4. Hukuk Dairesi 2023/10529 E. , 2024/4319 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/654 E., 2023/1143 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlular ..., ..., ... hakkında yaptıkları takibin semeresiz kaldığını, borçluların mal kaçırma amacı ile hareket ettiklerini Bodrum da bulunan 297 ada 56 parsel 3 nolu bağımsız bölümün 22.06.2015 tarihinde davalı borçlu Uğur tarafından davalı ...’a; 5 nolu bağımsız bölümün borçlular...ve ...tarafından 10.07.2015 tarihinde davalı ...’e satıldığını belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 3 nolu bağımsız bölümün ½ hissesinin 03.11.1995 tarihinden itibaren müvekkiline ait olduğunu, diğer hissedar Uğur’dan paydaşlığın giderilmesini istediğini, raiç bedelden aldığını, alacak borç ilişkisinden haberdar olmadığını belirkterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı borçlular vekili cevap dilekçesinde; dava koşullarının oluşmadığını, 3 nolu bağımsız bölümün ½ hissesinin zaten davalı ...’a ait olduğunu, 5 nolu bağımsız bölümün ise borçlarını ödemek için raiç bedelden satıldığını, müvekkillerinin mal kaçırma amaçlarının olmadığını savunmuştur.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın raiç bedelden alındığını, müvekkilinin alacak borç ilişkisinden haberdar olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli ve 2015/485 Esas, 2018/533 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 5 nolu bağımsız bölümün 1.310.000,00 TL bedelle satıldığı, alınan bilirkişi raporunda ise; taşınmazın satış tarihindeki değerinin 1.420.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, satış değerleri arasında misli bir fark bulunmadığı, borçlu şirketin ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 06.06.2018 tarihli ek bilirkişi raporunda taşınmazın satış bedeline ilişkin çeklerin borçlu ......, Grup'a yevmiye numaralarıyla kaydının yapıldığı, ayrıca taraflar arasında herhangi bir akrabalık ilişkisinin bulunmadığı ve iddia edilen muvazaa hususunun da davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ...'ya devredilen taşınmazın 1/2 hissesi ile ilgili olarak ise; taşınmazın tapudaki devir bedeli ile bilirkişi kurulunca tespit edilen gerçek değeri arasında misli fark bulunduğu, borçlular ile davalı ... arasında akrabalık ilişkisi olduğu, aciz halinin davalı tarafça da bilindiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.10.2021 tarihli ve 2019/2004 Esas, 2021/1838 Karar sayılı kararıyla; davalı ...'ya yapılan satış bakımından değerlendirme yapıldığında; taşınmazın satış tarihindeki rayiç bedeli ile tapudaki satış bedeli arasında bir mislini aşan fark bulunduğu davalı ...'nun borçluların kuzeni olduğu ve aynı bağımsız bölüm vasfındaki taşınmazı 1/2 hisse ile paylaşacak kadar yakın olmalarına göre taşınmazları devralan davalı ...'nun borçlunun mali durumu ve ızrar kastını bilebilecek şahıslardan olduğu ve aksinin ispat edilememiş olduğunun kabulü ile yapılan tasarrufun İİK'nın 278/3-2. ve 280 inci maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerektiği nazara alındığında İlk Derece Mahkemesince açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ...'a satışı yapılan taşınmaz bakımından değerlendirme yapıldığında; dava konusu Bağımsız Bölüm No:5'te kayıtlı mesken niteliğindeki taşınmazın rayiç bedeli ile satış bedeli arasında misli fark bulunmamakla birlikte bu taşınmaz için satış bedelinin davalı malik borçlulara 10.000,00 TL'si peşin olarak ödenip kalan kısım için satıcılar lehine ipotek tesis edilerek 100.000,00 TL bedelli vade tarihleri 28.02.2016 ile 31.12.2016 tarih aralığında 13 adet çekle taşınmaz bedelinin ödemesinin birbirini tanımayan bağımsız bölüm satan ve satın alan şahıslar arasında olabilecek olağan bir satış ve ödeme olarak kabul edilemeyeceği, kaldı ki taşınmaz 1/2 şer hisse ile satın alınmış olmasına rağmen çeklerin sadece satıcılardan ...'ya ciro edilerek verilmesi başka bir ifadeyle borçlu malik ... adına bir ödeme görünmemesi, davalı borçluların ortağı olduğu malik olmayan şirkete borçlu ...tarafından ciro edilerek kayıt edildiği, yapılan bu ödemenin birbirini yakından tanıyan ya da ticari ilişkide bulunan kişiler arasında olabileceği, bu durumun satış işleminin alacaklılardan mal kaçırmak için muvazaalı olarak yapıldığını gösterdiği gerekçesi ile davalı ...'a yapılan devir işleminin İİK'nın 280 inci maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerektiği halde davanın reddine karar verilmesinin isabetli olmadığından bahisle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2 nci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalı ...'a satışı yapılan taşınmaz bakımından takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak tasarrufun iptaline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 01.11.2022 tarihli ve 2022/1279 Esas, 2022/13552 Karar sayılı ilamı ile;
"...Dava konusu 5 nolu bağımsız bölüm 10.07.2015 tarihinde borçlular...ve ...tarafından ½ şer hisse olarak davalı ...’e tapuda 1.310.000,00 TL ye satılmıştır. Bedelin 10.000,00 TL si peşin kalan 1.300.000,00 TL daha çekle ödenmesi kararlaştırılmış ve 2 yıl süreli satıcı...ve ...lehine ipotek tesis edilmiştir. Bilirkişi taşınmazın satış tarihindeki değerini 1.420.000,00 TL olarak belirlemiştir.
Davacı, davalı ... ile borçlular arasına akrabalık veya tanışıklık olduğuna ilişkin somut bir delil sunmamıştır. İvazlar arasında önemli bir oransızlık olmadığı sabittir. Davalı ...'in ödeme amacı ile verdiği çeklerin borçluların ortağı olduğu...Grup..şirketinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tesbit edilmiştir. Taşınmaz satışı vadeli olduğu için satıcılar lehine ipotek verilmesi, satıcı için garanti niteliğinde olduğu açıktır. Salt çeklerin satıcılardan biri adına düzenlenmesi ve onun tarafından her iki satıcının ortağı olduğu şirkete ciro edilmesi ödeme yerine geçmeyeceği sonucunu doğurmaz.
Şu halde, İİK’nın 278-279 ve 280 inci maddelerindeki iptal nedenlerinden hiçbirinin somut olarak ispatlanamamış olması gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur..." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamında belirtilen gerekçelerle davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının sunduğu satış sözleşmesinde ödemenin dava konusu taşınmaza ilişkin olduğunun belirtilmediğini, borçlu ile aralarında olan ticari ilişkiye ait de olabileceğini, 13 adet çekle yapılan ödemenin ancak birbirini yakından tanıyan insanlar arasında mümkün olacağını, bu nedenle ivazlar arasında önemli oransızlık olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek, kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Tasarrufun iptali davalarında, dava değeri takip konusu alacak miktarı ile iptaline karar verilen tasarruf konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değer oluşturur. Somut olayda davalı ... yönünden dava esastan red edildiğine göre, takip miktarından daha düşük olan taşınmaz değeri 1.450.000,00 TL üzerinden nisbi vekalet ücreti taktiri gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedilmesi bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 7 numaralı bendinde yer alan 67.450,00 TL"" ibarelerinin çıkarılarak yerine "164.000 TL" ibarelerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ... Uslu ve davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!