WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/7601 E.  ,  2024/5355 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/252 D.İş, 2022/309 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2022/İHK-7064
HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının reddine
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2022/12881

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ...ile davalı ...Ş. vekili Avukat ... geldiler. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 28.05.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanarak malul kaldığını belirterek ve belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatının asgari ücret esas alınarak hesaplattırılarak temerrüt tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle taleplerini 228.793,49 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil sigorta şirketine ön başvuru esnasında sunulması zorunlu bilgi ve belgeler sunulmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, pskiyatrik arazlar için kaza sonrasında geçmesi gereken minimum 2 yıllık tedavi süresi ve akabinde de 1 yıl beklenilmesi sonrasında mağdurun muayenesinin yapılması gerektiğini, karara esas alınan maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmadığını, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, başvuru sahibinin kaza sırasında “kask/koruyucu tertibat kullanmaması” sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizi esas alınarak hesaplanması gerektiğini, talebin kabulü halinde her iki taraf için de ancak 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının talebinin kabulü ile 228.793,40 TL tazminatın 02.08.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı lehine 24.465,54 TL vekâlet ücreti takdirine karar vermiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz etmiştir.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru sahibinin müvekkili şirkete ve Sigorta Tahkim Komisyonu'na sunmuş olduğu aktüer raporuna esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, kusur oranının hatalı belirlendiğini, aktüer raporunun hatalı olduğunu, hesaplama yapılacaksa müterafik kusur indirimi yapılmasını ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut kusur raporu, maluliyet raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamalar ile başvuran lehine takdir edilen vekalet ücretinin mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine, itiraza konu kararın aynen infazına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 01.06.2015 tarihli ZMMS Genel Şartlarında belirlenen ve sigorta şirketine ön başvuru esnasında sunulması zorunlu bilgi ve belgeler sunulmaksızın usule uygun şekilde müracaat edilmemiş olması sebebiyle başvurunun esasa girilmeksizin usulden reddi gerektiğini, pskiyatrik arazlar için kaza sonrasında geçmesi gereken minimum 2 yıllık tedavi süresi ve akabinde de 1 yıl beklenilmesi sonrasında mağdurun muayenesinin yapılması suretiyle geçmesi gereken toplam 36 aylık tedavi ve iyileşme süresi beklenilmeksizin alındığı anlaşılan ve karara esas alınan maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmadığını, sigortalı araç sürücüsüne tam kusur atfedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, başvuru sahibinin kaza sırasında “kask/koruyucu tertibat kullanmaması” sebebiyle başvuru konusu kaza sonucu oluşan zarara müterafik kusuru ile sebep olmasından dolayı tazminat miktarından indirim yapılması gerektiğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faizi esas alınarak hesaplanması gerektiğini, talebin kabulü halinde her iki taraf için de ancak 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilebileceğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.

Davacının motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.

Somut olayda; davalıya sigortalı motosiklette sürücü konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı, trafik kaza tespit tutanağı ile belirsiz olarak işaretlenmiş olsa da koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu yaralanmanın kafa bölgesinden olması (Frontal sinüs süreriorundan başlayıp vertekse orta hatta uzanan lineer fraktür) olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.

Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında; "06.08.2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı kazaya ilişkin olarak 31 UU 868 plakalı davalıya sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK 67/b maddesi (geri dönüş manevralarını yanlış yapma) kuralını ihlal ettiği, 01 R 7518 plakalı araç sürücüsü olan davacının ise 2918 sayılı KTK 52/1-B (Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak) kuralını ihlal ettiği", Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/59927 sayılı dosya kapsamında alınan 18.11.2019 tarihli kusur bilirkişi raporunda ise; "31 UU 868 plakalı davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise kural ihlalinin olmadığı"nın belirlendiği, Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyetlerince trafik kazasında tarafların kusur oranları belirlenmeden davacının kusursuz, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.

Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.