4. Hukuk Dairesi 2022/8142 E. , 2024/3274 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/254 E., 2022/313 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2022/İHK-11826
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/İtirazın reddi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2021/150580
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu motosiklet ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin karıştığı 23.11.2016 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 129.728,11 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davadan önce gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümleri esas alınarak maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, çocuklara ilişkin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasını, kaza tarihinde davacının çocuk olması nedeniyle 18 yaşına kadar Asgari Geçim İndirimi (AGİ) hariç asgari ücret üzerinden hesaplanmasını, müterafik kusur indirimi yapılmasını, faiz talebinin reddi gerektiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) gelir sağlanıp sağlanmadığının tespitini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazadaki %50 kusuru ve davacının sunduğu rapordaki % 14 maluliyet oranı üzerinden, aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 129.728,11 TL'nin 08.04.2021'den işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava şartının yerine getirilmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kullandığı araç ile davacının kullandığı motosikletin çarpıştığına ilişkin hiçbir teknik veri bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, aksi kanaatte olunması halinde raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, karara esas alınan maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmadığını, % 1,8 teknik faizin esas alınarak yapılması gerektiğini, çocuklara ilişkin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, davacının askerlik dönemi boyunca gelir elde edemeyeceği dikkate alınarak hesap yapılmasını, davacının ehliyetinin olmaması ve kask dizlik gibi koruyucu tertibat takmadığından en az %40 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasını, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından faiz talebinin reddi gerektiğini, vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük görülmediği; tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü esas alınarak yapılmasının içtihatlara uygun olduğu, iki taraflı kazada her iki sürücüye de ehliyetsiz araç kullanmak nedeniyle %50-%50 kusur verildiği, davacı sürücü için ayrıca müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik itirazın yerinde olmadığı, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın karıştığı iddia olunan kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1 inci maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1 inci maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacı vekili davacı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile sigortalı araç ... plakalı motosiklet sürücüsü ...ın karıştığı kaza sonucu davacının yaralandığını belirterek davalı ... şirketinden tazminat talebinde bulunmuştur.
Kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında; sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile yine aynı istikamette sürücü ...ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile TEM otoyolunu takiben Belen ilçe istikametinden İskenderun istikametine orta şeritten yan yana birlikte seyirleri esnasında araçlarının direksiyon hakimiyetlerini kaybederek devrilmeleri ve yaklaşık olarak 17 metre sürüklendikten sonra gidişe göre yolun sol kısmında bulunan orta refüj çelik bariyerlere motosikletlerinin ön ve yan kısımları ile çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda ...'nin kazayı hatırlamadığından, diğer sürücü ...'ın ise hastanede yoğun bakımda olduğundan dolayı kaza ile ilgili bilgisine başvurulamadığı, ayrıca kazada herhangi bir görgü tanığının olmadığından dolayı kaza ile ilgili herhangi bir kanaate varılamadığı belirtilmiştir.
Davacı ...'nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde; arkadaşları ile trafiğe kapalı alana üç motosikletle gittiklerini, bulundukları yerde ...'in motorunu alıp otobana hız yapmak için çıktığını, yaklaşık 1-1,5 km gittikten sonra rüzgardan ve kasis sebebiyle motosikletin dengesinin bozulduğunu ve düştüğünü, bunun üzerine yaralandığını, gözünü açtığında hastanede olduğunu, daha sonra ...'ın da kendi motosikleti ile arkasından çıkış yaptığını ve onunda kaza geçirdiğini arkadaşı ...'ın hastanede kendisine söylediğini, ...'ın nasıl kaza yaptığını ve nasıl yaralandığını bilmediğini, düştükten sonra birşey hatırlamadığını, kaza yaptığı yer ile ...'ın vefat ettiği yerin neresi olduğunu bilmediğini, ... ile herhangi bir yarış içerisinde olmadıklarını belirtmiştir.
Soruşturma aşamasında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda; şüpheli sürücü ...'nin hız yapmak için yola çıktığı, bir müddet sonra sürücü ...'ın ardından yola çıktığı, şüpheli sürücünün yol dışı kalmasının veyahut herhangi bir eyleminin arkasından gelen mütevaffa sürücüye etkisinin olduğuna yönelik iddia ve tespit bulunmadığı, hasar fotoğraflarından da kesin emareye rastlanmadığı, bu nedenle olayın tek taraflı kaza olduğu ve sürücü ...'ın asli derecede kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Soruşturmaya ilişkin kovuşturmaya yer olmadığına yönelik kararda; ölen suça süreklenen çocuğun diğer mağdur suça sürüklenen çocuğun yaralanmasına ilişkin herhangi bir eylemi olmadığı, aynı şekilde mağdur suça sürüklenen çocuğun müteveffa sürücünün ölümüne herhangi bir etkisinin olmadığının bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından tespit edildiği, her iki motosiklet sürücüsünün de kendi kusurları neticesinde kaza yaptıkları, bu nedenle ortada herhangi bir suç ve suç unsuru bulunmadığı belirtilmiştir.
Kaza tespit tutanağı, soruşturma aşamasında alınan davacının ifadesi, Adli Tıp Kurumu raporu ve kovuştumaya yer olmadığına yönelik karardan da görüleceği üzere davacı sürücünün yaralanması ile sonuçlanan kaza ile sigortalı araç sürücüsünün vefatı ile sonuçlanan kazaların tek taraflı kaza olduğu, her iki motosiklet sürücüsünün de kendi kusurları neticesinde kaza yaptıkları anlaşıldığından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!