WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/6753 E.  ,  2024/4657 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/610 Esas-2022/781 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davalılar ... ve ...'in istinaf başvurusunun esastan reddi, davalı ... Sigorta A.Ş.
vekilinin istinaf başvurusunun kabulü
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/665 Esas-2020/793 Karar

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar ... ve ... ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar ... ve ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 10.12.2006 tarihinde davalılardan ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile diğer davalılardan ...'in sevk ve idaresinde olup davacının arkasında yolcu olarak bulunduğu ... plakalı motosiklet ile çarpıştıklarını, kaza nedeniyle davacının yaralandığını, davalı ...'in kaza neticesinde birinci derecede kusurlu olduğunu, diğer davalı ...'in ise 2. derecede kusurlu olduğunu, motosikletin kaza anında ...'in annesi olan diğer davalı ... adına kayıt ve tescilli olduğunu, yargılama sırasında kazaya karışan araçlara ait bilgi ve belgelerin toplanmadığını, bu nedenle doğrudan sigorta şirketine müracaatının mümkün olmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00 TL maddi tazminat ile 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; trafik poliçesinin davalı şirket tarafından temin edildiğini, tedavi giderleri ve daimi sakatlık şahıs başına azami teminatlarının 57.500,00 TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat yönünden müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, davacıların başvuru yapmadan dava yoluna gitmesinin dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden tazminatın ödenmemesinden davalı şirketin temerrüdü söz konusu olmadığını beyan ederek tüm beyan ve itirazlarının saklı tutulmasına, davalı sürücünün kusur oranının dikkate alınmasına, kusursuz ise davanın reddine, poliçe teminatlarının dikkate alınmasına, dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; istenilen tazminat miktarının fahiş ve yersiz olduğunu, ceza dosyasındaki kusur oranı gerçeği yansıtmadığından yeniden keşif yapılarak kusur durumunun belirlenmesini, davalı yanın davacıya ambulans parasına kadar her türlü tedavi giderlerine yardımcı olduğunu savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda 2009/253 Esas-2018/67 Karar sayılı 08.02.2018 tarihli kararı ile; Adli Tıp Kurumu İstanbul 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 29.01.2016 tarihli raporu ile davacının geçirmiş olduğu trafik kazasından kaynaklı olarak %14,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, bilirkişi raporu ile davalı ... şirketinin poliçe limiti olan 57.500,00 TL'den diğer davalıların toplam 104.995,26 TL'den sorumlu olduklarının hesaplandığı, yaralanan ...'nin meslekte kazanma kaybı oranının ilk defa Adli Tıp Kurumu İstanbul 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 29.01.2016 tarihli raporu ile tespit edildiği dikkate alınarak davalıların zamanaşımı defilerinin reddi ile davacıların ıslah dilekçesi ile belirlenen miktar üzerinden sürekli iş göremezlik nedenine dayalı maddi tazminat talebinin kabulüne, geçici iş göremezlik ve tedavi kaynaklı tazminat talebinin varlığı ispatlanamadığından 550,00 TL miktar yönünden red gerektiği, kazanın oluş şekli, tarafların kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının yaralanmasının derecesi ile olaydan duyulan elem ve ızdırap göz önünde bulundurularak davacıların herbiri için manevi tazminat talebinin hakkaniyet ölçüsünde belirlendiği gerekçesiyle davacı ... için maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 104.495,26 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta AŞ'nin poliçe limiti olan 57.500,00 TL ve bu kısma dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmak suretiyle) davalılardan olay tarihi 10.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; davacı ... için 4.000,00 TL, davacı ... için 750,00 TL, davacı ... için 750,00 TL olmak üzere toplam 5.500,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş dışında kalan diğer davalılardan olay tarihi 10.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların manevi tazminat talebinin ... Sigorta AŞ yönünden reddine karar verilmiştir.

B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2018/827 Esas-2018/940 Karar sayılı 16.10.2018 tarihli kararıyla, İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınan sağlık kurulunun raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığı, mahkemece dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne gönderilerek; davacının yaralanması nedeniyle tedavileri tamamlanarak hangi tarihte sağlığına kavuşmuş sayılacağı, gelişen bir durum bulunup bulunmadığı, tedavilerinin ne zaman sona ereceği, vücut çalışma gücü kaybının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir duruma geldiği husunda rapor alınması, rapor alındıktan sonra gelişen durumun varlığı olup olmadığı da dikkate alınarak bir kısım davalı vekillerinin zamanaşımı defi hakkında değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1.a-6. maddesi gereğince kabulü ile, Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 08.02.2018 tarih ve 2009/253 Esas, 2018/67 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

C. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 22.08.2019 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu raporu ile; dosyada mevcut belgelere göre; davacının 10.12.2006 tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde meydana gelen yükseklik kaybına sebebiyet veren ve maluliyetine esas teşkil eden vertebra kırığı arızasının; kaza tarihi olan 10.12.2006 tarihinde meydana gelen bir durum olduğu, olay tarihinden itibaren 6 ay olarak kabul edilen geçici iş göremezlik (iyileşme) süresi sonunda sekel arazları ile birlikte şifaya kavuşmuş olacağı ve bu tarihte süre sonundan itibaren sürekli iş göremezlik (maluliyet) oranının başlayacağının belirlendiği, davacıların ıslah dilekçesi ile belirlenen miktar üzerinden sürekli iş göremezlik nedenine dayalı maddi tazminat talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davacı ... için maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 104.495,26 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta AŞ'nin poliçe limiti olan 57.500,00 TL ve bu kısma dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmak suretiyle) davalılardan olay tarihi 10.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; davacı ... için 4.000,00 TL, davacı ... için 750,00 TL, davacı ... için 750,00 TL olmak üzere toplam 5.500,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş dışında kalan diğer davalılardan olay tarihi 10.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine davacıların manevi tazminat talebinin ... Sigorta A.Ş. yönünden reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; ıslah tarihi itibari ile davacının talep hakkının zamanaşımına uğramasına rağmen mahkemece bu hususun hatalı değerlendirildiğini ve zamanaşımı defilerinin reddedildiğini, kaza tarihi ile dava tarihi arasında uzamış zamanaşımı dolmamış ise de kaza tarihi ile ıslah tarihi arasında uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkillerinden ...'e yönelik belirtmiş olunan fiil ehliyeti itirazlarının dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, hukuken böyle bir durumun mevcudiyeti söz konusuyken müvekkilinden haksız fiilden sorumlu tutulmasının fiil ehliyeti kapsamında değerlendirilmesi ve fiil ehliyetine sahip olmadığı hususuna göre baz alınması gerektiğini, müvekkillerinden ...'nun ...'in annesi olup dava konusu olay ile herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını, manevi tazminat konusunda mahkemece verilen kararın hakkaniyetli olmayıp kararın kaldırılması gerektiğini, ıslah tarihi itibari ile davacıların talep haklarının zamanaşımına uğramış olup alınan adli tıp raporunda da belli olacağı üzere mutlak zamanaşımı 10.12.2016 tarihinde dolmuş olmasına rağmen ıslahın 02.05.2017 tarihinde yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) 85/1 inci maddesi gereğince sürücü Mustafa ile müşterek müteselsil sorumlu olduğu anlaşıldığından davalının kendisinin kusuru bulunmadığı yönündeki itirazın reddi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olmadığı, davacının 19.06.2009 tarihinde geçirdiği kaza sonucu sol kolunun, sağ ayak bileğinin ve belinin kırıldığı, KTÜ Farabi Hastanesinden alınan 31.05.2017 ve 25.02.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporlarında ise gelişen ve değişen herhangi bir durumun varlığından bahsedilmediği, davacının 26.06.2009 tarihinde taburcu eldiği, davacının iyileşme süresinin 4 ay olduğunun belirtildiği, taksirle yaralamaya sebep kaza 10.12.2006 tarihinde gerçekleşmiş, dava 16.06.2009 tarihinde açılmış, soruşturma dosyasında taksirle yaralama suçundan şikayet olmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacı vekilince 28.08.2019 tarihinde ıslah yapıldığı, kendisine 07.09.2019 tarihinde tebliğ edilen ıslah dilekçesine karşı davalı ... vekili 16.09.2019 tarihinde, süresi içinde zamanaşımı definde bulunduğu, davaya konu trafik kazası sonucunda davacı malul olacak derecede yaralandığı, eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 89 ve 66/1-e maddelerine göre öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıl olduğu, zamanaşımı definin kabulü ile ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine karar verilerek hüküm kurulması gerekirken zamanaşımı süresinin maluliyet raporunun tebliği ile başlatılarak davanın kabulüne dair hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b/2 nci maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden sigorta şirketi yönünden esas hakkında karar verilmek üzere Silifke 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.11.2020 tarih ve 2018/665 Esas, 2020/793 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacı ... için maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 104.495,26 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta AŞ'nin 2.500,00 TL maddi tazminatın 16.06.2009 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmak suretiyle) davalılardan olay tarihi olan 10.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken veya müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların maddi tazminat talebinin ıslah edilen kısım yönünden ... Sigorta A.Ş. için zamanaşımı nedeni ile reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; davacı ... için 4.000,00 TL, davacı ... için 750,00 TL, davacı ... için 750,00 TL olmak üzere toplam 5.500,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. dışında kalan diğer davalılardan olay tarihi 10.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların manevi tazminat talebinin ... Sigorta A.Ş. yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 17.01.2019 tarihli celsenin iki numaralı ara kararında taraflarına tedavinin sona ermesi veya gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı yönünde değerlendirme yapılmasını mümkün kılacak başkaca sağlık kaydının bulunup bulunmadığını bildirmek üzere süre verildiğini, müvekkilin tedavisinin sonlanmadığını, kaza nedeniyle müvekkilin kaburgalarında meydana gelen eğrilik nedeniyle olması gereken ameliyatın müvekkilin maddi imkansızlıkları itibariyle gerçekleşemediğini, müvekkilin omuriliğindeki meydana gelen hasar nedeniyle şikayetlerinin devam ettiğini, müvekkilinin söz konusu kaza nedeniyle ağrı ve şikayetlerinin arttığı dönemlerde Silifke Devlet Hastanesi Ortopedi Servisi'ne müracaat ederek yardım aldığını, bu nedenle Silifke Devlet Hastanesi'nden temin edilen müvekkile ait tedavi evraklarının dosya içerisine alındığını, eldeki dosyada ise zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin Adli Tıp Kurumu'ndan gelen 29.01.2016 tarih olması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme:
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup zamanaşımı süresi dolduğundan zamanaşımı definde bulunan davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden kısmen kabul kararı verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.