WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/6180 E.  ,  2024/4991 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2814 E., 2022/694 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/ Davacının İstinaf Talebinin
Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/425 E., 2019/540 K.

Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma sebebiyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.09.2016 tarihinde davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalanan desteğin yolcu olduğu araç sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini yitirip takla atarak karşı şeride geçtiği ve karşı şeritteki araca çarptığını, kaza neticesinde sigortalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacıların desteği ...'ın vefat ettiğini, müvekkili ...'ın ölenin eşi, ...'ın ise ölenin oğlu olduğunu, vefat nedeniyle ölenin desteğinden mahrum kaldığını, oluşan zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir davacı için 100,00 TL olmak üzere 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının müracaat tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini istemiştir. Davacılar vekili, ıslah dilekçesi ile davacı ... için 191.209,43 TL, davacı ... için 22.418,44 TL destek tazminatı talep ettiğini belirtmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kaza nedeniyle sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin yaptığı araştırmada destek ...'ın babası ...'ın beyanına göre ...'a ait 2 çocuk ile kan bağının olmadığı, evlilik birliğinin olmadığı, bu nedenle ...'la ilgisinin bulunmadığını belirttiğini, avukatları aracılığı ile dava açtıklarını, öncelikle bu hususun açığa kavuşmasının gerektiğini, ...'ın tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, ... ile ölen arasında desteklik bağının bulunmadığını, taraflar evli olsalar bile evlilik birliği içinde olduklarına dair kanıt olmadığını, ölenin babası ... ile yaptıkları görüşmede, kızının ...'ın abisi ... ile imam nikahlı evli olduğunu ve ...'dan hamile iken ... tarafından kaçırıldığını, ...'ın ...'ın nüfusuna kayıtlı olduğunu, kızının ...'dan ayrıldığını ve 8 yıl ayrı kaldığını, resmi olarak boşanmadıklarını, bu dönemde de kızının hamile kaldığını ve ...'ın doğduğunu, ... ile kağıt üzerinde evli kaldıklarını, çocukları ile herhangi bir kan bağının olmadığını beyan ettiğini, evliliğin resmiyette devam etmesinin desteğin var olduğunu göstermeyeceğini, müteveffanın ölene ne maddi ne de manevi destek olacak konumda olmadığını, ölen ve davacı arasında bağ kalmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, öte yandan müvekkilinin sadece yasal faizden sorumlu olduğunu, sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, ayrıca davacının kusur durumunu kanıtlaması gerektiğini, hesaplamanın sigorta genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, ayrıca sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydan geldiği anda 2,23 promil alkollü ve ehliyetsiz olduğunu, desteğin bu nedenle kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğunu, ayrıca taşımanın hatır taşıması niteliğinde olduğunu bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek sosyal ekonomik durum araştırmasına, gerek Jandarma tarafından tutulan tutanağa, gerek davacının da kabulünde olan 2014 yılında dünyaya gelen dava dışı ... Uyumaz'ın başka bir kişiden dünyaya gelmesine göre, 2009 yılından beri ayrı yaşayan ölen (destek) ve ... arasındaki evliliğin kağıt üzerinde kaldığı, her ne kadar farklı iddialar var ise de kayden oğlu olan ...'ı da evi terk eden ölenin ölümünden sonra yanına aldığı, somut durum karşısında davacı ..., ölenin kendisine destek olduğuna dair resmi eşi olmasından başka delil sunulmadığı, toplanan deliller çerçevesinde kağıt üzerindeki evliliğin ölenin davacı ...'e destek olduğunu ortaya koymayacağı, davacı ...'ın da ölenin oğlu olması nedeniyle destek zararı olduğundan sigorta şirketinden talepte bulunabileceğini, kaza anında sürücünün aşırı derecede alkollü olmasına rağmen ölenin araç içerisinde yolcu olarak bulunması ölenin müterafik kusuru kabul edildiği ayrıca taraflar arasında akrabalık ilişkisinin bulunmaması ve aracın özel araç olması karşısında taşımanın da hatır taşıması olduğu kanaatine varılarak tazminat miktarından indirim yapılması gerektiği hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi, %20 hatır taşıması indirimi yapılarak tazminatın 21.129,16 TL hesaplandığı gerekçesiyle davacı ...'ın davasının reddine, davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile 14.347,80 TL'nin 30.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili ile müteveffa evli olmalarına rağmen birbirine destek olmadıklarının kabul edilemeyeceğini, müteveffanın annesi kanser tedavisi gördüğü için kısa bir süreliğine annesiyle beraber yaşadığını, ayrı kaldıkları süre zarfında da müvekkilin sık sık ailesini ziyarete gittiğini, orada beraber yaşadıklarını, mahkemece davalı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanları dikkate alınmış ise de davalı vekili dilekçesinde müteveffanın babası ile görüştüğünü ve arz edilen iddiaları müteveffanın babasının söylediğini iddia ettiğini, müteveffanın babasının bu iddialarının kötüniyetli olup müvekkili karalamaya yönelik iftiralar olduğunu, eşlerin birbirine destek olduğunun açık olduğunu, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde dosyaya sunmuş olduğu baba ... tarafından verildiği iddia edilen beyan dilekçesi ve diğer çocuk için açılan velayet davasına ilişkin belgelerin iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan sosyal ekonomik durum araştırması, destek olduğu belirtilen Ebru’nun babası ...’ın beyanları ve tüm dosya kapsamından eşlerin ayrı yaşadığı ve ölenin davacı ...’a destek olarak kabul edilemeyeceği, davacılar vekilinin 30.05.2019 tarihli dilekçesi ile davacılardan Umut için 22.418,44 TL talep edildiği, talepten fazlasına da karar verilemeyeceğinden mahkemece 22.418,44 TL üzerinden müterafik kusur ve hatır indirimi yapılmasında da bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle; davacılar vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle başvurunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(TBK) 53 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı ayrı ayrı belirlenecektir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen tazminat talepleri davacı ... yönünden 8.070,64 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.

2.Davacı ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı TBK'nın 53 üncü maddesinde düzenlenmiş olup; desteğin yardımından yoksun kalan kişiler tabirinden, ölenle aralarında yakın ilişki bulunan anası, babası, eşi, çocukları, kardeşleri, nişanlısı, hatta evlilik dışı birlikte yaşadığı kimsenin anlaşılması gerektiği; miras hukuku ile ilgili olmadığı için de, mirasçı olmak zorunluluğunun bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır (Turgut Uygur, Açıklamalı İçtihatlı Borçlar Kanunu, Sorumluluk ve Tazminat Hukuku, Ankara 2003, 2. Cilt, s: 2062).
Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53 üncü maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Madde de sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Destek, Hukuk sistemimizde bir başkasının geçimini sağlayan veya ileride sağlayacak olan kişidir. Destek tazminatı isteyebilmek için; ölenin kanuni ve akdi bakım yükümlülüğünün bulunması veya fiilen veya düzenli olarak bakması veya ileride bakması kuvvetle muhtemel olması yeterlidir. Desteğin kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler de desteğin sağlığında herhangi bir yardım görmeseler bile tazminat talep edebilirler. Ölenin ölüm tarihine kadar bakma mükellefiyetini yerine getirmemiş olması destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmesine engel değildir.
Somut olayda, dosya kapsamında yer alan kayıtlara göre kazada ölen ... davacı ...'ın resmi nikahlı eşidir.
Davacı ... ölenin eşi olduğundan eş yönünden evlilik birliği devam ettiği sürece ayrı yaşıyor olsalar dahi müteveffanın davalıya desteği olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan bu hususlar gözetilmeden ölenin davacı ...'a destek olmadığı kabul edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından mahkemece, işin esası incelenip karar verilmesi gerekmektedir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin davacı ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.