WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/570 E.  ,  2024/6113 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/68 E., 2021/19 K.
HÜKÜM/KARAR : Reddine

Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'nun 29.12.2008 tarihinde vefat ettiğini, murisin geride kalan yasal mirasçılarının çocukları ..., ... ve davacı müvekkili ......, ..... (.......) olduğunu, 04.12.2009 tarihinde Sarıyer 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde mirasçılık belgesi istemli dava açıldığını, 23.10.2010 tarihli kararında mirasın 3 pay itibarı ile 1'er pay olmak üzere yasal mirasçılara pay edildiğini, murisin vefatından önce 07.11.2002 tarihinde adına kayıtlı bulunan .......,isimli ticari plakayı davalılar lehine 9.981,00 TL kasko bedeliyle muvazaalı olarak sattığını, ticari plakanın aynı tarihte davalılar adına tescil edildiğini, muris ile davalılar arasında yapılan gizli sözleşmenin plakanın bağışlanmasına ilişkin bulunduğunu ,devrin muvazaalı olduğunu ve mal kaçırma amacına hizmet ettiğini, taksi plakasının 9.981,00 TL gibi cüz'i bir bedelle satılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenlerle ...ticari plakanın davalılara devrine ilişkin tasarrufun ve tescilin muris muvazaası nedeniyle iptali ile ticari plakanın müvekkili adına tesciline, bu talep yerinde görülmediği taktirde aynı plakanın devrine ilişkin satış işleminde müvekkiline ait saklı payın tenkisi ile davalılardan tahsiline, plaka üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle, tenkis talebi bakımından hak düşürücü sürenin dolduğunu, murisin davacıdan mal kaçırmak amacıyla böyle bir tasarruf yapmadığını, murisin sağlığında taksicilik yapmakta olduğunu, yıllar önce davacının da onayını alarak erkek çocuklarının taksicilik yapacağını düşünerek, ticari taksiyi davalılara sattığını, davacının o tarihten itibaren beri hiç itirazda bulunmadığını beyanla devir işleminin iptali ve aracın tamamının davacı adına tescili talebinin de reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI ve YARGILAMA SÜRECİ
1-Mahkemenin 31.03.2015 tarihli ve 2010/466 Esas ve 2015/124 Karar sayılı kararıyla; tarafların murisi ...'nun 29.12.2008 tarihinde ölmüş olduğu, 07.11.2002 tarihinde sahibi bulunduğu ...plakalı ticari taksi olan aracı ve plakasını 9.981,00 TL bedelle davalılara sattığı, bilirkişi raporuna göre satış tarihinde plakanın rayiç değerinin 120.000,00 TL olduğu, tanık anlatımlarına göre murisin davalılarla sıkı ilişki içinde bulunduğu, davacıya ayrıca başka bir araç verildiği savunmasının isbatlanamadığı gibi , celp edilen tapu kayıtlarında tarafların eşit oranda hissedar olduğu, bu itibarla ticari taksi ve plakasının davalılara devri de gözetildiğinde eşit bir miras dağılımının bulunmadığı, böylece murisin sağlığında terekesini paylaştırma niyeti ile hareket etmediği, dava konusu ticari taksi ve plakasının (taksi otomobil ) davalılara devrinin davacıdan mal kaçırmaya yönelik muvazalı işlem olduğu anlaşıldığından satışa ilişkin işlemin davacının miras payı olan 1/3 oranında iptaline, dava konusu ticari taksinin 1/3 hissesinin davacıya ait olduğunun tesbitine karar vermek gerekmiş ancak trafik kaydında tescil idari işlem olduğundan, bu husustaki idareyi zorlayıcı nitelikte karar verilemeyeceğinden tescile ilişkin talebin reddine, davacı tarafça terditli talepte bulunulmuş olup, iptal yönünden karar verdiğinden ayrıca tenkis talebi hakkında bu sebeple karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2- Karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3-Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 24.09.2019 gün, 2019/719 E-2019/4817 K sayılı ilamı ile "davanın konusunu oluşturan 34 TBC 006 plaka sayılı ticari taksiyi ve ticari plakası devri yönünden TBK'nın 19. maddesi kapsamında değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken, muris muvazaası kapsamında değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

4- Davacı vekilinin karar düzeltme talebi de reddedilmiştir.

5- Bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde Mahkemece; 15.01.2021 gün, 2020/68 E- 2021/19 K sayılı ilamı ile "miras bırakanın çekişme konusu ticari otomobil plakası dışında maliki olduğu birçok taşınmazı mirasçılarına bıraktığı, davacının, mirasbırakanın muvazaalı işlem yapmasını gerektirir somut bir olgu ortaya koyamadığı, toplanan deliller ve miras bırakan adına birçok taşınmaz olduğu gözetildiğinde, mirasbırakanın amacının muvazaalı işlem yapmak olmadığı, Zümrütevler ve Bodrum'daki taşınmazların ticari taksiden elde edilen gelir ile alındığı ve taşınmazların 1/3'er hisse ile taraflar arasında paylaştırıldığı, ayrıca Kartal marka bir aracın davacıya verildiği, davacının iradesinin mal kaçırma değil miras paylaştırma olduğu anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu ticari plakanın düşük bedel ile devredildiğini, satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğunu, mal kaçıma kasdının açık olduğunu, Kartal marka bir aracın kendisine devredilmediğini, muvazaalı olarak devredilen bir taşınır mal veya tapuya kayıtlı olmayan bir taşınmaz malın iptal davası sonucu terekeye geri dönmesine veya tenkis davası sonucu saklı paylara kavuşulmasına olanak tanımayıp sadece tapuya kayıtlı taşınmazlar bakımından bu imkanları benimsemek adalet duygusunu incitecek nitelikte olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3/2 maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, göre; davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek kesinleşen kararına göre davanın niteliği itibari ile TBK 19. maddesinde tanımını butlan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğu belirlenmiştir. Muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar. Bu sebeple kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3. kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesinin önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır.

Somut olayda davacı vekili, miras hakkının zayi olduğunu, dava dışı muris babası tarafından mal kaçırma gayesi ile dava konusu araç ve plakanın davalı kardeşlerine devredildiğini belirterek iş bu davayı açtığını beyan etmiştir. Dosyanın incelenmesi neticesinde yerel mahkemenin, miras bırakanın çekişme konusu ticari otomobil plakası dışında maliki olduğu birçok taşınmazı mirasçılarına bıraktığı, davacının, mirasbırakanın muvazaalı işlem yapmasını gerektirir somut bir olgu ortaya koyamadığı, toplanan deliller ve mirasbırakan adına birçok taşınmaz olduğu gözetildiğinde, mirasbırakanın amacının muvazaalı işlem yapmak olmadığı, Zümrütevler ve Bodrum'daki taşınmazların ticari taksiden elde edilen gelir ile alındığı ve taşınmazların 1/3'er hisse ile taraflar arasında paylaştırıldığı, ayrıca Kartal marka bir aracın davacıya verildiği, davacının iradesinin mal kaçırma değil miras paylaştırma olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verildiği, davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece davacının davalılardan kesinleşmiş bir alacağının olmamasına göre davanın reddine, davacı aleyhine de maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi, yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nin 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde yer alan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE;

2. Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4. bendindeki “21.283,33 TL nispi" ibaresinin hükümden çıkartılarak "4.080,00 TL maktu" ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.