WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/14017 E.  ,  2024/3762 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/11 E., 2022/272 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü

Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş; verilen kararın temyizi üzerine hükmün bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı bankanın davacı şirketçe sigortalandığını, poliçe vadesi içinde 28.02.2011 tarihinde mülkiyeti davalıya ait taşınmazdaki pis su tesisatından akan suların sigortalı banka şubesine girmesi neticesinde su hasarı meydana geldiğini, hasar nedeniyle sigortalısına 8.312,00 TL ödendiğini, ödenen tazminat sebebiyle sigortalısının haklarına halef olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.312,00 TL tazminatın 28.02.2011 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hasarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.10.2013 tarihli ve 2011/584 Esas, 2013/544 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 6.279,73 TL'nin ödeme tarihi olan 03.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 27.10.2016 tarihli ve 2014/5713 Esas, 2016/9457 Karar sayılı kararı ile; "Kira ilişkisine dayalı uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olmasına göre mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesinin doğru görülmediği " gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 22.03.2018 tarihli ve 2017/384 Esas, 2018/124 Karar sayılı kararı ile davacı ... olup, haklarına halef olduğu dava dışı sigortalının dahili su nedeniyle meydana gelen zararını karşıladığı, davalıdan karşılanan bu zararın tazmin edilmesini talep ettiği, davacının sigortalısının davalı ile aralarında kira sözleşmesi bulunduğu, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin incelenmesinden, sözleşmenin 16 ncı maddesinde kiralananda meydana gelen hasar, arıza ve kusurlar nedeniyle kiracının öncelikle kiraya verene yazılı bildirimde bulunması, kiraya verenin kusuru gidermek için harekete geçmemesi halinde kiracının onarımı gerçekleştirebileceği ve masrafları kiraya verenden tahsil edebileceğinin düzenlendiği, somut olayda, davacının sigortalısı olan kiracının meydana gelen dahili su nedeniyle kiraya verene herhangi bir bildirimde bulunmaksızın doğrudan davacı ... şirketine başvuruda bulunarak ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinin anlaşıldığı, davacının da kiracı sigortalısının halefi olması sebebiyle aynı haklara sahip olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.10.2020 tarihli ve 2018/5129 Esas, 2020/5162 Karar sayılı kararı ile; "Kira sözleşmesinin anılan hükmünün temerrüt bakımından önem arz etmekte olup davanın bu nedene dayalı olarak reddedilmesini yerinde olmadığı, bozma öncesi bilirkişilerce yapılan tespit sonucu pis su giderinin hangi daireden atılan nesne ile tıkandığı tespit edilemez ise de bununla birlikte tesisatın eski olması nedeni ile zamanla küçük nesneler hatta yağ ve sabun artıkları nedeni ile de tıkanma olabileceği belirlenmiş olmakla, bu hususun binanın mufazasındaki kusur olarak kabul edilmesi gerektiği, bina maliki olan davalının bu nedenle meydana gelen zarardan kusursuz olarak sorumluluğu bulunduğu göz önünde bulundurularak değerlendirilme yapılması gerektiği ve yine davalıya ait taşınmazda uzun süreden beri kiracı olan dava dışı sigortalı Bankanın da meydana gelen zararın artmasında müterafik kusuru varsa bu husus da araştırılmak suretiyle oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 14.04.2022 tarihli ve 2021/11 Esas, 2022/272 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 4.186,49 TL'nin ödeme tarihi olan 03.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davanın 4.125,51 TL'lik kısmının reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen (ikinci bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizi dilekçesinde; Yargıtay ilamında da kabul edildiği üzere zararın meydana gelmesinde davalının kusursuz sorumlu olduğunu, bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada ibraz edilen ve karara esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamında belirtilen hususları karşılamaktan uzak, denetime uygun olmadığı gibi zararın artmasında davacının sigortalısının müterafik kusurunun hangi nedenlerle olduğu görüşüne dayanak objektif kriterler içermediğini, davacının sigortalısının zararın artmasında kusurunun olduğuna dair somut gerekçeler içeren tespitler yapılmadığını, hangi eylem ve davranışı gereğince kusurlu olduğunun açıklanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili temyizi dilekçesinde; sigortalının dahili su nedeniyle bina sahibi müvekkiline ihbar yükümlülüğünden hiç bahsedilmediğini, sgortalı bankanın, söz konusu gayrimenkulde 40 yılı aşkın süredir kiracı olarak bulunduğunu, tesisatın kullanımı ve kullanma sırasındaki bakımsızlığının, kiracıya atfı kabil bir kusur olduğunu, bu nedenle sorumluluğun sadece ve sadece kiracı bankaya ait bulunduğunu, gerekçeli kararda ortak giderlerden kaynaklanan zararlardan sadece kat maliklerinin sorumlu tutulacağının belirtildiğini, söz konusu olayda kiracının ihmali davranışının değerlendirilmediğini ve asli sorumluluğun kiracıda olduğu halde başkalarına hasredilmesinin yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesi ile gerekçeli kararda davacı isimlerinin farklı olduğunu, taraf değişikliğinin hukuka aykırı bir şekilde gerkçekleştiğini, kiracının sükna hakkı nedeniyle sorumluluğunun mahkeme tarafından tartışılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; işyeri sigorta poliçesi kapsamında dahili su hasarı nedeniyle ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301 inci maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacıya ve davalıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.