WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2022/12901 E.  ,  2024/4424 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/171 Esas, 2022/439 Karar
DAVA TARİHİ : 17.09.2014
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu maluliyet nedeniyle tazminat talebine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.10.2012 tarihinde... plakalı aracın, tescilsiz motosiklete çarpması sonucunda motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkili davacının yaralandığını, yapılan inceleme sonucunda müvekkilinin %5 oranında sürekli sakat kaldığını, davalı kurum tarafından müvekkiline 18.03.2013 tarihinde 6.100,00 TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkilinin mağduriyetini davalı kurum tarafından ödenen miktarın çok üzerinde olduğunu, iddia ederek 2.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; talebini 25.895,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; motosikletin tescilsiz ve plakasız olması nedeniyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına (ZMSS) tabi olamayacağını ve bu araç için poliçe yaptırma zorunluluğundan bahsedilemeyeceğini, kazada davacının kusurlu olduğunu, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini ve yapılan bir ödeme var ise mahsubunun gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2014/566 Esas, 2016/95 Karar sayılı kararıyla; davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %65 kusurlu olduğu kabul edilerek ayrıca hatır taşıması nedeniyle de indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne 15.225,40 TL'nin karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.04.2019 tarihli ve 2016/8621 Esas 2019/4522 Karar sayılı ilamıyla; "davacının kazadan kaynaklanan %8,1 oranındaki maluliyetinin derecesi ve niteliğine göre, askerliğe engel teşkil edip etmeyeceğinin (maluliyet raporu eklenerek yazılacak yazı ile) ilgili askerlik şubesinden sorulması ve alınacak cevaba göre askerlikte geçireceği sürede de efor tazminatı verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi, davalı ... tarafından dava tarihinden önce ödenen tazminatın güncellenmiş tutarının düşülmesi gerektiğinin düşünülmemesi, davacı tarafından dava dilekçesinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunulmasına rağmen mahkemece talep aşılarak geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu" gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının yargılama devam ederken askerlik görevini ifa ettiği de dikkate alınarak, dosyada bulunan aktüer hesap raporuna göre belirlenen tazminattan önce kusur durumuna göre hesap yapılmış, daha sonra davalı tarafından ödenen miktarın güncellenmiş hali mahsup edilmiş ve bozma öncesi mahkemece hatır taşıması olduğu gerekçesiyle yapılan ve davalı lehine usuli kazanılmış hak olduğu kabul edilen %20 hatır taşıması indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne, 20.919,01 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasının hatalı olduğunu ve yapılan takdiri indirim nedeniyle aleyhe vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece mahsup ve hatır taşımasına yönelik yapılan indirimin hatalı yapıldığı, öncelikle belirlenen tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiği, bulunan miktardan da davalı tarafından yapılan ödemenin güncel halinin mahsubunun gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ZMSS poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp maddi tazminat talebinde bulunmuş, davalı vekili, davacıya yeterli ödeme yapıldığını, davacının karşılanmamış zararı kalmadığını ileri sürmüş, mahkemece davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş tutarının mahsubu sonrasında kalan miktardan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak ortaya çıkan tazminat miktarı hükme esas alınmıştır.

Davalı sigorta şirketi, gerçek zarardan sorumlu olup varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; trafik kazasının oluşumunda zarar görenin kusuru varsa (birlikte kusur) bu oranda indirim yapılması, hatır taşıması varsa TBK'nın 51 inci ve KTK'nın 87 nci maddeleri uyarınca indirim yapılması, zarar görenin olayın oluşumunda etkili olmamakla beraber zararın oluşumunda veya artmasında kusuru varsa (müterafik kusur) kalan tazminattan bu sebeple indirim yapılması biçiminde olmalıdır.

Zarar görenin birlikte kusuru, hatır ve müterafik kusur indirimleri yapıldıktan sonra, sorumlular tarafından bir ödeme yapılmış ise ödenmesi gereken tazminattan en son bu ödemelerin mahsubu ve hükmedilecek tazminat miktarının belirlenmesi gerekir.

İlgili Kanun maddeleri incelendiğinde kusur, hatır ve müterafik kusur bir indirim sebebi olarak sayılmasına karşın zarar sorumlularınca yapılan ödemeler bir indirim nedeni olarak gösterilmemiştir. Kaldı ki ödemeler tazminatı belirlemede bir indirim sebebi olmayıp Yargıtay uygulamaları ile artık yerleşik ... geldiği gibi borcu sona erdiren bir nitelik taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulu 03.05.2017 Tarih 2017/2097 E., 2017/894 K.).

Belirlenen zarardan öncelikle indirilecek yararlar zarar görenlerin bizatihi zarar sebebiyle yapmaktan kurtuldukları (örneğin 18 yaşından küçük bir çocuğun ölmesi sebebiyle talep edilen destekten yoksun kalma tazminatında anne ve babanın o çocuğun kazanç sağlayacağı yaşa gelinceye kadarki yetiştirme giderlerinden kurtulmaları gibi) masraflar veya zarar sebebiyle elde ettikleri (örneğin araç hasarları sebebiyle istenilen tazminatlarda aracın sovtaj bedeli gibi) faydalardır. Oysa zarar sorumluları tarafından yapılan ödemeler zararın tazmini amacıyla yapıldığından denkleştirilecek yarar kapsamında değerlendirilemez. (Yargıtay 11. HD’nin 27.03.1972 tarih ve 1398-1503; yine aynı Dairenin 06.11.2008 tarih 3948-12426; Yargıtay 9. HD’nin 16.11.1979 tarih ve 11805-12844; Yargıtay HGK’nın 24.03.1976 tarih 660-1157 sayılı kararları).

Bu durumda mahkemece, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, gerekirse ek bilirkişi raporu almak suretiyle hesaplama yapılarak bulunacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

3. Davacı lehine hesaplanan tazminattan, hatır taşıması nedeniyle mahkemece yapılan indirim sonucu belirlenen tazminat tutarı hüküm altına alınırken, davanın kısmen reddine karar verildiğinden, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa, yasal düzenlemeler gereği 6098 sayılı TBK’nın 51 inci maddesinden kaynaklanan hatır indirimi nedeniyle davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği göz önüne alınması gerekirken, davalı yararına hatır taşıma indiriminden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.