4. Hukuk Dairesi 2023/10067 E. , 2024/2116 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/16 E. 2023/262 K.
vekili Avukat ...
DAVALILAR : 1.... 2....
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 15.09.2014
HÜKÜM/KARAR : Red
Taraflar arasındaki haksız eylemden kaynaklanan manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin bir alışveriş merkezinde bulunan "Samsung Mobil" isimli telefon mağazasının sahibi olduğunu, 02.09.2014 tarihinde davalıların telefon kılıfı satın almak istemesi ve fiyat araştırması üzerine, satılan ürünün başka firmalarda daha ucuz fiyata satıldığını beyan ederek dava dışı müşterilerin duyacağı şekilde davacı şirkete yönelik "siz hırsızsınız, üçkağıtçısınız, sahtekarsınız, dolandırıcısınız" şeklinde sözler sarf ettiğini, bu sözlerin davacı işyerinin şeref ve itibarını zedeler nitelikte bulunduğunu, manevi tazminatın koşullarının oluştuğunu belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, olay tarihinden bir gün önce davacı şirketin sahibi olduğu mağazadan bir adet cep telefonu kılıfı satın aldıklarını, satıcı kişinin güvensiz tavırları neticesinde yapmış oldukları araştırmalar neticesinde ürünün gerçek fiyatının daha ucuz olduğunu öğrendiklerini, bunun üzerine fazladan ödenen bedelin iadesinin talep edildiğini, mağaza müdürünün vermiyorum paranı diyerek davalılara çıkıştığını, aralarında sözlü tartışma meydana geldiğini, hakaret etmediklerini, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.01.2015 tarih, 2014/702 esas, 2015/40 karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki olayın tüketici işleminden kaynaklandığı, olay nedeniyle şirket tarafından tüketici aleyhine açılan dava ile ilgili ihtilafın Tüketici Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 14.09.2015 tarih ve 2015/10865 esas, 2015/9773 karar sayılı ilamı ile "...6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3. maddesinin (l) fıkrasında tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" olarak tanımlanmış olup aynı kanunun 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" denilmiştir. Somut davamızda, davacı Atlantis AVM'de bulunan Samsung Mobile Mağazasında davalıların şirkete ilişkin "Siz hırsızsınız, üçkağıtçısınız, sahtekarsınız, dolandırıcısınız" şeklindeki sözlü beyanları ile şirketin şeref, onur ve saygınlığını zedeledikleri iddasında bulunarak manevi zararın giderimi talebinde bulunmuştur. Davacı haksız fiile dayanarak davasını açmış olup dava konusu uyuşmazlık tüketici işleminden kaynaklanmadığından Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olup mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayla ilgili yapılan ceza yargılaması incelendiğinde, dava dışı şirket müdürü Mustafa Gülcan'ın davalılara yönelik " defolun gidin, terbiyesiz kadın" şeklindeki sözleri, davalıların da dava dışı şirket müdürü olan Mustafa Gülcan'a yönelik "hırsızsınız, üç kağıtçısınız, paramı geri verin" şeklinde söylemlerde bulunduğunun tespit edildiği, davalıların eylemlerinin dava dışı şirket müdürü Mustafa Gülcan'ın nezaket dışı ve kaba sözler söylemiş olmasından kaynaklı işlediklerinin kabulüyle TCK'nun 129/1 maddesi uyarınca haksız fiile karşı tepki nedeniyle işlenen eylem dolayısıyla ceza verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulduğu, bu kararın Yargıtay denetiminden geçtiği, davalıların eyleminin davacı şirket müdürünün haksız eylemi nedeniyle gerçekleştiğinin ceza mahkemesi kararıyla sabit olması nedeniyle manevi tazminat isteme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, olayın bir alıveriş merkezinde ve diğer müşterilerin yanında olması dikkate alındığında kişilik haklarının ihlal edildiğinin sabit olduğunu, davacının itibarının zedelendiğini, haksız eylemin davalıların sözleriyle başladığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; haksız eylemden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 24 ve 58 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!