WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/1838 E.  ,  2024/4274 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/265 E., 2021/2091 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/Davalının İstinaf Talebinin Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/119 E., 2020/254 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalanmış bulunan davalının araç maliki ve sigortalısı olduğu ve sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı aracın 03.10.2015 tarihinde seyir halinde iken ... ve... plakalı araçlara, yayalara ve ağaçlara çarparak yaralamalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, sürücünün kaza yerini terk ederek uzaklaştığını, meydana gelen kaza sonucu yaya konumunda bulunan ...in vefat ettiğini, müteveffanın eşi ... ve çocuğu ... tarafından Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1293 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, müveffanın eşi ...'ın kaza sırasında hamile olması nedeniyle çocuğunun doğması ile birlikte Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/699 Esas sayılı dosyası ile müşterek çocuk ...'e velayeten ikinci bir dava açıldığı ve ilk dava dosyası ile birleştirildiği, daha sonra müteveffanın annesi ... tarafından da Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/147 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını bu davanın da Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1293 Esas sayılı dosyası ile birleştiğini, yapılan yargılama sonucunda söz konusu dava dosyasının 12.10.2017 tarihinde karara çıktığını ve akabinde davacılar ... ..., ... ..., ... ve ... vekilleri tarafından Kocaeli 5. İcra Müdürlüğü'nün 2017/10734 sayılı icra dosyası ile ilamlı icra takibine geçildiğini, müvekkili şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinden doğan sorumluluğu nedeniyle 24.11.2017 tarihinde davacılara 327.475,55 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödediğini, söz konusu olayda tutulan kaza tespit tutanağına göre ... plaka sayılı araç sürücüsünün kaza mahalline gidildiğinde orada olmadığı, bu kazanın oluşumuna sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda (KTK) belirtilen sürücü kusurlarından 56/1-c (Araçlar arasındaki mesafe - Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadır. Yakın takip) aynı kanunun 84 üncü maddesinde belirtilen sürücü asli kusurlarından 84/d (Arkadan çarpma) kusurunu ihlal ettiğinden kazada asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, hasar tazminatını ödeyen müvekkili şirketin gerek KTK, gerekse KTK ZMSS Genel Şartları Madde B/4-f bendi uyarınca "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde zarar ve ziyana ilişkin olarak üçüncü kişilere ödenen tazminat için sigortalıya rücu etme hakkı vardır." hükümleri uyarınca fazlaya dair hakları saklık kalmak kaydıyla müvekkili şirket tarafından ödenen 327.475,55 TL tazminatın ödeme tarihi olan 24.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı sürücü olay yerini terk etmiş ise de kazanın ölümlü olması sürücünün yaralı olması nedeniyle olay yerinden ayrılmak durumunda kaldığını, kaza yerini terkin tek başına rücu sebebi olamayacağını, ispat yükünün karşı tarafta olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada alınan bilirkişi raporunda davacıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü Mehmet Arslan'ın dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığı, önce önünde seyreden bir araca arkadan çarptığı, sonra otobüs durağına savrularak durakta beklemekte olan yaya Abdulkadir ...’e daha sonra da yan yola geçip park halindeki bir başka araca çarptığı sabit olmakla KTK'nın 56 ncı maddesinin (c) fıkrası ile 84 (d) fıkrasını ihlal ettiği için olayda %100 oranında asli kusuru olduğu, yaya Abdülkadir ...’in yaya kaldırımı üzerinde nizami olarak yürürken birden savrularak gelen aracın çarpmasına karşın alabileceği bir tedbir olamayacağından olayda kusuru olmadığının tespit edildiği, gerçek zararın tespiti için, alınan hesap raporu ile zararın miktarının 542.798,90 TL olduğu söz konusu miktar davacılara ödenen 327.475,55 TL nin üzerinde olduğundan tavan zarar miktarı olarak 327.475,55 TL kabul edildiği, Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B-4.f maddesine göre; bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde ödemede bulunan sigortacı sigortalıya rücu edebileceği, somut olayda, bu açıklamalara göre ispat yükünün davalıda olduğu, davalı araç sürücüsünün olay yerini haklı sebeplerle terk ettiğini ispatlamak zorunda olduğu, davalı tarafça her ne kadar araç sürücüsünün kaza yerine gelen yaralı şahsın yakınlarının kendisine zarar vermesinden korkarak olay yerini terk ettiği belirtse de davalının söz konusu iddiasını ispat eder nitelikte delil ibraz etmediği gibi, yaşanan kazanın niteliği nazara alındığında olaydan sonra korkup kaçmanın olay yerini terk etmeye haklı bir gerekçe olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile; 327.475,55 TL'nin ödeme tarihi olan 24.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf talebinde bulunan davalı vekili istinaf dilekçesinde; araç sürücüsünün can güvenliği sebebiyle olay yerini terk etmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, sürücünün kaza esnasında alkollü olduğuna dair somut bir delil olmaması nedeniyle, araç sürücüsüne karşı yapılan rücu talebinin haksız olduğunu, davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı itiraz etme gereğinin hasıl olduğunu belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... şirketinin rücu şartları oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle başvurunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacı ...Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu vefat nedeniyle ödenen tazminatın rücuan tazmini talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 95/2 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-f maddesi.

3. Değerlendirme:
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup rücu koşullarının somut olayda gerçekleştiği anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

6502 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2 nci maddesi gereğince davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine Gönderilmesine,

07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.