WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAIRESI

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/5476 E.  ,  2024/848 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/320 Esas- 2019/960 Karar
DAVACILAR : 1-... 2- ... vekilleri Avukat ...
DAVALILAR : 1-... vekili Avukat 2-HDI Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... 3... Tur. Yat. ve İşl. Ltd. Şti
DAVA TARİHİ : 30.07.2012
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalılar ... ve ... Tur. Yat. ve İşl. Ltd. Şti tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (kapatılan)17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 30.07.2010 tarihli trafik kazasında davalıların Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı, malik ve sürücüsü olduğu aracın davacıların desteği olan kızları yaya Mukaddes

Ersoy'a çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, kızlarının ölümü nedeniyle davacıların maddi ve manevi zarara uğradıklarını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması nedeniyle davacıların oluşan maddi ve manevi zararlarından davalıların sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar için 5.000,00'er TL'den ayrı ayrı toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacılar için ayrı ayrı 100.000,00'er TL den toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 25.05.2015 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini davacı ... için 5.894,80 TL'ye, davacı ... için 7.613,75'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... Tur. Yat. ve İşl. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; davacıların kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduklarını, farazi olarak talep ettikleri destek tazminatının hiçbir dayanağının bulunmadığını, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... cevap dilekçesinde; sevk ve idaresindeki sigortalı araçla kavşağa yaklaştığı sırada, yaya Mukaddes Ersoy'un aniden koşarak yolun karşısına geçmek için şeridine girdiğini, fren yapmasına ve direksiyonu orta refüje kırmasına rağmen sürüklenen aracın çocuğa çarptığını, davacı tarafın kendisini linç etmeye çalıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğun poliçe limiti olan 150.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kusur durumu ve destek zararı tutarının kanıtlanması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, manevi tazminata ilişkin poliçe bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2015 tarihli ve 2014/853 Esas-2015/364 Karar sayılı kararıyla; Sincan 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2011 tarih, 2010/573 esas, 2011/640 karar sayılı kararıyla sürücünün tali kusurlu, katılan yaya desteğin anne ve babası olan davacıların asli kusurlu olduğunun kabul edildiği, dosyada alınan kusur raporunda davalı araç sürücüsünün %37,5 oranında davacıların ise %62,5 oranında kusurlu oldukları, aktüer raporunun hükme esas alınmasının uygun olduğu, manevi tazminat talep etme koşullarının bulunduğu, olayın oluş şekli, tarafların kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının dikkate alındığı gerekçesiyle davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne, davacı ... için 5.894,80 TL; davacı ... için 7.613,75 TL olmak üzere toplam 13.508,55 TL'nin davalı ... ve davalı ... Tur. Yat. ve İşl. Ltd. Şti'nden kaza tarihi olan 30.07.2010 tarihinden itibaren, davalı ... şirketinden dava tarihi olan 30.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine, davalı ... hakkındaki manevi tazminat talebinin reddine, davacıların davalılar ... Tur. Yat. ve İşl. Ltd. Şti. ve ... aleyhine açmış oldukları manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, ayrı ayrı 38.000 er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 2016/2764 Esas 2018/12100 Karar sayılı 12.12.2018 tarihli kararı ile; tarafların sair temyiz taleplerinin reddine, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların kazada asli kusurlu ve davalı sürücünün tali kusurlu olması hususları gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun, davacılar için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan, yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyularak, maddi tazminata yönelik mahkemece bozmadan önce verilip kesinleşen karar uyarınca yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkında açılan manevi tazminat talebinin önceki karar da gözetilerek reddine karar verilmesi gerektiği, kusur durumları, olay tarihi, paranın satın alma gücü ve davacıların yaşadığı elem ve ızdırap göz önüne alınarak davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki manevi tazminat talebinin reddine, davacıların davalılar ... Tur. Yat. ve İşl. Ltd. Şti ve ... aleyhine açmış oldukları manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, ayrı ayrı 20.000 er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının olayın vehameti karşısında oldukça sembolik ve yetersiz kaldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın yaya desteğine çarpmasıyla oluşan trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunun 1086 sayılı HMUK'un 427 vd. maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 ve 47 incı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının hak ve nesafet kurallarına uygun bulunduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.