4. Hukuk Dairesi 2022/1535 E. , 2023/11983 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/124 E., 2021/219 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalı ... (Güneş) Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacılar vekili ile dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan sevk ve idaresindeki, davalı ...'e ait, davalı ... şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olan plakalı araç ile davacılardan ...'in davacı ...'den haricen satın aldığı ancak trafik kaydını üzerine almadığı, sevk ve idaresindeki plakalı aracın 07.05.2006 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu, araçta hasar oluştuğunu, delil tespiti dosyası üzerinden hasar bedelinin tespit edildiğini, bu kazada davacı ...'in ağır yaralandığını, adı geçen davacının kuyumcu olması nedeniyle çalışamadığı sürede kazanç kaybına uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile araç hasar bedeli için 5.000,00 TL, tedavi gideri için 500,00 TL, mahrum kalınan ticari kazanç için 500,00 TL olmak üzere 6.000,00 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek banka faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının maddi tazminat kalemlerini açıklaması gerektiğini, davaya konu trafik kazasında tüm kusurun davalıda olduğu iddiasının kabul edilmediğini, davacının araç hasarına yönelik yaptırdığı tespite itiraz ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... (Güneş) Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigorta poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davalının manevi tazminattan sorumlu olmadığını, davalının temerrüdünün söz konusu olmadığını, bu nedenle faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dahili davalı ... Kurumu İl Müdürlüğü beyan dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun gereği davalı kurumun sorumlu tutulacağı giderlerin zamanaşımına uğradığını, maddi tazminat açısından sorumlulukları bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2013 tarih, 2006/394 esas, 2013/900 karar sayılı kararı ile; meydana gelen trafik kazasında davacı ...'in alkollü araç kullanmasının etkisiyle karşı taraftaki davalı sürücü 'ü etkilediği ve direksiyon hakimiyetini sağlayamadığı, bundan dolayı karayolu üzerinde zik zak yaparak karşı taraftaki sürücüyü yanıltıp trafiği tehlikeye düşürmesi sonucu kazaya sebebiyet verdiğinden birinci derecede asli kusurlu olduğu, davalı ...'ün kazayı önlemek amacı ile sola doğru manevra yaparak karşı şeride geçmesi sonucu ikinci derecede tali kusurlu olduğu, davacının aracında meydana gelen toplam hasar bedelinin 9.666,44 TL olduğu gerekçesiyle, maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden 900,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 07.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,(davalı ... yönünden dava tarihi olan 01.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak üzere); davacı ... yönünden 2.970,27 TL tedavi giderinin davalı ... (Güneş) Sigorta AŞ. şirketinden dava tarihi olan 01.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti dahilinde tahsiline, 36,92 TL kazanç kaybı tazminatın kaza tarihi olan 07.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... yönünden dava tarihi olan 01.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak üzere), manevi tazminat yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... (Güneş) Sigorta A.Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 05.07.2018 tarih, 2015/13409 Esas, 2018/6837 Karar sayılı ilamı ile; "...Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi,tedavi giderleri ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, davacının meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan davacı ... lehine tedavi giderleri tazminatının ödenmesine karar verilmiş olup, tarafların kusur oranı, davacının yaralanma derecesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alınarak davacı ... için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan şekilde manevi tazminat talebinin reddine hükmedilmesi uygun görülmemiştir. Somut olayda davacı ... trafik kazası sonucu yaralanmış ve tedavisi ile ilgili fatura ibraz etmiştir. Bu durumda mahkemece, yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59. ve geçici 1. maddesi gereği Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğuna geçen tedavi giderleri ve yol giderlerinin de dava konusu olduğu gözetilerek, SGK'nın davaya dahil edilmesinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre; sigorta şirketi KTK 85-91 ve BK hükümlerine göre hükmedilen gerçek zarar miktarından ve ferilerinden kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumludur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 80 oranında kusurlu olduğu belirtilmesine rağmen kusur indirimi yapılmadan tedavi giderleri yönünden sigortanın sorumluluğuna hükmedilmesi isabetli değildir." gerekçesiyle kararın bozulmasına, davalı ... (Güneş) Sigorta A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddedilmesine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sosyal Güvenlik Kurumu'nun bozma ilamına uygun olarak davaya dahil edildiği, davaya konu kazanın meydana gelmesinde %80 kusuru bulunan davacı araç sürücüsünün kusuru oranında indirim yapılarak davalı ... şirketinin tedavi giderlerinden sorumluluğunun kapsamının belirlendiği, davacının kazanın meydana gelmesi sonucu yaralanmasından kaynaklı olarak kusur durumları da gözetilerek bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, maddi tazminat talebi yönünden davacı ... yönünden 900,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ... yönünden dava tarihi olan 01.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak üzere), davacı ... yönünden 594,05 TL tedavi giderinin davalı ... (Güneş) Sigorta A.Ş.'den dava tarihi olan 01.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti dahilinde alınarak davacıya verilmesine, 36,92 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ... yönünden dava tarihi olan 01.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak üzere), davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Tennur Gün ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile dahili davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; tedavi giderlerinin tamamından davalı ... Kurumu'nu sorumlu tutması gerekirken davalı ... şirketinin sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Dahili davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının taleplerinin 5510 sayılı Kanun kapsamında zamanaşımına uğradığını, dahili davalının olaydan 2021 yılında haberdar olduğunu, davacının da kuruma herhangi bir başvurusunun olmadığını, bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, dahili davalının yalnızca 6111 sayılı Kanun kapsamında belgeli tedavi giderlerinden sorumlu olduğunu belirterek aleyhe olan kısımlar yönünden kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalılardan sevk ve idaresindeki, davalı ...'e ait, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan 0 plakalı araç ile, davacılardan ...'in davacı ...'den haricen satın aldığı ancak trafik kaydını üzerine almadığı, sevk ve idaresindeki plakalı aracın 07.05.2006 tarihinde çarpışması sonucu, davacıların maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesinin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile davacı ... yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olmasına, bozma kapsamında kalan kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılamamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ile dahili davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili ile dahili davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca dahili davalıdan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
Davacılar:
269,85 TL 0.H.
59,30 TL P.H.
210,55 TL Kalan
KARŞI OY
Dosya kapsamından, davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 2.970,27 TL tedavi giderinin davalı Güneş Sigorta A.Ş'den tahsiline dair verilen kararın davacılar vekili ve davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59 ve geçici 1 inci maddeleri gereği SGK'nın sorumluluğuna geçen tedavi giderleri ve yol giderlerinin de dava konusu olduğu gözetilerek, SGK'nın davaya dahil edilmesinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozmaya uyulmasından sonra SGK'nın davaya dahil edildiği ancak SGK bakımından hüküm kurulmadığı, davacı ... yönünden 594,05 TL tedavi giderinin yine davalı Güneş Sigorta A.Ş'den tahsiline karar verildiği anlaşılmakla; davaya dahil edilen SGK bakımından tedavi giderleri yönünden hüküm kurulması gerekir.
Ayrıca, 5502 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi ve 492 sayılı Kanun'un 13/j maddesi uyarınca dahili davalı SGK harçtan muaf olduğu halde mahkemece harçtan sorumluluğuna karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan sebeplerle yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!