4. Hukuk Dairesi 2022/8038 E. , 2024/3593 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/229 D. İş, 2022/229 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : İHK-2022/8440
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulüne-İtirazın Reddine
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2022/8830
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.04.2007 tarihinde davacının yolcu olduğu ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı kuruma başvurulduğunu ancak bu başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.005,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 70,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 25,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 5.100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 02.12.2022 tarihinde toplam tazminat talebini 60.000,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrak ile başvuru yapıldığından talebin usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, bu yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, kusur ve tazminatın uzman bilirkişi marifeti ile tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, davacı alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına bindiğinden %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi de yapılması gerektiğini, poliçe limitinin aşılmaması gerektiğini, davalı temerrüde düşürülmediğinden faiz talep edilemeyeceğini, avans faizi talebinin de yerinde olmadığını, davalının aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi halinde bu vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre ve davacının alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binmesi nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne, toplam 60.000,00 TL maddi tazminatın 17.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; sağlık raporunun yetkili sağlık kuruluşundan alınmadığını, maluliyet raporunun yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını bu maluliyet raporu ile sigorta şirketine yapılan başvurunun usulüne uygun bir başvuru olmadığını, talebin usulden reddi gerektiğini, mezkur yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet raporu alınması gerektiğini, PMF-1931 Yaşam Tablosuna göre hesap yapılması bu kabul edilmez ise progresif rant yöntemi kullanılmadan hesap yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur incelemesi yaptırılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, temerrüt oluşmadığından faiz başlangıcının Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarihi olduğunu, davacı taraf lehine 1/5 oranında vekalet ücret takdir edilebileceğini belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun Yargıtay içtihatlarına ve denetime elverişli olduğunu, hesaplamada hata bulunmadığını, davacının yolcu olması ve kaza tespit tutanağında her iki araca da kusur verilmiş olması karşısında kusur incelemi yaptırılması gerekmediğini, müşterek borçlulardan zararın tamamının müşterek müteselsil istenebileceğini, müterafik kusur indirimi yapıldığını, sürücü ve yolcunun akraba olduğu anlaşıldığından hatır taşıması indirimi yapılmamasının yerinde olduğunu, temerrüt tarihinin belirlenmesinde ve vekalet ücretinde hata bulunmadığını belirterek davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sağlık raporunun yetkili sağlık kuruluşundan alınmadığını, maluliyet raporunun yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını bu maluliyet raporu ile sigorta şirketine yapılan başvurunun usulüne uygun bir başvuru olmadığını, talebin usulden reddi gerektiğini, mezkur yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet raporu alınması gerektiğini, PMF-1931 Yaşam Tablosuna göre hesap yapılması bu kabul edilmez ise progresif rant yöntemi kullanılmadan hesap yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur incelemesi yaptırılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, temerrüt oluşmadığından faiz başlangıcının sigorta Tahkim komisyonuna başvuru tarihi olduğunu, davacı taraf lehine 1/5 oranında vekalet ücret takdir edilebileceğini belirterek kararı temyiz etmektedir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 95 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 23.04.2007 tarihinde meydana gelmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve gerekirse bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. Davacıların kaza sonucu çalışma gücünde oluşan azalma nedeniyle uğradığı zarar, geleceğe ilişkin olduğundan, muhtemel yaşam sürelerinin usul ve uygulamaya uygun olarak belirlenmesi önem kazanmaktadır.
Eldeki dosyada 28.11.2021 tarihli bilirkişi raporundaki, davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre tespiti suretiyle yapılan hesaplama hükme esas alınmış ise de, kaza tarihi, 23.04.2007 olup; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 esas, 1990/199 sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik içtihatları gereği, davacının muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde PMF-1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması gerekir.
Şu halde, aktüer bilirkişiden yeniden rapor alınıp sonuca gidilmesi gerekirken anılan şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!