4. Hukuk Dairesi 2022/16157 E. , 2024/3665 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/703 E., 2022/817 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul- Davalıların istinaf taleplerinin kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/663 E., 2021/670 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli kararı ile kararın kesin olması nedeni ile temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ek kararı davacı vekili kararı tarafından temyiz edilmekle Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerinin kesinlik sınırının alında olduğu gerekçesiyle verilen Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2020 tarihli ek kararınına ilişkindir.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli kararı ile davacı lehine maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile sürekli iş göremezlik tazminatının reddine, 5.616,24 TL geçici iş göremezlik tazminatına karar verilmiştir. Davacı tarafından 114.575,29 TL maddi tazminat, 15.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 129.575,29 TL talep edilmektedir. Davacı tarafından temyize konu edilen miktar 113.949,05 TL olup karar tarihi olan 30.06.2022 tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin üzerinde bir miktar olduğundan, kararın kesin olmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya trafik sigortalı aracın 17.05.2017 tarihinde yaptığı kazada yaralandığı, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili, davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Ticaret A.Ş.'den tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili talebini 5.616,24 TL olarak artırmıştır.
Davacı vekili talebini 114.575,29 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava açılmadan önce sigortaya başvuru zorunluluğunun gereği gibi yerine getirilmediğini, dava açılmasına sebebiyet vermediklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını, kaza yapan aracın 26.05.2016-26.05.2017 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, davacının müterafık kusurun tespiti ve maluliyetin tespitini talep ettiklerini, olayın iş kazası olup olmadığının araştırılmasını, ticari faiz talebinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sorumlulukları olmadığını, manevi tazminat isteminin fahiş olduğunu, sadece bilet firması olduklarını, kusursuz sorumlu olduklarını, bu nedenle manevi tazminat talebini kabul etmediklerini, şehirler arası yolcu taşımacılığı yapan firmalarda kasko ve can sigortası mevcut olup bu poliçelerde manevi tazminat klozu da bulunduğunu ve öncelikle taleplerin bu poliçelerden talep edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya sigortalı araçta yolcu olan davacının 17.05.2017 tarihinde meydana gelen kazada yaralanması nedeni ile sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorularak dava konusu araç ile ilgili bilgi ve belgelerin toplandığı, dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edildiği ve 30.11.2020 ile 19.07.2021 tarihli raporların ibraz edildiği, davacı vekilinin talebini 114.575,29 TL olarak artırdığı, dosya arasına celp edilen ceza dosyasından alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu, trafik bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağına göre davacının yolcu olarak bulunduğu sigortalı araç sürücüsünün kazada tam ve asli kusurlu olduğu, yolcu olan davacının kazada atfı kabil kusuru olmadığı, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin 18.05.2021 tarihli raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının %7,2 oranında çalışma gücü kaybı bulunduğu, 4 ay geçici iş göremezlik süresi olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişiden alınan raporda davacının 114.575,29 TL zararının belirlendiği, davacının taleplerini artırdığı, her ne kadar davacı vekilinin davada iki kere artırım yapmış ise de davanın belirsiz alacak davası olduğu, davacının kazada maluliyetinin olduğunun belirlendiği, tarafların sosyal ekonomik durumu dikkate alınınca manevi tazminata karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 114.575,29 TL maddi tazminatın davalı ... Tic. A.Ş. bakımından olay tarihi 17.05.2017'den, diğer davalı Halk Sigorta A.Ş. bakımından ise temerrüt tarihi 06.07.2017'den itibaren işleyecek ticari faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 17.05.2017'den itibaren işleyecek ticari faizle birlikte davalı ... Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... A.Ş. vekili; davacının maluliyetinin tespitine dair raporda yanlış ölçüt kullanıldığını ve manevi tazminatın miktarının fahiş olduğunu ifadeyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir
2. Davalı ... vekili; davacının maluliyetinin tespitine dair raporda yanlış ölçüt kullanıldığını, sıralı sistem olduğu halde bu hususun dikkate alınmadığını, geçici iş göremezliğin ileri sürülemeyeceğini, hesap raporunun TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yerine, teknik faiz olması gerektiğini ifadeyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, geçici iş göremezlik tazminatından davalıların sorumlu olduğu, sıralı sorumluluk olduğu yönündeki istinaf nedenlerine gelince, dava konusu kazaya karışan otobüs lehine kasko sigortası olduğu, Anadolu Sigorta A.Ş.'nin 297588016 poliçe numarasına sahip olduğu belirtilmiş olsa da 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 6704 sayılı yasa ile ortadan kalktığı, kaza tarihi olan 17.05.2017 tarihinde olan kaza nedeniyle bu yasa uyarınca uygulama yapılmasının uygun olmayacağı, başvuru esnasında sağlık raporunun sunulduğu, davalı kurumun isteminin ise talepleri sürüncemede bırakacak nitelikte olduğu, kaza tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 18.05.2021 tarihli raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre davacının tedavi süresinin 4 ay olduğu, maluliyet oranının ise %7,2 olarak belirlendiği ve anılan raporun 1. sayfasında ise kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmede davacının tedavi süresinin 4 ay olduğu, maluliyet oranının ise % 0 olarak belirlendiği halde, % 7,2 oranı dikkate alınmasının hatalı olduğu, manevi tazminat miktarının yerinde olduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin kalıcı maluliyet oranı haricindeki istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden bir kısım istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1 nci fıkra (b-1) bendi gereğince esastan reddine, davalılar vekilinin kalıcı maluliyet yönünden istinaf isteminin HMK'nın 353/1 nci fıkra (b-2) bendi gereğince kısmen kabulüne, Van 4. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'nin 23.09.2021 Tarih, 2018/663 Esas 2021/670 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile sürekli iş gücü zararına dair davanın reddi ile 5.616,24 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... Tic. A.Ş. bakımından olay tarihi 17.05.2017'den, diğer davalı Halk Sigorta A.Ş. bakımından ise temerrüt tarihi 06.07.2017'den itibaren işleyecek ticari faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 17.05.2017'den itibaren işleyecek ticari faizle birlikte davalı ... Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporları arasındaki uyumsuzluğun giderilmeden eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kısmen ret kararı verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücreti verilmediği gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 17.05.2017 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yir alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; kaza tarihi itibari ile geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli maluliyetinin olmadığının belirlenmiş olmasına, reddedilen maddi tazminat miktarı bakımından davalılar lehine Avukatlı Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasına uygun vekalet ücreti takdir edilmiş olmasına göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ... davalı ...Ş.'ye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!