WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/8500 E.  ,  2024/5412 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/323 E., 2022/324 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulü/ Davacının İstinaf Taleplerinin Kabulü/
Davalıların İstinaf Taleplerinin Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/204 E., 2020/265 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin kabulüne, davalıların istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.

Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir.

Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan ve temyiz dilekçesi ekinde fakirlik belgesi ibraz eden davalı ...'ın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan davacıya, davalı Belediyeye ait ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu ve davalı ... şirketine Zorunlu Trafik Sigortası ile sigortalı aracın 04.06.2018 tarihinde çarpması neticesinde davacının kazada görme yetisini kaybettiği, akli dengesinin bozulduğu, kendisine bakması için yardımcı tutulmasına ihtiyacı olduğu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL iş gücü kaybı ve 1.000,00 TL bakıcı giderini olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsili, 500.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili sürekli iş göremezlik tazminatını 622.744,17 TL, sürekli bakıcı giderini 720.871,98 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili; davacının kazada kusurlu olduğunu, kusur oranlarının tam olarak belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevkini ve ayrıca kaza yerinde keşif yapılarak kazaları önleyici tedbir alınıp alınmadığının tespitini talep ettikleri, zira kaza mahallinin Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) denetiminde olduğu, alınması gereken bir tedbirin alınmamasından kaynaklanan kusurun KGM'ye ait olduğu, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğu, tedavi giderlerinden sorumlu olmadıkları, kazanın meydana geliş şekli ve kaza yeri dikkate alınınca davacının müterafık kusuru bulunduğu, maluliyetin ispatı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili; kazada kusurun davacıda olduğu, davalı sürücünün kendisine yeşil ışık yanması ile hareket ettiği, davacının ise yola kontrolsüz olarak çıktığı kırmızı ışıkta geçtiği, davacının eşi ve çocuklarının başka bir dosyada manevi tazminat talepli dava açtıklarını bu dosya ile birleştirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili; temerrüde düşmediklerini, usule uygun başvuru yapılmadığını, öncelikle dava şartı noksanlığından ret kararı verilmesini, poliçe limiti ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmadığını, kusur oranını kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınmasını talep ettikleri, tüm tedavi evraklarının ibrazı ile maluliyet durumunun Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından incelenmesini, davacının Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) gelir sağlayıp sağlamadığının belirlenmesini gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile; davanın yaralamalı trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, kusur oranları ile ilgili uyuşmazlık bulunduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda davalı sürücünün kazada %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun olmadığının belirlendiği, meydana gelen kaza neticesinde davacı asılın uğradığı maluliyetin belirlenmesi amacıyla Van Yüzüncüyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın verdiği raporda davacının %94 oranında maluliyeti, 9 ay iyileşme süresi ve ömür boyu bakıcı ihtiyacının olduğunun belirlendiği, tüm bu bilgiler ışığında alınan aktüerya raporu ile 13.851,63 TL geçici, 622.744,17 TL sürekli iş göremezlik, 719.871,98 TL sürekli bakıcı ihtiyacının olduğunun hesaplandığı, davacı vekilinin 1.000,00 TL tazminat talebinin 500,00 TL'sinin geçici iş göremezlik, 500,00 TL'sinin sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu beyan ettiği, Yargıtay içtihatları uyarınca bakıcı giderinin tedavi giderleri içinde sayıldığı, davacı vekilinin taleplerini ıslah ettiği, davacının manevi tazminat talebi bulunduğu, kusur oranları, olayın cereyan ediş şekli, sosyal ve ekonomik durum birlikte değerlendirildiğinde talebin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve davalı ...’nden müştereken ve müteselsilen olay tarihi olan 04.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine, 622.244,17 TL maddi tazminatın (500,00 TL geçici iş göremezlik, 621.744,17 TL sürekli iş göremezlik ) davalı ... Belediye Başkanlığı ile davalı ... bakımından olay tarihi olan 04.06.2018 tarihinden davalı ... bakımından ise (davalı ... şirketinin sorumluluğunun 360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 24.09.2018 tarihinden itibaren, 720.871,98 TL sürekli bakıcı giderinin davalı ... Belediye Başkanlığı ile davalı ... bakımından olay tarihi olan 04.06.2018 tarihinden davalı ... bakımından ise (davalı ... şirketinin sorumluluğunun 360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 24.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili; manevi tazminatın düşük olduğu gerekçesi ile kararı istinaf etmiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının maluliyet oranını tespit eden bilirkişi raporlarının gerçeklerle bağdaşmadığını, itirazlara rağmen davacının mevcutlu olarak Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna gönderilmediğini, davacının herhangi bir bakım ihtiyacı olmamasına rağmen maluliyet oranının yüksek çıkartılarak bakıcı ücretine hükmedildiğini, kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında alınan kusur raporunu kabul etmedikleri, bakıcı giderlerinden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu, mahkeme hükmüne esas alınan hesap raporunun hatalı olduğu, tazminat miktarının fazla hesaplandığı, davacının maluliyetinin ameliyatla iyileştirilebilir düzeyde olduğu, iyileşme ihtimali olan maluliyet için hesaplanan tazminat çok fazla olup kaldırılması gerektiği, yargılama gideri ile faiz başlangıcı yönünden verilen karar hukuka aykırı olduğu gerekçeleri ile kararı istinaf etmiştir.

4.Davalı Belediye vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın fahiş olup davacı tarafın zenginleşmesine olanak sağlayacak miktarda olduğu, cevap dilekçesinde belirtilen esaslara ilişkin gerekçelerin yeniden değerlendirilmesi ve bu gerekçeler üzerinden kararın kaldırılması gerektiği, manevi tazminata olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasının hatalı olduğu, bünyesinde risk taşıyan hizmetlerden yararlanan kişinin zarara uğraması halinde bu zararın tazmini ancak idarenin ağır kusurunun varlığı halinde mümkün olabileceği, idareye kusur izafesi yapılarak iş bu dava ikame edilmiş ise de atfedilen kusurun yasa tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen kurallara aykırılığı söz konusu, kaza nedeni ile kusurun tümünün araç sürücüsüne verilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de dava konusuna gerekçe olan kazanın oluşumu esas alındığında davacının da müterafik kusurunun bulunduğu kabul edilerek belirlenecek kusura göre tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği, kusur oranı ve kaza tespit tutanağını da kabul etmediklerini, bakım giderini yargı kararına uymayan veriler değerlendirmeye alınmak sureti ile usul ve yasaya aykırı şekilde düzenleyen bilirkişi raporu esas alınarak kabul edildiğinden mahkeme kararının bu yönü ile de kaldırılması gerektiği, olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçeleri ile kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazada davalı sürücünün tam kusurlu olması, davacının %94 oranında malul kalması ve hayat boyu bakıcı ihtiyacının olması, 150.000,00 TL manevi tazminatın yetersiz olduğu, davalıların bu yöndeki istinaf taleplerinin reddine, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenlerinin kabulü ile 250.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verildiği, davalıların kusur raporuna yönelik istinaf nedenlerine gelince, kaza tespit tutanağı ve kusur raporunun birbirinin teyit ettiği ve davalı sürücünün kazada %100 oranında kusurlu olduğuna ilişkin verilen raporun usul ve yasaya uygun olduğu, tüm davalıların maddi tazminat miktarına yönelik istinaf nedenlerine gelince, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan rapor uyarınca %94 maluliyet oranı, %100 kusur oranı ve davacının ev hanımı olduğu da dikkate alınarak hazırlanan hesap raporunda belirlenen maddi tazminat miktarın fahiş olmadığı, kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik hükümlerine göre alınmış maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu bu nedenle maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurularının reddine karar verildiği, davalı ... şirketin bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarına dair istinaf nedenlerinin irdelenmesinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartları'nın A.5-c maddesiyle, zarar görenin tedavisinin tamamlanmasından sonra tespit edilen sürekli maluliyetine bağlı sürekli (ömür boyu) bakıcı giderlerinden, sürekli sakatlık teminatı ve bu teminata ilişkin limit dahilinde sigortacının sorumlu olacağı düzenlemesi yapıldığı, bakıcı giderinin tedavi gideri teminatı içine girmekle teminat miktarı ile davalı şirketin sorumlu olduğu, dava açılmadan önce davalı şirkete 12.09.2018 tarihinde başvuru yapıldığı ve 8 iş günü sonrası 24.09.2018 tarihinde davalının temerrüde düştüğünden bu davalı bakımından temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, davalı Belediyenin istinaf taleplerinin değerlendirilmesinde, tazminat alacağının haksız fiile ilişkin olduğu ve haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verildiği, hizmetten yararlanan kişinin zarara uğraması halinde bu zararın tazmini ancak idarenin ağır kusuru halinde mümkün olacağı, meydana gelen kazada ise davacının hizmetten yararlanmadığı, kaza esnasında davacının yaya olduğu, kaza tespit tutanağında ve alınan kusur raporunda davacının kusuru olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve davalı ...’nden müştereken ve müteselsilen olay tarihi olan 04.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 622.244,17 TL maddi tazminatın (500,00 TL geçici iş göremezlik, 621.744,17 TL sürekli iş göremezlik) davalı ... Belediye Başkanlığı ile davalı ... bakımından olay tarihi olan 04.06.2018 tarihinden davalı ... bakımından ise (davalı ... şirketinin sorumluluğunun, sigorta poliçesinin sakatlık limiti ile sınırlı (360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 24.09.2018 tarihinden itibaren, 720.871,98 TL sürekli bakıcı giderinin davalı ... Belediye Başkanlığı ile davalı ... bakımından olay tarihi olan 04.06.2018 tarihinden davalı ... bakımından ise (davalı ... şirketinin sorumluluğunun 360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 24.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler ile kararı temyiz etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler ile kararı temyiz etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler ile kararı temyiz etmiştir.

Davalı Belediye vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler ile kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, davalı Belediyenin işleten ve davalı ... Şavlan'ın sürücü olduğu aracın, davacı yayaya 04.06.2018 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54, 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, kaza tarihi itibari ile geçerli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınmış olmasına, tazminat hesaplamasının davalı lehine olacak şekilde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılmış olmasına, Adli Tıp kurumundan alınan kusur raporu ile davalı sürücünün kazada %100 oranında kusuru olduğunun anlaşılmasına, davalı ... şirketinin sürekli bakıcı giderinden sorumlu olmasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

6098 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı 04.06.2018 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile 500.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş İlk Derece Mahkemesi 150.000,00 TL manevi tazminata karar verirken Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davacı lehine 250.000,00 TL manevi tazminata karar vermiştir. Ancak, davacı 04.06.2018 tarihli kazada %%100 oranında görme kaybına uğramış, beyin hasarı nedeni ile davranışsal bozukluk göstererek %40 oranı ile birlikte toplam %94 oranında malul kalmıştır. Kaza tarihinde 41 yaşında olan ve 3 çocuğu bulunan davacının kaza nedeni ile uğradığı maluliyet derecesi, olayın cereyan ediş şekli, sürücünün kazada tam kusurlu olması gibi tüm unsurların bir arada değerlendirilmesi sonucu takdir olunan manevi tazminatın düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalıların tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.