WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/8589 E.  ,  2024/3738 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/267 Esas 2022/177 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan ) 17. Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince 25.04.2022 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.

İlk Derece Mahkemesince kararın kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamına göre dava konusu tazminat alacağı bakımından hesaplama yapılmadığı dikkate alındığında reddedilen toplam miktarın belirlenemeyeceği anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 25.04.2022 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Ek Kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı ...plakalı aracın ...ın sevk ve idaresinde iken, 18.08.2009 tarihinde, sürücünün kusurlu olarak kaza yapması neticesinde çift taraflı, ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, ...plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının eşi ...un vefat ettiğini, gerçekleşen ölüm sebebiyle davacının murisin desteğinden yoksun kaldığını iddia ederek 4.000,00 TL destekten yoksunluk tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı aracın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, bilirkişi raporları ile bu hususun tespit edildiğini, 21 SA 033 plakalı HDİ Sigorta A.Ş. sigortalısı aracın kazanın gerçekleşmesinde tam kusurlu olduğunu, zararın olay tarihi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacının HDİ Sigorta A.Ş.'ye dava açarak destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli ve 2014/1364 Esas, 2015/288 Karar sayılı kararıyla; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan)17. Hukuk Dairesinin 20.09.2018 tarihli ve 2015/14184 Esas 2018/7989 Karar sayılı ilamıyla; "davalıya sigortalı araç sürücüsünün ceza mahkemesinde ikinci derecede kusurlu bulunması karşısında bu kusur durumuyla ve buna etkili tespit edilen olguların araştırılması ve taraflarca ileri sürülen delillerin toplanması ve kusur durumunun, içinde ceza dosyasının da yer aldığı bu delillerin tümü birlikte değerlendirilerek tespitinin gerektiği, anılan ceza dosyasının da getirtilerek kusur oranı bakımından her iki dosyadaki bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiği" gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesince 2010/34 Esas sayılı dosyasından alınan 05.07.2010 tarihli kusur raporu ile Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/233 Esas sayılı dosyasından alınan 23.07.2009 tarihli rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verildiği, Adli Tıp Kurumunun 04.02.2022 tarihli raporunda her iki rapor karşılaştırıldıktan sonra "'...Tüm dosya kapsamı, Batman Ağır Ceza Mahkemesi 2009/233 esas 2009/331 nolu gerekçeli kararı, dava dilekçeleri, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokileri, bilirkişi raporu, olay yeri inceleme raporu, tüm beyanlar incelendiğinde kazanın yukarıda "OLAY" kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup, mahalde kaza tespit tutanağında kavşak yok, 22.11.2021 tarihli Karayolları Genel Müdürlüğü 9. Bölge Müdürlüğü 636617 sayılı yazısında hız sınırının ise 90 km/h olarak belirtildiği dikkate alındığında yapılan itirazlara ve 23.07.2009 tarihli bilirkişi raporundaki kusur durumlarına iştirak edilmemiş aşağıdaki kanaate varılmıştır. Mevcut bulgulara göre ;A)-Sürücü ... sevk ve idaresindeki minibüs ile olay mahalline geldiğinde sol tarafındaki orta refüj açıklığından aniden sağındaki petrol istasyonuna geçiş yapmak isteyen otomobile karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır. " şeklinde tespit bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunduğunu, kusur durumunun tespitine ilişkin olarak düzenlenen raporlara yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını iddia ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayalı Kanun) 427 vd maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 inci maddesi Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.