WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/5329 E.  ,  2024/4771 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/217 E., 2022/312 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/570 E., 2021/804 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı araç sürücüsünün 21.01.2018 tarihinde yaptığı tek taraflı kazada yaralandığını, yoğun bakımda yattığını, uzun süre tedavi gördüğünü, maluliyet durumunun Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiği, ev hanımı olan davacının iş göremezliği olduğunu, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatını temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan talep etmiş, davacı vekili talebini 126.272,33 TL olarak artırmıştır.
Davacı vekili 06.07.2021 tarihinde fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydı ile talebini 129.505,89 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; başvuru şartının yerine getirilmediğini, temerrüde düşmediklerini, dava şartı noksanlığı nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, poliçe teminatı ve kusur oranı ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını, kusur tespiti yapılmasını, maluliyetin ispatını, kaza ile ilgili gelir elde edilip edilmediğinin bildirilmesini, müterafık kusur ve hatır taşımasının incelenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı araç sürüsünün 21.01.2018 tarihinde yaptığı tek taraflı kazada yaralanması nedeni ile maddi tazminat isteminde bulunduğu, araç sürücüsünün kazada tam kusurlu olduğuna dair rapor verildiğini, meydana gelen kazada davacının sürekli ve geçici iş göremezlik oranının belirlenmesi maksadı ile istinaf kaldırma kararı ile davalı vekilinin itirazlarınıda değerlendirilmek üzere alınan Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi tarafından verilen 10.03.2021 tarihli rapor ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının %13,1 oranında çalışma gücü kaybı bulunduğu, hesap raporu ile 123.039,65 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, davacının 10.09.2021 tarihinde ıslah dilekçesi sunmuş ise de mahkemenin 23.06.2020 tarihli kararının davacının istinaf etmediği, bu durumun davalı açısından usuli kazanılmış hak oluşturduğu bu nedenle ıslah dilekçesinin dikkate alınmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 6.466,24 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 120.806,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 127.272,24 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 04.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limiti sınırları içerisinde kalmak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla karara esasa alınan aktüerya hesaplamasında maluliyet raporunun usule ve ilgili mevzuata uygun olmadığını, sigorta şirketinin itiraza konu kararda hükmedilen geçici iş göremezlik, tedavi giderleri ve bakıcı giderleri tazminatından poliçe kapsamı gereği sorumlu olmadığını, karara esas alınan aktüer bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi uygulandığını ancak Trafik Sigortası Genel Şartları gereği hesaplamada %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması ihtimalinin kalmadığı, meydana gelen kazada davacının emniyet kemeri kullanmadığını ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davacının ev hanımı olduğu anlaşıldığı halde aktif dönem tazminatı asgari geçim indirimi (AGİ) dahil asgari ücret üzerinden hesaplandığı, gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Yerel Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK).m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, dosyanın, gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden yargılama yapılması için HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının istinaf başvurusunda bulunduğu, başvuru yapılmadığı yönünden istinafının değerlendirilmesinde dava açılmadan önce davalıya 22.03.2019 tarihinde başvurduğu bu itirazın reddi gerektiği, geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olduğu, davalı vekilinin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğini iddia etmiş ise de Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararı sonrası düzenlenecek maluliyet raporlarında 01.06.2015 tarihinden itibaren uygulanan genel şartların bu halde genel şartlarla belirlenen yönetmeliğin uygulanma imkanı kalmadığından, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin kullanılması gerektiği, genel şartlar ile getirilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin ve bu genel şartlarla belirlenen vergilendirilmiş belgeli gelir, olmadığı takdirde asgari ücretin kazanç olarak nazara alınacağı düzenlemesinin uygulanma ihtimali kalmadığı gözetilerek, PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınarak davacının muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi gerektiği, emniyet kemeri ile ilgili kaza tespit tutanağında belirsiz işaretlemesi yapıldığı, emniyet kemerinin takılı olmadığının davalı tarafından ispatı gerektiği gerekçesi ile davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçeler ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 21.01.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54'üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 99 uncu maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının 18.03.2019 tarihli dilekçesi ile davalıya başvuru yapmasına ve 21.03.2019 tarihinde davalıya dilekçenin tebliği ile 04.04.2019 tarihinde davalının temerrüde düşmüş olmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmasına, PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılmış hesaplama yönteminin davalı lehine olmasına, kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan raporda maluliyet oranının daha yüksek olması karara esas alınan ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre hazırlanan raporda maluliyet oranının daha düşük belirlenmiş olması ve bu durumun davalı lehine olmasına, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz nedenlerine gelince;
Davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda; davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen süre için Asgari Geçim İndirimi (AGİ) dâhil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan ve 01.01.2022 tarihinden itibaren Asgari Geçim İndirimi uygulamasının da kaldırılmış olması nedeniyle davacı için, iş gücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) AGİ dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekir. Bu nedenle bilirkişi raporu hatalıdır.
Açıklanan nedenlerle; davacının aktif dönemi olarak kabul edilen süreç için de AGİ dâhil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması (pasif dönem hesabının hükme esas alınan rapordaki gibi yapılması) için rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.