WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAIRESI

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/6029 E.  ,  2024/1015 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/95 E., 2021/132 K.
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ... vekilleri Avukat ...
DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ...
2- ... vekilleri Avukat ...
3- Güneş Sigorta A.Ş. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 05.04.2010
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Dahili Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... ve ... vekili ile dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sigortacısı olduğu aracın 22.09.2009 tarihinde karıştığı çift taraflı kazada karşı araçta sürücü ve yolcu olarak bulunan müvekkillerinin yaralandığını, kazaya davalı sürücü ...'nın tam kusuru ile sebep olduğunu; iş gücü kaybı, tedavi ve bakıcı gideri, tedavi için yol masrafı, kazada kırılan telefonlar ve optik gözlükler ile kullanılamayacak ... gelen çocuk koltuğu nedeniyle maddi zararlarının oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigortalı sürücünün kusuru oranında ve teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduklarını, kusur yönünden araştırma yapılması gerektiğini, davanın açılmasına sebep olmadıklarından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; olayda müvekkilinin kusuru olmadığını, önüne çıkan köpeğe çarpmamak adına dava konusu kazanın meydana geldiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

Dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre dolduktan sonra eldeki davanın açıldığını, yol giderine ilişkin faturalandırılmayan gider kalemi yönünden sorumluluklarının bulunmadığını, davanın açılmasına sebep olmadıklarından aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2015 tarihli ve 2010/272 Esas 2015/388 sayılı kararıyla; davacılar ... ve ...'ün maddi ve manevi zararlarının ispatlanamadığı; davacı ... yönünden alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, tazminata ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, bu nedenlerle davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatından oluşan istemin kabulüne karar verilmesi gerektiği, ancak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi uyarınca tedavi giderinden SGK sorumlu olduğundan tedavi gideri isteminin reddedilmesi gerektiği gerekçeleriyle başvurunun kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 48.893,35 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... yönünden 4.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan tahsiline, diğer davacıların taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.10.2018 tarihli 2015/15228 Esas 2018/8583 Karar sayılı ilamı ile "...Davacıların her birinin talep ettikleri maddi tazminat miktarlarının açıklamasının sağlanması taraflara sağlanacak hakların ve yüklenecek yükümlülüklerin belirlenmesi açısından zorunlu olup bu durumda mahkemece, davacı taraflara uygun bir süre verilip talebini açıklamasının istenmesi gerekirken, dava dilekçesinde toplam 1.000,00 TL tazminat talep eden davacıların talebi açıklatılmadan yalnızca Banu yönünden maluliyet raporu alınıp diğer davacılar Bayram ve Pelin yönünden gerekli araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme sonucu bu davacıların maddi ve manevi tazminat talebinin reddine dair hüküm kurulması doğru görülmemiştir...Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür...Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı ... için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. Somut olayda davacılar trafik kazası sonucu yaralanmış ve tedavisi ile ilgili belge ibraz etmiştir. Bu durumda mahkemece, yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59. ve geçici 1. maddesi gereği Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğuna geçen tedavi giderleri ve yol giderlerinin de dava konusu olduğu gözetilerek, SGK'nın davaya dahil edilmesinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken, davacılar vekilinin yargılama aşamasında SGK'nın davaya dahil edilmesine yönelik talebinin reddedilmesi doğru görülmemiştir...Davacılardan ... 19.09.2007 doğumlu olup kaza tarihinde 2 yaşındadır. Kaza esnasında Pelin'in araç içerisinde yolcu olduğu ve kazadan dolayı yaralandığı hastane kayıtlarıyla sabittir. Bu durumda yaşı gereği bebek koltuğunun araç içerisinde var olduğunun karine olarak kabulü ile BK'nun 42. maddesi gereği davacı lehine hakkaniyete uygun miktarda tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma sonrası adli tıp uzmanı bilirkişiden alınan 09.12.2020 tarihli raporun gerekçeli ve denetime uygun olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacı ...' ün geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat talebi bozma ilamının dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'dan tahsiline; bakıcı, tedavi ve ulaşım gideri ile kullanılamayacak ... gelen optik gözlük yönünden 4.672,79 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ancak dahili davalı SGK'nın 2.841,08 TL'den sorumlu tutulmasına; davacı ... yönünden 200,00 TL maddi tazminatın SGK dışındaki davalılardan, 7.500,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'dan tahsiline, davalı ... yönünden 1.150,00 TL maddi tazminatın SGK dışındaki davalılardan, 7.500,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'dan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı SGK vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihi değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kazada müvekkili ...'nın da yaralandığını, kazaya yola fırlayan köpeğin sebep olduğunu belirtmiştir.

Dahili davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olmadığından müvekkilinin davaya dahil edilmesinin hatalı olduğunu, davaya sonradan dahil edildiğinden kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yol giderlerinden sorumlu olmadıklarını, davanın açılmasına sebep olmadıklarından aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücü ve yolcuların uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 46 ve 47 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... ve ... vekilinin tüm, dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. HUMK'un 417/1-423/6 ve devamı maddeleri uyarınca, dava sırasında yapılan yargılama giderleri davanın kabul ve ret oranına göre taraflar arasında paylaştırılır. Buna göre yerel mahkemece, dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden talep edilen miktar dikkate alınarak yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre hüküm altına alınması gerekirken, kabul-ret oranı hatalı belirlenerek adı geçen davalının daha fazla yargılama giderinden sorumlu tutulması doğru değildir. Bu durum bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... ve ... vekilinin tüm, dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının (10) numaralı bendinden " 964,91 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine" sözcük dizisinin çıkarılarak yerine " 964,91 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine (davalı Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 736,52 TL ile sorumlu tutulmasına)" söz dizisinin yazılmasına ve bu hali ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'na yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.