4. Hukuk Dairesi 2022/1778 E. , 2024/3470 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/302 E., 2021/12 K.
HÜKÜM/KARAR : Direnme/Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca direnme kararı yerinde ve uygun bulunduğundan davalı ... vekilinin işin esasına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmiş; yapılan ön inceleme sonucunda dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Belediyesi denetiminde toplu taşımacılık hizmeti veren davalı... A.Ş firmasına ait belediye otobüsünde şoförlük yapan davalı...'nin otobüs durağında yolcu indirip bindirmek için durakladığı esnada otobüsün basamaklarından aşağıya doğru inen müvekkili davacının inişini beklemeden, orta ve sağ dikiz aynası ile otobüsün kapı kısmını izleyerek yolcunun inişini kontrol etmeden aceleci davranıp hareket ettiğini ve müvekkilinin otobüsün basamaklarından yere düşerek yaralanmasına ve kalça kemiğinin kırılmasına sebebiyet verdiğini, tedavisi sonuç vermediğinden ikinci kez ameliyat olmak zorunda kalıp tıbbi işlemler için masraf yaptığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.560,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargının görev alanına girdiğini, diğer davalı şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin, yönetiminin ve bütçesinin bulunduğunu, aracın maliki ve işleteninin davalı şirket olduğunu, sürücü ile müvekkili arasında adam çalıştıran ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı İzulaş vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin şehir içi toplu ulaşım hizmetini görmekte olan İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı bir kamu tüzel kişisi olduğunu, kendilerine atfedilebilecek kusur bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı..., usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.04.2013 tarihli ve 2012/154 Esas, 2013/223 Karar sayılı kararıyla; davalı...'nin araç şoförü ve diğer davalıların da araç maliki ve işleten olarak olay nedeniyle oluşan zarardan sorumlu oldukları, davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, davanın trafik kazasına bağlı olarak açılması nedeniyle yargı yolu itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.437,50 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın 14.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.01.2015 tarihli ve 2013/13898 Esas, 2015/1197 Kararı sayılı kararı ile;
“… yargı yolu kavramının, bir hukuk sisteminde herhangi bir davanın o hukuk sistemine dahil yargı kollarından hangisinde bakılacağını ifade ettiği, uyuşmazlığın hangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genel koşullarından olup mahkemece re'sen dikkate alınmasının gerekli olduğu, kamu hizmeti görmekle yükümlü olan belediyenin kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi olmadığı, hizmet kusurundan dolayı açılan davaların idari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesi hükmü uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerektiği, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece kendiliğinden dikkate alınmasının zorunlu olduğu, esasen 2918 sayılı KTK'nın hukuki sorumluluğa ilişkin 85 ve onu izleyen maddelerinde araç işletenin sorumluluğu düzenlenmiş olup idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğunun bu yasa kapsamı dışında tutulduğu, somut olayda, davanın, davalı ... A.Ş.'ye işleten sıfatı ile açıldığı, davalı ... açısından açılan dava denetim görevinin ihmaline yani hizmet kusuruna dayandırıldığından davanın tam yargı davası olarak İdare mahkemesinde açılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin isabetli bulunmadığı…” gerekçesiyle davalı ... yönünden karar bozulmuş; “… dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı... vekili ve davalı ... Ulaşım Hizmetleri ve Mak. San. A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerektiği...” gerekçesiyle diğer davalı... ve davalı ... Ulaşım Hizmetleri ve Mak. San. A.Ş. yönünden karar onanmıştır.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2015/219 E., 2015/272 K. sayılı kararı ile direnme adı altında verilen karar, davalı ... Başkanlığının temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.07.2020 tarihli ve 2020/17-323 E., 2020/536 K. sayılı kararı ile; mahkeme kararının usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun usul yönündeki bozma kararına uyularak önceki gerekçe ile direnme kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili; hizmet kusurundan dolayı açılan davanın idari yargıda tam yargı davası olarak açılması gerektiğini, davaya konu kazaya neden olduğu iddia edilen araç sürücüsünün... olduğu, aracın maliki ve işletenin de İZULAŞ olduğu, bu durumda müvekkil ...'ndan ayrı bir tüzel kişiliği, yönetimi, bütçesi olan diğer davalı şirketin maliki ve işleteni olduğu araç ile müvekkilinin hukuki bir bağının bulunmadığını, davacının ciddi bir yaralanmasının bulunmadığını, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacı talepleri arasında yer alan sağlık giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Hukuk Genel Kurulunca Verilen Gönderme Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.11.2021 tarihli ve 2021/(17) 4-486 Esas, 2021/1422 Karar sayılı kararı ile; "... Somut olayda kazaya karışan aracın özel halk otobüsü olarak faaliyet gösterdiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı kısmen veya tamamen özelleştirmeyle kent içi ulaşımın özel kişilerin mülkiyetindeki otobüs veya midibüs gibi araçlarla yapılması hâlinde esasen toplu taşımacılık yetkisinin ilgili belediyeye ait olması, toplu taşımacılık hizmetinin ilgili belediye adına yapılmakta olması, halk otobüsü üzerinde ilgili belediyenin yazı ve ambleminin bulunması, belediyelerin bu özel halk otobüslerinin işletilmesi, denetlenmesi konusunda yetkili olması göz önüne alındığında bu motorlu araçların verdiği zararlar nedeniyle ilgili belediyenin de KTK'nın 85/I. maddesi gereğince sorumlulukları bulunmakta olduğundan davanın çözüm yerinin adli yargı olduğu, hâl böyle olunca mahkemenin yukarıda açıklanan hususlara değinen direnme kararının yerinde olmadığı, ne var ki, Özel Dairece bozma nedenine göre diğer temyiz itirazları incelenmediğinden bu yönde inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği" gerekçesiyle karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Belediyenin denetimindeki belediye otobüsünden inerken düşen yolcunun yaralanması nedeniyle tedavi giderinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dairemizce yeniden yapılan incelemede; temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'na yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!