WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/5338 E.  ,  2024/5108 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/437 Esas 2022/392 Karar
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul - Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİH : 20.10.2020
SAYISI : 2017/1845 Esas 2020/897 Karar

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı kazası neticesinde müvekkilinin malul kaldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir.

Davacı vekili geçici iş göremezlik tazminatını 12.096,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatını 106.494,00 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı aracın yolcu taşımacılığı yaptığını öncelikle zararın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk poliçesi limitlerinde kaldığından zararın bu poliçeden karşılanması gerektiğini, davalının sorumluluğunun bulunmadığını, şayet yolcu taşımacılığı yapılmıyor ise kusur ve teminat miktarı ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, sigortalının kazada kusuru olmadığını, davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile ispatı gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadıklarını, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasını talep ettiklerini, müterafık kusurun tespitini, emniyet kemeri takılmadığı takdirde bunun indirim nedeni olduğu, ancak yasal faiz istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yolcu olarak bulunduğu aracın 02.01.2016 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza neticesinde malul kaldığını beyan ederek maddi tazminat talebinde bulunduğu, alınan kusur raporu ile davalıya sigortalı sürücünün kazada %100 oranında kusuru bulunduğunun belirlendiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nun 17.05.2019 tarihli raporunda, Özürlülük Ölçütü, Sınıflaması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerini kapsamında Kas-İskelete Sistemi – Alt Ekstremite Tablo 3.33.b'ye göre tibia dizilim bozukluğu nedeniyle; kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 olduğunun belirlendiği, davalı vekilinin itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nun 30.09.2019 tarihli raporunda, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre düzenlenemeyeceği, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %15.2 çalışma gücü kaybı bulunduğunun belirlendiği, %15,2 oran esas alınarak alınan aktüer raporu ile davacının 106.494,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının belirlendiği, ancak kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin geçerli olması gerekse davacı vekilinin ilk rapora sunduğu beyanların itiraz olarak değerlendirilmemesi nedeni ile maluliyet oranının %10 olarak kabul edilmesine, bu oran esas alınarak resen yapılan hesaplama ile davacının alabileceği tazminatın 70.061,77 TL olarak hesaplandığı, 12.096,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile birlikte toplam 82.157,77 TL tazminat alınabileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 82.157,77 TL'nin temerrüt tarihi olan 14.04.2017 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda; yerel mahkeme dosyasında iki adet maluliyet raporu mevcut olup, yerel mahkemenin yasal dayanaktan yoksun bir şekilde gerekçesiz olarak ilk maluliyet raporunu hükme dayanak yaptığını ancak bunun kabul edilemeyeceğini, Adli Tıp Kurulunun, 30.09.2019 tarihli raporu ile müvekkilinin maluliyetini %15 olarak tespit ettiğini, aktüer bilirkişi tarafından %15 maluliyet nazara alınarak yapılan hesaplama neticesinde dava değerinin taraflarınca arttırılmış olduğunu, yerel mahkemenin sadece ''rapora taraflarınca itiraz edilmediği'' gerekçesiyle ilk rapora istinaden karar oluşturmuş ise de, rapora itiraz ettiklerini hatta bu hususun yerel mahkeme kararının 2. sayfasında belirtilmiş olduğunu ayrıca rapora itiraz etmemiş olsalar dahi, bu durumun raporun kesinleşeceği anlamına gelmeyeceğini, yerel mahkeme tarafından Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen ikinci rapor kabul edilmeyecek ise dosyanın ikinci kez Adli Tıp Kurumuna gönderilmesinin gerekçesini anlayamadıklarını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep ettiği, kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin geçerli olduğu ve kalıcı maluliyetin %10 olarak belirlendiği, kaza ve maluliyet arasında illiyet bağı kurulduğu, raporun usule uygun olduğu gerekçesi ile davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf talebinde ileri sürdüğü nedenler ile kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 02.01.2016 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; kaza tarihi itibari ile geçerli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınmış rapora göre davacının %10 oranında maluliyeti olduğunun anlaşılmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar veri