WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAIRESI

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/8561 E.  ,  2024/2242 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/405 Değişik İş, 2022/405 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İtirazın Kabulü ile Davanın Usulden Reddi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın 18.09.2019 tarihinde karıştığı çift taraflı kazadan dolayı sürücü olan müvekkilinin yaralandığını ve %15 oranında maluliyetinin oluştuğunu, yapılan ödemenin zararı karşılamaktan uzak olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere bakiye 5.000,00 sürekli maluliyet tazminatının sigortaya başvuru tarihinden işleyecek avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel arttırım dilekçesi ile talebini
226.693,34 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan ödeme ile tüm sorumluluklarını yerine getirdiklerini, bakiye zarar bulunmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi gereğince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartının gerçekleşmediğini, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kazaya plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın sebep olduğu hususunun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, davacı emniyet kemeri takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması ve vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun olay tarihindeki yönetmeliğe uygun olduğu, tazminata ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, yapılan ödeme ile zararın karşılanmadığı gerekçesi ile başvurunun kabulü ile 226.693,34 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 28.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; yapılan ödeme ile tüm sorumluluklarını yerine getirdiklerini, bakiye zarar bulunmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi gereğince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartının gerçekleşmediğini, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kazaya plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın sebep olduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacı emniyet kemeri takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması ve vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortaya başvuru esnasında sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi gereğince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartının gerçekleşmediği, bu hususun dava şartı olduğu gerekçesi ile dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiği, sigortanın bu raporu esas alarak kısmi ödeme yaptığını, bu rapora göre karar verilmesi gerekirken başvurunun reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; sürücüsü ve plakası belirlenemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün bakiye sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için, diğer bir anlatımla davanın esasına girilebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu hususlara dava şartları denir. Dava şartları, davanın açılabilmesi için değil, yargılamanın devamı için gerekli hususlardan olduğundan bir kısım dava şartları tamamlanabilir nitelikte olabilir. Tamamlanabilir dava şartları söz konusu olduğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115 inci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen 28.09.2020 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak düzenlenmediği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince bu eksiklik nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte başvurunun yapıldığı ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu hâllerde bu eksikliğin tamamlanabileceği açıktır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

29.02.2024 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesi ile Sayın Çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.