4. Hukuk Dairesi 2022/3872 E. , 2024/4599 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1404 E., 2022/135 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne / İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/809 E., 2021/272 K.
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.01.2013 tarihinde davacı yayaya davalının maliki ve işleteni olan otobüsün çarpması sonucu davacının %100 malul kaldığını ve sürekli bakıma muhtaç olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 10,00 TL bakıcı gideri ve belgelendirilemeyen tedavi giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 100.981,53 TL, bakıcı ve tedavi gideri talebini 145.765,39 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının zararlarının tahsili bakımından sigorta şirketine karşı dava açtığını ancak müvekkilini bu davada taraf olarak göstermediğini ayrıca müvekkiline karşı manevi tazminat istemli ayrı bir dava daha açıldığını, tek bir dava ile istenebilecek taleplerin üç ayrı davada talep edilmesinin kötüniyetli olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz talep etmesinin yerinde olmadığını, müvekkiline karşı ileri sürülen talebin zamanaşımına uğradığını, sürücünün kazada kusuru bulunmadığını, davacının ağır kusuru ile kazanın oluştuğunu, tazminattan bu ağır kusur nedeniyle de indirim yapılması gerektiğini, ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli ve 2018/809 Esas, 2021/272 Karar sayılı kararıyla; "davalı ...'ye ait otobüsün şoförünün davaya konu kazaya neden olduğunun kesin olarak belirlendiği, davalının haksız eyleminin hukuka aykırı olduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporunda davalının meydana gelen olayda %25 oranında kusurlu olduğu, maluliyet tespiti, tedavi giderleri iş göremezlik tespitine ilişkin alınan raporlar doğrultusunda alınan bilirkişi raporlarında, davacının kaza sonrasında ödemek zorunda kaldığı ve kazanç kaybında meydana gelen zarar miktarları yönünden belirlemek için alınan 11.01.2021 tarihli rapor ve tüm bilirkişi raporlarının dava konusu edilen olayın oluş ve şeklinde uygun olduğu" gerekçesi ile davanın kabulüne, 100.981,53 TL sürekli iş göremezlik ve 145.765,39 TL bakıcı ve tedavi gideri tazminatının olay tarihi olan 17.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili belediyenin otobüs şoförüne kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, aynı kazadan dolayı kötüniyetli olarak maddi ve manevi tazminat taleplerinin üç ayrı davada talep edildiğini, hesaplama yönteminin adil ve hakkaniyete uygun olmadığını, davacının müvekkili Belediyeden isteyebileceği tazminatın trafik poliçesi limitini aşan miktara yasal faiz işletilmesi suretiyle olması gerektiğini, mahkemece bu hususa riayet edilmeyerek davacının kesinleşen zararı görmezden gelinerek davacının kazadan dolayı uğradığı zararı kaza tarihinden itibaren iş bu davadan bilirkişi ek raporunun sunulduğu 14.01.2021 tarihindeki güncel asgari ücret miktarı dikkate alınarak yeniden belirlendiğini, Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/891 Esas sayılı dosyasından davacı için hesaplanan ve sigorta şirketince limit dahilinde ödenen tazminat kalemleri için dava tarihinden iş bu rapor tarihine kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak güncelleme yapıldığını ve mahkemece güncel asgari ücrete göre hesaplanan tazminattan mahsup edildiğini, 2014 yılında açılan davada limit dahilinde 250.000,00 TL bakıcı gideri tazminatı alındığını ve geriye 20.223,76 TL alacağı tazminat kalmışken bu geriye kalan 20.223,76 TL bakıcı gideri tazminatı için açılan iş bu davada 145.765,39 TL ve bu miktara kaza tarihinden itibaren işleyecek bir bedele dönüştüğünü, böyle bir kazancın adil olmadığını, haksız bir kazanç olduğunu, davacının sürekli bakıma muhtaç olduğu gerekçesiyle bakıcı gideri adı altında hesaplanan tazminat miktarını kabul etmenin mümkün olmadığını, davacının kazanın meydana gelmesinde ve sonuçlarının ağırlaşmasında ağır kusuru bulunduğunu, bu nedenle hesaplanan tazminattan davacının ağır kusuru nedeniyle müterafik kusur indirim yapılmamasının hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Aynı trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafça açılan ve kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle kesinleşen Konya 1. Ticaret Mahkemesinin 2014/891 Esas, 2016/264 Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacı lehine 198.338,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatına, poliçe teminat limiti nazara alınarak da, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 264.005,00 TL bakıcı ve faturasız tedavi gideri belirlenmiş olmasına karşın sigorta teminat limiti nedeniyle 250.000,00 TL bakıcı ve faturasız tedavi giderine hükmedildiği; hükmün belirtildiği gibi kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiği görülmüştür.
Buna göre, sözü edilen dava dosyasında hesaplanan ve hükmedilen sürekli işgöremezlik tazminat miktarı teminat limitinin altında kalıp bu kalem tazminat yönünden borç sona erdiğinden ve diğer müteselsil sorumlu davalı borçtan kurtulmuş bulunduğundan, yeniden açılan dava ile 2021 verileri dikkate alınarak hesaplanan fazla tazminat miktarından bahisle davalının iş göremezlik tazminatına mahkum edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. (Tarafların miktara ilişkin kabullerinin de usuli kazanılmış hak teşkil edeceğine dair Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2015/7624 Esas, 2018/1297 Karar; 2015/12543 Esas, 2018/8251 Karar sayılı ilamları)
Bunun dışında, yukarıda belirtildiği gibi sözü edilen mahkeme kararında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 264.005,00 TL bakıcı ve faturasız tedavi gideri belirlenmiş olmasına karşın, 250.000,00 TL sigorta teminat limiti nedeniyle bu miktar bakıcı ve faturasız tedavi giderine hükmedildiği, eldeki davada mahkemece aldırılan 23.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda ise bakıcı ve faturasız tedavi giderlerinin 270.223,76 TL olarak belirlendiği, bu iki rapor arasındaki farkın eldeki dosyada tedavi giderlerine ilişkin alınan 09.05.2019 tarihli raporda faturasız tedavi giderinin 50.000,00 TL, ilk raporda 25.000,00 TL olarak belirlenmesinden kaynaklandığı ancak, davalı vekilince faturasız tedavi giderine yönelik bir itiraz ve istinaf bulunmadığından karşı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle, eldeki dosyada tedavi giderine ilişkin belirlenen, bakıcı ve faturasız tedavi giderlerinin 270.223,76 TL miktarın esas alınması gerekeceğinden; kaza tarihi itibariyle 250.000,00 TL sağlık gideri teminat limiti üzerinde kalan 20.223,76 TL'den davalının sorumlu olması gerekeceği" gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine, 20.223,76 TL bakıcı ve tedavi gideri tazminatının olay tarihi olan 17.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince ek bilirkişi raporunun tazminat ilke ve kurallarına ve Yargıtay içtihatlarına uygun düzenlenmiş olması sebebiyle hükme esas alınmasında hata bulunmadığını, kaldı ki Bölge Adliye Mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketi yönünden sürekli iş göremezlik tazminatının eksik belirlendiği ve bakiye 3.882,40 TL daha ödenmesi gerektiği belirlenmesine rağmen bu husus değerlendirilmeden sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin yerinde olmadığını, yine önceki yargılamada sürekli bakıcı ve tedavi giderinin limiti aştığının belirlenmesine göre sigorta şirketine karşı açılan davada hüküm altına alınan miktarların yeterli olmadığı görüldüğünden iş bu davada alınan rapor tarihi itibariyle geçerli veriler esas alınarak tazminat hesaplanıp belirlenen miktarlar yasal faiz ile güncellenip tazminattan düşülmek suretiyle bakiye alacak belirlenmesi gerekirken Yargıtay içtihatlarına aykırı şekilde yapılan hesap esas alınıp İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasının yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çift taraflı trafik kazasında davalının maliki ve işleteni bulunduğu otobüsün karıştığı kazada yaralanan ve malul kalan yayanın sürekli iş göremezlik ve sürekli bakıcı ve tedavi gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!