WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/1795 E.  ,  2024/4990 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1462 Esas - 2021/1760 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/ Davacı ve davalının istinaf talebinin esastan reddi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Zara Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2021/82 Esas - 2021/247 Karar

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.01.2008 tarihinde davalıya ait olan davacı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile sigortalı aracın dava dışı ...nun sevk ve idaresinde iken tedbirsiz ve alkollü şekilde yaya ...a çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, dosya kapsamında bulunan 21.02.2008 tarihli bilirkişi raporundan ve araç sürücüsü ...nun ifadesinden, kazanın oluşumunda sürücünün kusurlu davranışları nedeniyle kazaya sebebiyet verdiğini, bu durumun Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/81 E - 2010/309 K sayılı dosyası ile sabit olduğunu, davalı borçlunun takibe konu trafik kazasında mevzuat gereği dikkatli/tedbirli araç kullanma yükümlülüğünü ve alkollü araç kullanma yasağını ihlal ettiğini, bu nedenle aracın sürücüsünün alkollü olması ve kazanın oluşumunda ağır kusurlu olması nedeniyle, müvekkili şirketin mağdura ödediği meblağın rücuen tahsili için davalı yandan talep ettiklerini bu nedenle Zara İcra Müdürlüğünün 2016/50 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ancak davalı tarafın haksız ve kötü niyetli şekilde yapılan takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı/borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; itirazın iptali davasının 1 senelik hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini ancak 2015 yılında İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2015/8751 sayılı dosyası ile aynı alacak iddiası sebebi ile icra takibinde bulunduğunu, bu takibe 14.05.2015 tarihinde itiraz edildiği için takibin durdurduğunu, itirazın iptali davasının ancak 14.05.2016 tarihine kadar açılabileceğini, davacının bu durumu gizleyebilmek için Zara İcra Müdürlüğünün 2016/50 sayılı dosyası ile mükerrer işlem yaptığını, bu durumun hukuka ve iyi niyete aykırı olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla nöroloji uzmanı... ile İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Ulaştırma Anabilim Dalı Karayolları ve Trafik öğretim üyesi Dr. ...'den Yargıtay içtihatı kapsamında alınan heyet raporunda sürücü...ile ilgili kaza esnasında tespit edilmiş alkol düzeyi ve trafik kazası tespit tutanağında kaydedilmiş alkolmetre ölçüm kaydı olmadığından nörolojik açıdan kazanın oluşuma alkolün münhasıran etkisi olup olmadığına dair yorum yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekii istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkeme tarafından yazılan gerekçeli kararın, salt bilirkişi raporu esas alınarak, somut ve açık gerekçeler içermeksizin hazırlandığını, bu hali ile adil yargılanma hakkının ihlaline neden olduğundan bozulması gerektiğini, yerel mahkemece hükme esas alınan raporların denetime elverişli olmayarak, eksik inceleme ile oluşturulmuş söz konusu raporlara yönelik itirazlarının değerlendirilmeyerek hüküm tesis edildiğini, dava konusu kazanın, münhasıran alkol etkisinde gerçekleştiğini, dikkate alınması gereken en önemli hususun sürücü ...nun söz konusu kazada kural ihlali, dikkatsizliği ve tedbirsizliğinin almış olduğu alkolün etkisi ve cesaret vermesi sebebi ile gerçekleşmiş olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısına rücu hakkı olduğunu ve ödenen tazminatın sigortacılık tekniğine, mevzuata ve somut olayın özüne uygun olduğunun açıkça ortada olduğunu, davalının müvekkili şirket tarafından ödenen tüm tazminat tutarından sorumlu olduğunun açıkça ortada bulunmakla, kök ve ek raporlara yönelik yapılan itirazlarının göz önünde bulundurulmadan ve gerekçesiz hüküm tesis edilmiş olmasının hukuka ve yasaya aykırılığı aleni olduğundan mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemenin vekalet ücreti yönünden davalı tüketici lehine kaldırılmasına, davalı tüketici lehine 11.311,52 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında akdi ilişkiyi düzenleyen sigorta poliçesinin sigortacının işletene rücu hakkını düzenleyen B.4/a maddesi; sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortacının zarar görene ödeme yaptıktan sonra kendi sigortalısına rücu edebileceğinin hükme bağlandığı, tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusurdan söz edildiği, alınan kusur raporların da vefat eden şahısın da %25 kusuru olduğu, dava dışı sürücünün kaza sonrası alkol raporunun alınmadığı, sürücünün alkollü olduğu yönündeki beyanının bulunduğu, ancak davacı ... kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğini ispatlayamamış olup davanın reddi yönündeki mahkeme kararının doğru olduğu, davaya konu takibin dayanağı olan alacağın destekten yoksun kalma tazminatı mahiyetinde olduğu sabit olup hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13/4 üncü maddesi hükmünde; "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağından" maktu vekalet ücretine hükmedileceği gerekçesiyle Zara Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 17.06.2021 tarih, 2021/82 Esas, 2021/247 Karar sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına aracın sürücüsünün alkollü olması sebebiyle ödenen zararın rücuen tazmini talepli icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğundan davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.