4. Hukuk Dairesi 2022/7912 E. , 2024/3323 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/771 D. İş, 2021/910 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2021/İHK-27627
HÜKÜM/KARAR : Usulden Ret/Davacı Vekilinin İtirazının Kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı Kaldırılarak Başvurunun Kabulü
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2021/99658
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) ile teminat altına alınan ........, Mahallesi, ......., Caddesi, Çoban Sokak, .......,Sitesi B Blok No:3/10 Küçükçekmece/İstanbul adresinde bulunan taşınmazın 26.09.2019 tarihinde meydana gelen depremde hasar gördüğünü, 20.02.2020 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü tarafından yıkım kararı alındığını ve yıkımın gerçekleştiğini, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 6.000,00 TL tazminatın davalının temerrüde düştüğü 22.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 65.415,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından usulüne uygun hasar ihbarı yapılmadığından dava konusu taşınmaza ilişkin hasar dosyası bulunmadığını, poliçedeki teminat miktarının müvekkilinin sorumluluğunun üst limitini teşkil ettiğini, müvekkilinin bu limiti aşmamak suretiyle gerçek zarardan sorumlu olduğunu, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları çerçevesinde davacıya ait konutun yeniden yapım maliyetinin tespit edilmesi gerektiğini, riskli yapı tespit kararı ile deprem arasında nedensellik bağı bulunmadığını, davacının zararının yapının yapım eksikliğinden mi yoksa depremden mi meydana geldiğinin konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki ilişki ticari iş niteliğinde olmadığından avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Doğal Afet Sigortaları Kurumu'nun işleticisinin 08.08.2020 tarihine kadar Eureko Sigorta A.Ş. olduğu, bu tarihten sonra resmi işleticinin Türk Reasürans A.Ş. olarak belirlendiği ve devir işlemlerinin tamamlandığı, dosya kapsamında yer alan ihtarnamenin Eureko Sigorta A.Ş.'nin adresine gönderildiği, bu nedenle davalıya yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; ihtarname içeriğinde davalının adresinin sehven Eureko Sigorta A.Ş.'nin adresi olarak yazıldığı, ancak ihtarnamenin doğru adrese gönderildiği, PTT zarfında ve taahhütlü mektup kağıdında Doğal Afet Sigortaları Kurumu'nun adresinin yazıldığı, ihtarname içeriğinde adres sehven yanlış yazılsa da tebligatın doğru adrese yapıldığını ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname içeriğinde davalının adresi yanlış yazılmış ise de sunulan gönderi takip belgesinden davalının adresine ihtarnamenin tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, davacı vekilinin itirazının bu nedenle yerinde olduğu, konusunda uzman bilirkişiden alınan rapora göre davacının meydana gelen deprem nedeniyle zararının 65.415,00 TL olduğunun bildirildiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 65.415,00 TL'nin 11.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde keşif yapılarak bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken dosya üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ile eksper raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini, binanın yıkılmasına karar veren kamu otoritesinin yalnızca yıkıma karar verdiğini, binanın deprem öncesi durumu ile deprem sonrası durumu arasındaki deprem güvenliği farklılığına ilişkin bir değerlendirme içermediğini, binanın yapısal sorunları ve mevcut yönetmeliklere uymaması nedeni ile yıkılıp yapılmasının yasal olarak iyileştirme olup Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında olmadığını, bina deprem hasarı görmemiş olsaydı da ilgili kamu kurumlarına müracaat edilmesi halinde binayı depreme dayanıklı duruma getirmek için yine yıkım kararı verileceğini, dolayısıyla riskli yapı kararı ile deprem arasında bir nedensellik ilişkisi olmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait olup davalı tarafından ZDS poliçesi ile teminat altına alınan bağımsız bölümün depremde hasar görmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu(6305 sayılı Kanun), 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Davacı taraf, söz konusu hasarın depremden kaynaklandığını ve poliçe teminatı kapsamı içinde olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise hasarın bina kusurundan ileri gelip gelmediğinin tespiti gerektiğini savunmuş; hakem heyetince sadece sigorta hukuku alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dikkate alınarak karar verilmiştir.
Davacıya ait konutun deprem nedeniyle ağır hasar gördüğü, riskli yapı haline geldiği ve acil yıktırılacak bina olduğunun Çevre Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından tespit ve ilan edilerek bu karar gereği davacı konutunun yer aldığı binanın yıkıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Resmi kurumlar tarafından yapılan bu tespitler de dikkate alındığında, sigortalı konutun bulunduğu binanın yapımının gerçekleştirildiği dönemden bu yana zaman içinde binada oluşan yapısal bozulma ve yapım eksiğinin mi yoksa depremin doğrudan etkisinin mi zarara neden olduğu, taraflar arasındaki temel uyuşmazlık noktasıdır. Açıklanan bu uyuşmazlığın çözümünün, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği her tür izahtan uzaktır. Teknik değerlendirme yapılırken de, depremin meydana geldiği yer (merkez üssü), depremin şiddeti, sigortalı konutun bulunduğu yer ile depremin merkez üssü arasındaki mesafe vs. gibi birçok verinin detaylı irdelenmesiyle sonuca ulaşılması gerekli olup belirtilen bu değerlendirmeler, konusunda uzmanlığı bulunan jeoloji mühendisi ile inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından yapılmalıdır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu binaya ait yapı ruhsatı, proje vs. belgeler ve binanın riskli yapı olduğunun tespitine ilişkin tüm belgelerin ilgili yerlerden temin edilmesinden sonra konusunda uzman bir jeoloji mühendisi, bir inşaat mühendisi ve bir sigorta hukukçusundan oluşan bilirkişi heyetinden, deprem ile binanın yıkılması arasında illiyet bağının olup olmadığı, sigortalı konutun riskli ve ağır hasarlı olarak tespitine neden olan hasarlarının, davaya konu deprem olayının doğrudan etkisiyle mi yoksa binanın yapısal özellikleri (yapım eksiği) ile zaman içinde ortaya çıkan yapısal bozulmaları nedeniyle mi meydana geldiğinin tespiti ile depremin doğrudan etkisiyle hasarın oluştuğunun (zararın Zorunlu Deprem Sigortası teminatında olduğunun) saptanması halinde, ZDS Genel Şartları ve ZDS poliçesi gereği davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarınında kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!