4. Hukuk Dairesi 2022/525 E. , 2024/3627 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1065 E. 2021/1919 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü, istinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/105 E. 2021/89 K.
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili ; 21.12.2019 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında yaralanarak malul kaldığını belirterek belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere 3.100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 04.02.2021 havale tarihli dilekçesi ile talebini 188.495,44 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, dava şartının yerine getirilmediğini, Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) maluliyet raporu alınması gerektiğini, davacının sürücünün alkollü olduğunu bilerek yolculuk etmesi nedeniyle belirlenecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını, geçici iş göremezlik tazminatı , geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin teminat kapsamında bulunmadığından reddi gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aktüer bilirkişi raporu ile davacının geçici iş gücü kaybı nedeniyle maddi zararın 3.557,16 TL, sürekli iş gücü kaybı nedeniyle maddi zararın 184.793,28 TL, tedavi ve bakım gideri maddi zararının 3.245,20 TL olmak üzere toplam 191.565,64 TL olduğunun belirlendiği, davacı ile dava dışı sürücünün arkadaş olup birlikte alkol aldıktan sonra alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına bindiği, müterafik kusur ve hatır taşımacılığı nedeniyle indirim gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 2.276,58 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 118.267,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 796,92 TL bakıcı gideri ve 1.280,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 122.621,19 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükmedilen tazminatın az olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasının hatalı olduğunu, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından davacının alkollü sürücünün aracına bilerek bindiği ve herhangi bir karşılık olmadan hatır için taşındığının sabit bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen tazminatın az olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasının hatalı olduğunu, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği, avans faizine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 87, 90, 91 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasının isabetli olmasına, davacının talebi doğrultusunda yasal faize hükmedilmiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ZMSS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir.
Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve mahkemece karara esas kabul edilen aktüer raporunda; PMF 1931 Yaşam Tablosu’na göre ve progresif rant tekniği uygulanarak tazminat hesabı yapıldığı ve bu hesaba göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada progresif rant tekniği uygulanması yerinde olmakla birlikte PMF 1931 Yaşam Tablosu'nun kullanılması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!