WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/792 E.  ,  2024/3833 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1393 E., 2021/619 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü /İstinaf Başvurusunun Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/599 E., 2019/315 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulüne karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Hür Sigorta A.Ş. (faaliyetleri iptal edildiğinden yasa gereğince ...) adına sigortalı ve davalı şirket adına kayıtlı aracın sürücü belgesiz...'nın sevk ve idaresinde iken 23.05.2010 tarihinde başka bir araca arkadan çarpmak suretiyle kaza yaptığını ve %100 kusurlu olduğunu, ...mirasçıları tarafından Hür Sigorta A.Ş. hakkında açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında davanın kabulüne karar verildiğini, kararın tahsili için icra yoluna başvurulduğunu, Güvence Hesabının 12.05.2017 tarihinde icra dosyasına ödeme yaptığından, ödenmek zorunda kalınan bedelin tahsili için davalı malik hakkında aracı ehliyetsiz kişiye kullandırmasından dolayı tazminatn rücuen tahsili için Hatay İcra Müdürlüğü'nün 2017/20313 sayılı dosyası ile takibe başlandığını, ancak davalının haksız şekilde takibe itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini belirterek davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayı gerçekleştiren kişinin ...olduğunu, aracın olaydan çok önce 17.01.2010 tarihinde haricen sürücü ...in annesi ...'ya satıldığını ve teslim edildiğini, o tarih itibari ile aracın üzerinde mevcut tedbir bulunduğundan aracın Noter huzurunda devrinin verilemediğini, poliçenin de ... tarafından kestirildiğini, pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ayrıca rücu edilen tutarın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddine ve davacının haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeni ile %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; harici satışın hukuki sonuç doğurmayacağı, trafik sicilinden olay tarihi itibariyle malikinin kim olduğunun tespitinin gerektiği, yapılan araştırmada trafik sicilinde aracın davalı şirket adına kayıtlı olduğu, davaya konu kaza ile dava tarihinin Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartları'nda yapılan değişiklikten önce olduğu nazara alınarak PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre düzenlenen raporda iki destek açısından yoksun kalınan toplam zararın 73.955,88 TL olduğu ve aktüer bilirkişiden alınan ek raporda 12.05.2017-13.07.2017 tarihleri arasında işleyecek faizin 1.130,61 TL olarak tespit edildiği, davacı ... tarafından davalı hakkında maliki bulunduğu... plakalı aracın yapmış olduğu kaza neticesinde...'nın vefat etmesinden dolayı yapmış oldukları ödeme ile ilgili olarak rücuen tazminat yoluna gidildiği, davalı hakkında icra takibi yapıldığı, davalının takibe itirazda bulunduğu, takibin durduğu, yapılan yargılama neticesinde davalı şirket adına kayıtlı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu gerekçesi ile 73.955,88 TL zarar ile 1.130,61 TL işleyen faiz olmak üzere toplam 75.086,49 TL alacaklı olduğu tespit edilerek davanın kısmen kabulü ile kabul edilen bedel yönünden takibin devamına, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ...'nın mirasçıları tarafından açılan tazminat davasının kabul kararı üzerinde mirasçıların icra takibine başladıklarını, Hür Sigorta A.Ş.'nin faaliyetlerinin durması üzerine müvekkili kurum tarafından icra dosyasına 94.233,27 TL ödediğini, takibin dayanağı olan davanın davalıya yargılama sırasında ihbar edildiğini, yasa gereği ödenen 94.233,27 TL'nin rücüen tahsili için Hatay İcra Müdürlüğü'nden takip başlatıldığını, davalının takibe haksız şekilde itirazı üzerine işbu itirazın iptali davası açıldığını, mahkemece aktüer bilirkişi tarafından hazırlanan rapor esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kısmen ret kararının yasaya, oluşuma, dosya kapsamına ve davanın dayanağı olan mahkeme kararına göre icra dosyasına göre ödeme yapılması nedeniyle hatalı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Adli Tıp Kurumu raporunda sürücü ... yönünden bir değerlendirme yapıldığını, müvekkili araç maliki hakkında müstakil bir kusur değerlendirmesi yapılmadığını, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, aktüerya hesaplamalarında PMF 1931 Yaşam Tablosunun kullanılarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bu tabloya göre hesaplanan bakiye ömür, ücret, kusur durumu ile hesabın fahiş çıkmasına neden olan unsurların fahiş olarak hesaplandığını, müteveffanın çalıştığına, meslek sahibi olduğuna veya ileride meslek sahibi olacağına dair ve gelir elde ettiğine dair dosya arasında delilin bulunmadığını, müvekkilinin aracın işleteni olmadığını, aracın 17.01.2020 tarihinde noter harici olarak müvekkili şirket tarafından ... isimli kişiye satıldığını, aracı ...'nın fiilen kullandığını, ...'nın ifadesine başvurulmasını ve delil olarak bu kişinin isticvabını talep ettiklerini ancak taleplerinin yerine getirilmediğini, Yargıtay kararlarına göre, aracı noter satışı ile devralan adına tescil işlemi yaptırmamış olsa dahi aracın malikinin satışı alan kişi olacağının hüküm altına aldığını, müvekkilinin sorumluluğunun satış sözleşmesini yapıp aracı fiilen devrettiği tarihte ortadan kalktığını, araç üzerinde tedbir olması nedeni ile aracın devredilemediğini, alacağın likit olmadığını bu nedenle icra inkar tazminatının da haksız olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; harici satışın hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmadığını, kazanın ehliyetsiz sürücünün %100 kusuru sonucu meydana geldiğini, davacının rücuya konu edilen dosyada hükmedilen tazminatı, yargılama giderleri ve takip giderleriyle birlikte yasal zorunluluk sebebiyle ödemek zorunda kalmış olup, davacı gerçek zarar miktarıyla sınırlı olmak üzere yaptığı ödemeleri davalıya rücu hakkına sahip olduğunu, hükme esas alınan hesap raporunun, kaza ve dava tarihi itibariyle Yargıtayca kabul edilen PMF (1931) Yaşam Tablosuna göre tazminat hesabı yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, diğer yandan itirazın iptaline konu alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddi yerine kabulünün de doğru olmadığını belirterek davacı vekilini ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile; davalının Hatay İcra Müdürlüğü'nün 2017/20313 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 94.233,27 TL asıl alacak ve 1.440,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 95.673,88 TL üzerinden devamına, yasal koşullar oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; icra yoluyla ödenen tazminat için hükmedilen icra inkar tazminatının kaldırılmasının yasaya aykırı olduğunu belirterek kararının bozulması istemiştir .
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle ve davalı şirketin kabul anlamına gelmemek kaydı ile sadece davacının karşı tarafa ödemiş olduğu zarardan sorumlu olup bunun dışında yargılama gideri, vekalet ücreti, takip masrafları ve takip vekalet ücreti vs. gibi masraflardan sorumlu olmadığını, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık konusu dava, Güvence Hesabının sorumluğunda olan aracın karıştığı kaza nedeniyle dava dışı 3. şahıslara ödenen tazminatın rücuen davalı sigortalıdan tahsiline yönelik itirazın iptali davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartları, ... Yönetmeliği.

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, oluşa uygun olarak düzenlenen kusur raporunun kararda benimsenmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre karar, usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde;
Rücuya konu dava dosyası olan İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/457 E. sayılı dosyasında mahkemece, sürücünün anne ve babası için destekten yoksun kalma tazminatı hükmedilmiş olup, söz konusu tazminat ferileriyle birlikte ... tarafından İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün 2017/15069 sayılı dosyası ile icra yoluyla ödenmiştir.

Davacı ... ise ödediği tazminatı Hatay İcra Müdürlüğü'nün 2017/20313 sayılı dosyası ile davalı işletenden talep etmiş ancak takibe itiraz edilmesi nedeniyle huzurdaki itirazın iptali davasını açmıştır. Davacı tarafından talep edilen alacak için yargılama yapılmış ise de, davacının alacağının kaynağı mahkeme ilamı olması nedeniyle alacağı likit olup davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince bu talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendine açıklanan nedenlerle davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4/c numaralı bendinde yer alan “Yasal koşullar oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı fazla alınan onama harcının davalıya geri verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.