WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAIRESI

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/10156 E.  ,  2024/3036 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/482 E., 2022/650 K.
DAVA TARİHİ : 11.04.2016
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.03.2016 tarihinde davacının desteği (oğlu)...ın sürücüsü, diğer destek (eşi) işleten ...'ın ise içinde yolcu olarak bulunduğu ve davalının zorunlu mali Sorumluluk sigortasını yaptığı aracın sürücüsünün tam kusuru ile gerçekleşen çift taraflı kaza sonucunda davacının her iki desteğinin de yaşamını yitirdiğini ve davacının destekten yoksun kaldığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.04.2017 tarihinde dava değerini 175.835,70 TL (müteveffa Zahit Sabaz’ın ölümü nedeniyle 86.074,88 TL ve müteveffa ...’ın ölümü nedeni ile 89.760,82 TL) olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazada vefat eden müteveffa ...'ın 3. kişi olmayıp sigortalı aracın işleteni ve sigorta sözleşmesinin tarafı olması sebebiyle ve yine davacının desteği müteveffa... ın ise kazanın oluşumunda % 100 kusurlu olması nedeniyle destek zararının 01.06.2015 tarihinde yürürlüğü giren Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince teminat dışı olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2017 tarihli ve 2016/519 Esas, 2017/628 Karar sayılı kararıyla; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulüne, toplam 175.835,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketinin limiti ile sınırlı olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.05.2019 tarihli ve 2017/2370 Esas, 2019/933 Karar sayılı kararıyla; "...İstinaf mahkemesince, istinaf incelemesinin belirtilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılabileceği, davalı vekilinin istinaf sebeplerini belirtmeksizin süre tutum dilekçesiyle istinaf dilekçesi verdiği, bu durumda hükmün istinaf incelemesinin sadece kamu düzeniyle ilgili olan hususlarla sınırlı olarak yapılabildiği (HMK m.355) ve yerel mahkeme kararında da kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından..." gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 2019/4228 Esas, 2020/8500 Karar sayılı ilamı ile; "...O halde davalı vekilinin 07.11.2017 tarihinde UYAP üzerinden gönderdiği dilekçesindeki istinaf nedenleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken istinaf sınırlamasının hatalı yapılması ve bu hatalı sınırlandırmaya göre davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.06.2021 tarihli ve 2021/188 Esas, 2021/1104 Karar sayılı ilamı ile; "Hal böyle olunca, eldeki davada 28.03.2016 kaza tarihi itibariyle ZMMS Genel Şartlarının, Karayolları Trafik Kanunu ile Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümlerine aykırı olmayan hükümleri ile Yargıtay'ın 01.06.2015 tarihinde uygulanmaya başlanılan genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerektiği, buna göre; sürücü ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuru ile ölmüş olsun, ölüm destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğuran bir sonuç olduğundan, desteğin kusurunun destekten yoksun kalanlara yansıtılamayacağı, sürücünün tam kusurlu olması halinde dahi 3.kişi konumunda olan destekten yoksun kalan kişilerin tazminat isteme hakkına sahip olduğu, bu durumda 3.kişi sıfatıyla dava açan destekten yoksun kalan kişiler bakımından TBK'nın 135. maddesinde düzenlenen alacaklı-borçlu sıfatlarının birleşmesi durumunun da gerçekleşmeyeceği gözetilmek suretiyle, davacıların hak edecekleri destekten yoksun kalma maddi tazminatının tam olarak tespit edilmesi ve bu suretle destekten yoksun kalma maddi tazminatına hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkeme kararının gerekçesinin de yeterli bulunduğu gözönünde tutulduğunda" gerekçesi ile davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairemizin 12.01.2022 tarihli ve 2021/21291 Esas, 2022/222 Karar sayılı ilamı ile;
"...Somut olayda, davacı, kazanın oluşumunda tam kusurlu olan desteği (oğlu)...ın sevk ve idaresindeki araç ve içinde yolcu olarak bulunan aracın işleteni olan eşi ...'ın çift taraflı olarak yapmış oldukları trafik kazasında ölmeleri sonucu destekten yoksun kaldığı iddiası ile aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.
Trafik kazası dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağına göre çift taraflı trafik kazası, destek sürücünün tam kusuru ile 28.03.2016 tarihinde gerçekleşmiştir.
Sigortalı aracın poliçe tanzim tarihi 13/08/2015 olup Yeni poliçe genel şartlarının yürürlük tarihinden sonradır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak, üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında mutlaka ölen kişinin üçüncü bir kişi olması gerekir. Aracın işleteni olan ve yolcu konumundayken vefat eden sigortalı ...'ı üçüncü kişi olarak kabul etmek mümkün değildir.
Yine genel şartların A.6. maddesi (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle asli kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü...ın asli kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerini sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı ve kapsama giren teminat türleri arasında bulunmamasına göre, davacının destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından ölen oğlu sürücü Zahit ve ölen eşi yolcu işleten... nedeni ile talep edilen maddi tazminatın ilk derece mahkemesince reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddedilmesi doğru görülmemiş olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Somut olayda 28.03.2016 tarihinde davacının oğlu destek Zahit Şahbaz'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç ile kaza mahalline geldiğinde viraja yaklaşırken hızını azaltmadığından aracın hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen araçların şeridine girip 77 EP 804 plakalı araca çarpması sonucunda ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. Kazada davacının oğlu destek sürücü Zahit Şahbaz ve aynı araçta yolcu olarak bulunan aracının işleteni olan davacının eşi destek ... vefat etmiştir. Davalı ...... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısıdır. Davacı, oğlu olan araç sürücüsünün ve aracın işleteni olan eşinin ölmesinden dolayı destekten yoksun kaldığı iddiası ile destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.
Kazaya karışanların kusur durum ve oranlarının tespiti için makine mühendisi Bilirkişi Prof. Dr. İbrahim Hakkı Uzman'ın da aralarında bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Bilirkişi 30.01.2017 tarihli raporunda... plakalı arcın sürücüsü destek Zahit Şahbaz'ın viraja yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle aracın hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen araçların şeridine girdiği için şeride tecavüz etmeden dolayı % 100 kusurlu olduğu yönünde mütalaada bulunmuştur. Rapor kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenmiştir.
Sigortalı aracın poliçe tanzim tarihi 13.08.2015 olup Yeni poliçe genel şartlarının yürürlük tarihinden sonradır. Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak, üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında mutlaka ölen kişinin üçüncü bir kişi olması gerekir. Aracın işleteni olan ve yolcu konumundayken vefat eden sigortalı ...'ı üçüncü kişi olarak kabul etmek mümkün değildir.
Yine genel şartların A.6. maddesi (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle asli kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü...ın asli kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerini sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı ve kapsama giren teminat türleri arasında bulunmamasına göre, davacının destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından ölen oğlu sürücü Zahit ve ölen eşi yolcu işleten... nedeni ile talep edilen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davanın reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararının gerekçesi ve yeterli açıklaması olmadığını, Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan kararı ile 90 ve 92 inci maddelerdeki Trafik Sigortası Genel Şartlar ifadelerinin iptal edildiğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının eldeki tüm davalarda uygulanması gerektiğini, bu durumun kazanılmış hakkın istisnası olduğunu, bu Anayasa Mahkemesi iptal kararı ile Trafik Sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu' nun esas alınması gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu' nun 92/1-g maddesi kaza tarihinden sonra 27.04.2016 tarihinde yürürlüğe girdiğini ve somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığını, sürücü ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuru ile ölmüş olsun, ölüm destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğuran bir sonuç olduğundan, desteğin kusurunun destekten yoksun kalanlara yansıtılamayacağını, sürücünün tam kusurlu olması halinde dahi 3.kişi konumunda olan destekten yoksun kalan kişilerin tazminat isteme hakkına sahip olduğunu, bu durumda 3.kişi sıfatıyla dava açan destekten yoksun kalan kişiler bakımından Türk Borçlar Kanunu' nun 135 inci maddesinde düzenlenen alacaklı-borçlu sıfatlarının birleşmesi durumunun da gerçekleşmeyeceği gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken davanın reddinin yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, aynı Kanun'un 373 üncü maddenin 4 üncü fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.