4. Hukuk Dairesi 2022/9742 E. , 2024/3318 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/53 Esas - 2021/54 Karar
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'ın evli olduklarını, ancak müvekkili tarafından açılan Küçükçekmece 1.Aile Mahkemesinin 2011/951 Esas sayılı dosyası ile boşanma davalarının devam etmekte olduğunu, boşanma davası sırasında müşterek konutun üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir talep edildiğini, boşanma davasının açıldığı sırada müşterek konutun kooperatif hissesi olduğunu, dava sırasında yapılan ferdileştirme işleminde İstanbul ili Başakşehir ilçesi 559 ada 2 parselde kayıtlı 5/1231 arsa paylı, 143 nolu, B6 Blok 12 numaralı bağımsız bölümün davalı ...'ın çok yakın arkadaşı ... adına tescil ettirildiğini, boşanma davası sırasında ihtiyati tedbire karar verilmesine rağmen davalıların tedbire aykırı davrandığını, davalı ...'ın yargılamayı sürüncemede bırakmak amacıyla muvazaalı yolla bedelinin büyük bölümü müvekkili tarafından karşılanan müşterek konutu en yakın arkadaşı adına tescil ettirdiğini belirterek İstanbul ili Başakşehir ilçesi 559 ada 2 parselde kayıtlı 5/1231 arsa paylı, 143 nolu, B6 Blok 12 numaralı bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapusunun iptali ile davalı ... adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava değerinin düşük gösterilerek harcın eksik yatırıldığını, taraflar arasındaki devam eden boşanma davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin Onurtaş Konut Yapı Kooperatifinden dava konusu bağımsız bölüm ile aynı sitedeki 14 nolu bağımsız bölümü dava dışı ...'ın kooperatif hissesini satın alarak üye olduğunu, ancak 775 sayılı Gecekondu Kanunu göre bir kişinin birden fazla bağımsız bölüm alması mümkün olmadığından 14 nolu bağımsız bölümü oğlu ... adına tescil ettirdiğini, dava konusu bağımsız bölümü de müvekkilinin ihtiyaçları için sattığını, satışın muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava değerinin düşük gösterilerek harcın eksik yatırıldığını, taraflar arasındaki devam eden boşanma davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin davacı ile diğer davalı arasındaki boşanmayı bilebilecek durumda olmadığını, müvekkili ile diğer davalı arasındaki satışın gerçek olduğunu ve bedelin nakden diğer davalıya ödendiğini, müvekkili ile diğer davalının arkadaş olmadıklarını, müvekkilinin berber olup diğer davalının müvekkilinin dükkanına gelmesi nedeni ile tanışıklıkları olduğunu, satış gerçek olduğundan müvekkili tarafından dava konusu taşınmazın emlak vergilerinin ödendiğini ve su aboneliği için başvurulduğunu, davalı ... ve ailesinin dava konusu taşınmazda bedel ödemeden kalmaya devam etmesi nedeniyle müvekkili tarafından kira bedelinin tahsili ve tahliye istemli davalar açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.01.2014 tarihli, 2013/252 Esas ve 2014/118 Karar sayılı kararıyla; davaya bakma görevinin Aile Mahkemelerine ait olması nedeniyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.01.2016 tarihli, 2015/19157 Esas ve 2016/20 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece davanın muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olduğu, ancak mal rejiminden kaynaklanan alacakların ifasının talep edildiği, bu nedenle davanın mal rejiminin tasfiyesi hükümleri çerçevesinde aile mahkemesince incelenip karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Davacı vekili, taraflar arasındaki boşanma davası devam ederken, davalı kocanın evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmazı boşanma sonucunda meydana gelecek mal rejimi tasfiyesinden ve boşanmanın ferisi olan alacaklardan kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak diğer davalıya devrettiğini ileri sürerek dava açmıştır. İddianın ileri sürülüş biçimine göre, davanın yasal dayanağının 6098 sayılı Borçlar Kanununun 19.maddesi olduğu anlaşılmaktadır. Muvazaa nedeniyle açılmış bulunan eldeki davada davalılar arasında gerçekleştiği ileri sürülen muvazaalı işlem, davacı yönünden haksız eylem niteliğinde olup, davacının katılma alacağının tahsilini sağlamak bakımından eldeki davayı açmakta hukuksal yararı bulunmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri, 6100 sayılı HMK.nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi olup Aile Mahkemesinin görev kapsamı dışında kalmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın esasına girilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile dosyanın Aile Mahkemesine gönderilmesi doğru bulunmamıştır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı ...'ın kendi adına olan kooperatif hissesini diğer davalıya devrettiği, davalı ...'ın satışın gerçek bir satış olduğunu ve muvazaalı olmadığını iddia ettiğini satış bedelinin ne kadar olduğu ve ne şekilde ödendiği yönünde geçerli ve kabul edilebilir bir kanıt ileri süremediği, gerçek bir satış olduğu iddia edilen satış ile ilgili satış bedelinin ne olduğunun yargılamanın hiçbir aşamasında beyan edilmediği gibi satış bedelinin ödendiğinin de ispat edilemediği, dava konusu taşınmazın tapuda yapılan ferdileştirme tarihi itibariyle 245.000,00 TL olduğu ve bu değerde bir taşınmazın bedelinin elden ödenmesi hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davalı ...'ın taşınmazı satmaya ihtiyacı da bulunmadığı, dinlenen tüm tanıkların davalıların arkadaş olduğunu ve davalı ...'ın diğer davalının berberi olduğunu beyan ettikleri, bununla birlikte davacı tanıklarının davalının satışı muvazaalı olarak mal kaçırmak amacıyla diğer davalıya devrettiğini beyan ettikleri, boşanma davası devam ederken yapılan satışın gerçek bir satış olmadığı, Aile Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbire rağmen davalı ...'ın boşanmanın ferilerinin tahsilini engellemek ve katılma alacağının sonuçsuz kalmasını sağlamak için muvazaalı bir şekilde kooperatif hissesi olan taşınmazını yakın arkadaşı olan diğer davalıya bilabedel devrettiği sonucuna varıldığı, bu şekilde muvazaalı olarak bedelsiz devredilen kooperatif hissesinin davalı ... adına ferdileştirme işleminden tescil edilen tapu kaydının iptali ile davalı ... adına tapuya tesciline karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul ili, Başakşehir ilçesi, İkitelli-2 Mahallesi, Kartaltepe Mevkii, 559 ada 2 Parsel, 143 nolu B6 Blok, 5 Kat, B giriş, 12 nolu konut nitelikli taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile diğer davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının iddiasını ispata yarayan somut delil sunmadığını, müvekkilinin diğer davalı ile davacı arasında gelişen olayları ve boşanma hadisesini bilebilecek durumda olmadığını, müvekkilinin resmi kayıtlara güvenerek bedelini de tam ve eksiksiz ödeyerek dava konusu taşınmazı satın aldığını, gerekçede müvekkilinin satış bedelini nasıl ödediğini ispat edemediği belirtilmiş ise de müvekkilinin böyle bir ispat yükünün olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının bedelsiz devir iddiasını ispatlayamadığını, diğer davalının dava konusu taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığına dair tespitin farazi bir iddiadan ibaret olduğunu, gerekçede satış bedelinin elden verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilmiş ise de satış bedelinin ödenmesine ilişkin ispat yükünün bulunmadığını, tanıkların taraf yerine geçerek beyanda bulunduklarını, müvekkili ile diğer davalının arkadaş olmadıklarını, müvekkilinin berber olduğunu, diğer davalının da müvekkilinin müşterisi olduğunu, davacı tarafından somut delil ortaya konulamadığını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ile davalı ... arasında görülen boşanma davası sırasında, davalı ... adına olan kooperatif hissesinin ferdileştirme işlemi sırasında tapusunun diğer davalı ... adına tescil edilmesi işleminin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!