4. Hukuk Dairesi 2022/3416 E. , 2024/2302 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/14 E., 2021/96 K.
DAVALILILAR : 1. ... vekili Avukat ...
2. ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 31.12.2008
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kaptılan) kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalıların sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, 12.02.2008 tarihinde davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve iş gücü kaybı meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline ve 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 07.04.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini maddi tazminat yönünden 107.715,00 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; maluliyeti kabul etmediklerini, davalı ... şirketinin poliçe limiti ve araç sürücüsünün kusuru oranında sınırlı sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; kusuru kabul etmediklerini, davacının kusuru ile kazanın meydana geldiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.07.2015 tarihli ve 2008/677 Esas, 2015/304 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulü ile, 107.715,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden dava tarihinden ve poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere, diğer davalı yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrüre yer vermeyecek şekilde müştereken ve müteselsilen tahsiline, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.09.2018 tarihli ve 2015/15575 Esas, 2018/7764 Karar sayılı ilamı ile "...Gerek öğretide ve gerekse uygulamada tazminat hesabında bir yıl 360 olarak kabul edilmekte bu hesaplama tarzı ayların fiili sayılarına göre değil, her ayın 30 gün olarak kabul edilmiş olması esasına dayanmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda aktif devre hesabında 365 gün üzerinden hesaplama yapılarak zarar belirlenmiş, mahkemece, tazminat hukuku ilkelerine, hesaplama yöntem ve tekniğine aykırı şekilde 365 gün esas alınarak yapılan hesaplama ile belirlenen zarar miktarı benimsenerek karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece bilirkişiden yukarıda işaret edilen hususa ilişkin olarak ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, (818 sayılı BK'nun 47. maddesi) 6098 sayılı B.K.’nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Mahkemece davalının sosyal ve ekonomik durumu yönünden araştırma yapılmamıştır. Bu yönden araştırma da yapılmak suretiyle; Belirtilen hususlar dikkate alındığında, olay tarihi, olayın meydana geliş şekli, maluliyet durumu dikkate alındığında davacı için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına ve davalı ...'un diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş; davacının karar düzeltme talebi Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.12.2019 tarihli ve 2018/6132 Esas, 2019/12523 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda alınan 15.06.2020 tarihli rapora göre davacının %14 oranında sürekli iş göremezlik durumu nedeniyle toplam maddi zararının 217.074,47 TL, tedavi giderlerinin 455,00 TL olduğunun tespit edildiği, tarafların kaza tarihi ve güncel durum itibariyle sosyo-ekonomik durumları ile ödeme kabiliyetlerinin ilgili zabıta birimleri vasıtasıyla tespit ettirildiği, davalı ...'un iştigal ettiği meslek, aylık kazancı ve bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri göz önüne alınarak bozma öncesi hükmedilen manevi tazminattan, zarar verenin mahfına sebep olunmaması, aynı zamanda zarar görenin manevi yönden tatmininin sağlanması amacıyla hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun olacağı gerekçesiyle bozma öncesi verilen karar davacı tarafça temyiz edilmemiş olduğundan usulî müktesap hak ilkesi nazara alınarak toplam 107.715,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden dava tarihinden ve poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere, diğer davalı yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrüre yer vermeyecek şekilde müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, bozma öncesi davalı tarafça maddi tazminat yönünden yapılan ödemenin mahsubuna, manevi tazminata ilişkin istemin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...' dan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası oluşturulan yeni karara itiraz ettiklerini, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıların sürücüsü/zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 46 ve 47 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!