak tutarlarının 42.086,27 TL olduğunun sabit olduğu, buna göre mahsup işlemi için öncelikle haksız eylem tarihlerinden ödeme tarihlerine kadar işlemiş faizin hesaplanması amacıyla mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, işlemiş faizlerin hesaplandığı, dava konusu edilen hasar bedellerine yönelik asıl alacak tutarı olan 42.086,27 TL'den 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 100 vd. maddeleri gereğince işlemiş faizlerin mahsup edildiği, faiz borcunun mahsubu ile geriye kalan 31.843,46 TL ödemenin öncelikle asıl davaya nazaran dava konusu hasar tarihleri itibariyle daha önce muaccel olan birleşen davalarda borç lehine TBK 102 nci maddesi uyarınca ödenmiş sayılması gerektiğinden, asıl davaya göre daha evvel muaccel olan birleşen davaların asıl alacaklarının mahsup edildiği, bu haliyle dava sonrası ödeme nedeniyle birleşen davaların mahsup sonucunda konusu kalmadığı, konusu kalmayan davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, geriye kalan tutar yönünden (31.843,46 TL (işlemiş faizin mahsubu ile bakiye kalan asıl alacak) - 26.564,94 TL (birleşen davaların toplam asıl alacakları) = 5.278,52 TL) asıl dava yönünden asıl alacağın devam ettiği anlaşılmakla, asıl davanın asıl alacağından bu miktarın mahsubu sonucu bakiye kalan yönünden davanın asıl davanın kısmen kabulüne (15.521,33 TL - 5.278,52 TL = 10.243,81 TL), fazlaya ilişkin kısım yönünden de dava sonrası ödeme nedeniyle dava konusuz kaldığından dolayı karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle, birleşen İstanbul (Kapatılan) 31. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/42 Esas sayılı dosyası yönünden ve birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/49 Esas sayılı dosyası yönünden dava sonrası ödeme nedeniyle davalar konusuz kaldığından ayrı ayrı karar verilmesine yer olmadığına, asıl dava yönünden 10.243,81 TL maddi tazminatın 28.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin isteme ilişkin dava sonrasında ödeme nedeniyle ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, itirazların karşılanmadığını, dava dışı İSKİ tarafından yapılan ödemenin hangi hasar ya da hasarlar için yapıldığının belirtilmemiş olduğunu, öncelikle bu hususun açıklığa kavuşması gerektiğini, mahsup işleminin hatalı yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından yapılan ödemenin tamamının mahsup edilmesi gerektiğini, zira tüm ödemenin davacıya yapıldığını, davacının faiz talebinin reddi gerektiğini, ödemeyi alan davacının başkaca bir alacağı kalmadığını, faiz başlangıç tarihi yönünden hatalı karar verildiğini, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı tarafından su arızası çalışması ve kanal kazısı yapılırken, davacı idareye ait altyapı tesislerine değişik tarihlerde hasar verildiği iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri.
3.Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, dava dışı İSKİ tarafından yapılan ödemenin mahsubunun isabetli şekilde yapılmış olmasına ve kararda yazılı gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde, asıl dava yönünden 10.243,81 TL maddi tazminatın 28.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin isteme ilişkin dava sonrasında ödeme nedeniyle ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, mükerrer ödemeye mahal vermemek adına faiz başlangıç tarihinin asıl davanın haksız eylem tarihi olan 28.06.2010 değil, ödeme tarihi olan 17.10.2011 olması gerekirken faiz başlangıç tarihinin haksız eylem tarihi olarak kabul edilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1086 sayılı Kanun'un 438/7 nci maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin faize yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “28.06.2010” ibaresi çıkarılarak yerine "17.10.2011" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!