WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAIRESI

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/16408 E.  ,  2024/2285 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/44 Esas-2022/814 Karar
DAVA TARİHİ : 28.08.2012
KARAR : Davanın kısmen Kabulü

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya sigortalı, davalının maliki olduğu iş yerinde bina su tesisatındaki kusur nedeniyle dahili su hasarı meydana geldiğini, sigortalının zararlarına karşılık sigortalıya 13.388,00 TL ödeme yapıldığını, Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesi uyarınca ortaya çıkan zarardan davalının sorumlu olduğunu açıklayıp sigortalıya ödenen tazminatın rücuen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın kullanımı sırasında gerekli tadilat ve bakımların yapılmaması nedeniyle ortaya çıkan zarardan davalının sorumlu olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; 19.02.2019 tarihli ve 2018/422 Esas, 2019/202 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.11.2020 tarih ve 2019/2805 Esas, 20120/7460 Karar sayılı bozma ilamı ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "... bilirkişi yapılan tespit sonucu; böyle bir olayda su borularının eskiyerek patlaması ihtimalinin yüksek olduğu kanaatinin oluştuğu belirtilmiş olmakla, patlayan su borusunun ana borulardan olup olmadığı, taşınmazın görünür kısımlarında olup olmadığı, sigortalının bu borulardaki eskimeyi görüp bakım ve onarımının yapılması konusunda bir önlem alıp alamayacağı hususlarında sigortalının müterafik kusuru da değerlendirilerek belirlenecek kusuru dışında kalan kusurun TBK’nun 69. maddesi gereğince davalı taşınmaz malikinin kusursuz sorumluğu dahilinde olacağı (davalı bina malikinin sorumluluğundaki kusurdan dolayı, varsa diğer kusurlulara rücu edebilmesinin mümkün olmasına göre) gözetilerek ve sigortalı ile davalı arasındaki Vakıf Taşınmazlarının Kiraya Verilmesi Genel Şartnamesi 12 nci maddesinde yer alan; "su, havagazı, elektrik giderleri, çevre temizlik vergisi, yakıt, yönetim, kaloriferci, kapıcı, bekçi gibi tüm işletme giderleri ile kullanmadan doğacak koruma, bakım ve onarımların tamamının kiracıya ait olduğu" şeklindeki hükmü de değerlendirilerek, yeni bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi..." gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; sigortalının 04.09.2011 tarihinde sabah erken saatte iş yerine gittiğinde hasar ile karşılaştığı ve ivedi olarak suyun tahliyesi için itfaiyeden destek aldığı, su sızıntısına neden olan yıpranmış çelik flex hortumun ayaklı lavabonun ayak kısmı ile örtülmesi sebebiyle yıprandığının ya da onarılması gerektiği veya onarılması veya bakımı için yapı malikine bildirimde bulunmasının hayatın akışı içerisinde kiracı konumunda olan sigortalıdan beklenilmesinin mümkün olmaması, bilirkişi raporunda çelik flex hortumunun patlama sebebinin metal ile suyun kimyasal tepkimeye girerek paslanması, paslanma sonucu hortumun delinmesi olarak tespit edilmesi dikkate alındığında zararın doğumunda ya da artmasında sigortalının etkisinin bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde TBK'nın 52 nci maddesi kapsamında tazminat miktarının indirilmesi koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.986,61 TL maddi tazminatın 16.11.2021 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre karar, usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, 29.02.2024 tarihinde Üye ...'ın karşı oy ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY
Davaya konu zararın kaynağı ayaklı lavabonun bataryasına su taşıyan boruların patlaması ile ilgili olduğu davacının dava konusu yeri 12.11.2009 yılında kiraladığı ve olayın 16.11.2011 yılında yani davacının kiralanan yeri kullanmaya başladıktan iki yıl sonra gerçekleştiği kiracının kullanılmakla eskiyen ve aşınan boruların kiracı tarafından değiştirilmesi gerekir. Türk Borçlar Kanunu 317. maddesi uyarınca kiracı bu tür bakım giderlerinden kendisi sorumludur. İki yıl bu borularda bir problem olmadığına göre ve iki yıldır davacı kiracının bu lavaboyu kullandığına göre bu boruların sağlam teslim edildiği noktasında tereddüt bulunmamaktadır. Kiracı kullanılmakla eskiyen parçaları zaman zaman inceleyerek yenisi ile değiştirmesi gerekirken bunu ihmal etmesi sonucu zarar ortaya çıkmıştır. Burada davalı malikin bir sorumluluğu olmadığından kararın bu gerekçeler ile bozulması gerekirken çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.