WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/1361 E.  ,  2024/4850 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/309 - 2020/441
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki olduğu işyerini davacının sigortalısı ...'e kiraladığını, işyerinde 07.02.2011 tarihinde yangın çıktığını ve yangın nedeniyle meydana gelen hasar karşılığı 53.304,92 TL'nin sigortalıya ödendiğini, davalı işyeri sahibinin BK 250 maddesi kapsamında sorumluluğunu yerine getirmeyerek olaydan ve hasardan sorumlu olması nedeniyle hasar bedeli karşılığı davalı aleyhine Gebze 1. İcra Müdürlüğünün 2011/3580 sayılı icra dosyası üzerinden takip başlattıklarını, davalının yapılan icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yetki itirazında bulunarak bu yönden davanın reddine, işin esası yönünden ise meydana gelen hasarın kiracı-sigortalı olan iş yeri kullanıcısının hatasından meydana geldiğinin raporlarda da belirtildiği bu çerçevede iş yeri maliki davalının olayda kusuru olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEMENİN İLK KARARI
Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17.03.2015 tarih ve 2012/281-2015/92 sayılı kararı ile; söz konusu olayda davalının kusuru olmadığı gibi meydana gelen hasardan da sorumlu tutulamayacağı bu çerçevede sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş; Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 28.03.2019 tarih ve 2016/1918 - 2019/3769 sayılı kararı ile; sigortalı ile davalı arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden doğduğu, bu durumda davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 115/2 nci maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; görevsizlik kararı verilmiş ve yukarıda belirtilen görevli mahkemece yapılan yargılama neticesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 61 vd maddeleri kapsamında kusur sorumluluğuna ilişkin hükümler ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 69 uncu maddesi gereğince, bina sahibinin kusursuz sorumluluğuna dair hükümler kapsamında söz konusu çıkan yangında davalı tarafın kusuru bulunmadığı gibi, yapıdaki bozukluk veya yapım eksikliğinden doğan bir zararın bulunduğunun da tespit olunmaması kapsamında davacının davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Türk Borçlar Kanunu'nun 69 uncu maddesinde düzenlenen sorumluluğun yerleşik yargı kararlarında da belirtildiği üzere kusursuz sorumluluk hali olup, objektif özen yükümlülüğünden doğan ağırlaştırılmış bir sorumluluk hali olduğunu bu nedenle davalının kusursuz sorumluluk ilkesi gereği sorumlu olduğunu belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından işyeri sorumluluk sigortası ile teminat altına alınan iş yerinde çıkan yangın nedeniyle ödenen tazminatın itirazın iptali yoluyla rücuen tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun mevzuata ve denetime uygun olup hüküm vermeye yeterli olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,

16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.