4. Hukuk Dairesi 2022/6092 E. , 2024/3840 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/316 - 2022/337
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2022/İHK- 13395
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü / İtirazın kabulü
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2022/13395
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.04.2012 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu aracın, yaya olan davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek 5.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; talebini 39.950,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 39.950,00 TL tazminatın 27.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, kusurun tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerekirken TRH Yaşam Tablosu ve % 0 teknik faize göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı lehine nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"... Ceza kanununda öngörülen zamanaşımı süreleri TCK md. 66 hükmüne göre belirlenecektir. Buna göre zamanaşımı süresi; ölümlü trafik kazalarında 15 yıl, yaralamalı trafik kazasında 8 yıl, hem ölü hem yaralı varsa 15 yıl olarak uygulanacaktır. Eğer sadece yaralanmalı bir trafik kazası söz konusu ise, uzamış ceza zamanaşımı süresi (8 yıl) içerisinde zarar ya da tazminattan sorumlu olan öğrenilememişse, öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl içinde de dava açılabilir. Ancak sadece yaralanmalı trafik kazalarında hiçbir şekilde kaza tarihinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra dava açılamaz. Yaralanmalı trafik kazasında süre 8 yıl olup, bu süre geçirildikten sonra sorumlu öğrenildiğinde 2 yıllık süre başlar, ancak süre kazadan itibaren 10 yılı geçemez.
Somut olayda, kaza tarihi 14.04.2012, dava tarihi ise 01.09.2021'dir. Somut olayda başvuran TCK.m.66 uyarınca zamanaşımı süresi 8 yıl olacağından zamanaşımı süresinin 14.04.2020 tarihinde dolacağı anlaşılmakla, sornut olayda işbu tarih geçtikten sonra dava açıldığı için zamanaşımı dolmuştur. Davacı başvuran kaza tarihi itibariyle haksız fiili, zararı ve zarar sorumlusunu öğrenmiş durumdadır. Dosyada bulunan 12.07.2021 tarihli rapor, Antakya Devlet Hastanesine ait 19.04.2012 tarihli adli raporun tetkiki ile düzenlenmiş olup, uzun süreli bir tedavi durumunun söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle maluliyet oranının belirlendiği tarihin zamanaşımının başlangıç tarihi olarak ele alınması hukuken mümkün değildir. Davacının yaralanması ile sonuçlanan bu kazada, sürücünün eylemi suç teşkil ettiğinden 8 yıllık ceza zamanaşımının gözetilmesi gerekir. Pandemi sebebiyle zamanaşımı sürelerinin uzatılmasına yönelik 94 günlük süre de ilave edildiğinde 8 yıllık süre 22.07.2020 tarihinde sona ermiştir. Davacının başvuruda bulunduğu tarih itibarıyla bu süre de geçmiş olmaktadır. Belirtilen nedenlerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı görülmüş ve davalının hakem heyeti kararına yönelik itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kabul şekline göre davalının diğer itirazlarının incelenmesine gerek duyulmamıştır...." şeklinde gerekçe ile davalı vekilinin itirazının kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepler
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğramadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ıncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 109 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının maluliyetinde gelişen durum söz konusu olmamasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!