4. Hukuk Dairesi 2022/5517 E. , 2024/2185 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/362 E., 2021/661 K.
DAVALILAR : 1- ...
2- Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi A.Ş.
vekilleri Avukat ...
DAHİLİ DAVALILAR : ... mirasçıları
1- ...
2- ...
3- ...
DAVA TARİHİ : 08.01.2013
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu meydana gelen maluliyet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat talebi yönünden bozma öncesi verilen hükmün aynen korunmasına ve karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 17.09.2012 tarihinde davalılardan ...'in sevk ve idare etmekte olduğu, diğer davalıların işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın çok hızlı gelmesi nedeniyle kendisine çarpması neticesinde yaralandığını ve yaralanmasına bağlı olarak oluşan iş gücü kaybı ve çalışamaması sebebiyle iş ve güçten geri kalması sebebiyle 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, malüliyet ve tedavi giderlerinin ve belirlenecek maddi tazminatın olay tarihinden itibaren davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi A.Ş. yönünden poliçe limiti aşmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin limitle sorumlu olduğu, sorumluluğunun sürücünün kusuru ile bağlantılı olduğunu, trafik kazaları ile ilgili olarak sosyal güvence hesabından Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) aktarılan destek oranından müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kalkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalılar ... ile ... cevap dilekçesinde; trafik kazası tespit tutanağında davacının olayda tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazanın oluşunu gören diğer araçtaki şahsın tanık olarak dinlenileceğini, istenilen manevi tazminatın tamamen zenginleşmeye yönelik bir istem olduğunu, davacı tarafın maddi tazminat taleplerinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, çalışma iddiasını ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.05.2016 tarihli ve 2014/578 Esas, 2016/602 Karar sayılı kararıyla; davacı yayanın %85, davalı sürücünün %15 oranında kusurlu olduğu, davacının yargılama sırasında ıslah yapmadığı ve taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu, yargılama aşamasında davalı sürücü...'in vefat ettiği, davacı asilin mirasçılar henüz davaya dahil edilmeden önce mirasçılar hakkındaki davayı takip etmediğini belirtmiş ise de mirasçılar davaya dahil edildiğinde mirasçıların mirası reddettiklerine ilişkin karar suretini ibraz ettiği, mirasın reddi sebebiyle vefat eden davalı ... mirasçılarının pasif husumet ehliyetinin sona erdiği gerekçesiyle; maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ...'dan 17.09.2012 kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi 08.01.2013 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar (... mirasçıları) ..., ..., ... hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davacının tedavi giderleri isteminin reddine, manevi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın 17.09.2012 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.06.2020 tarihli ve 2019/5971 Esas 2020/3308 Karar sayılı ilamıyla; davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın bir miktar düşük olduğu" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maddi tazminat yönünden ve tedavi giderleri yönünden evvelce verilen karar kesinleştiğinden bu hususta tekrar karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın 17.09.2012 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı (... mirasçıları) ..., ...... hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hüküm altına alınan manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; yaya olan davacının 17.09.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanarak malul kalmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacının adli yardım talebi mahkemece kabul edilmişse de HMK'nın 339 uncu maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!