4. Hukuk Dairesi 2022/123 E. , 2024/3217 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/285 Esas – 2021/745 Karar
ASIL DAVA
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2010/582 Esas – 2010/603 Karar
vekili Avukat ...
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/217 Esas – 2014/238 Karar
Vekili Avukat ...
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/131 Esas – 2017/150 Karar
Vekili Av. ...
Vekili Av. ...
2-.. Vekili Av. ...
3-Güvence Hesabı
Vekili Av. ...
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; 21.04.2010 tarihinde karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkiline davalı ...'nin sevk ve idaresindeki aracın çaptığını ve müvekkilinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, olaydan sonra müvekkilinin bir çok ameliyat geçirdiğini ve uzun süre tedavi gördüğünü, büyük acı ve sıkıntılar çektiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 5.000,00 TL maddi tazminat ve 40.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 45.000,00 TL tazminatın davalı ...'den tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili birleştirilen ... Asliye 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/582 Esas ve 2010/603 Karar sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; asıl davaya konu trafik kazasına karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin bulunmadığı gerekçesiyle 5.000,00 TL maddi tazminatın davalı ...'ndan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili birleştirilen ... Asliye 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/217 Esas ve 2014/238 Karar sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; aynı kaza nedeniyle "Adli Tıp Kurumu'nun 27.02.2014 tarih ve 260/06052013/46717/4343 sayılı raporundaki, yaya geçidindeki trafik ışıklarından sorumlu kuruluşun %40 veya 4/8 oranında birinci derecede kusurlu rol oynadığı" gerekçesine dayanılarak 5.000,00 TL maddi tazminat ve 40.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 45.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Belediyesinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili birleştirilen (ek dava) ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/131 Esas ve 2017/150 Karar sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; asıl davaya konu trafik kazası nedeniyle bakiye 14.947,09 TL sürekli iş göremezlik ve 1.903,125 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri toplamı 16.850,21 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... Büyüksehir Belediye Başkanlığı ve Güvence Hesabı'ndan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesine trafik ışıklarının neden olduğunu, davacının emekli olduğunu, bu nedenle iş gücü kaybının bulunmadığını, davacının yapmış olduğu tüm tedavi giderlerinin aracın sigortasının olmaması nedeniyle Güvence Hesabı tarafından karşılandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı kurumun sorumluluğunun sigortasız aracın kusuru ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyetinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, 6111 sayılı Kanun gereğince bir tedavi gideri zararı olan geçici iş göremezlik zararından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davaya dayanak İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 27.02.2014 tarihli raporunun hukuken ve teknik olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için İTÜ öğretim üyelerinden oluşacak bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması gerektiğini belirterek meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmayan davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.07.2014 tarihli, 2010/455 Esas ve 2014/419 Karar sayılı kararı ile; iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre bu dosya ile birleştirilen ... Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2014/217 esas ve 2014/238 karar sayılı dosyasında davalı ... Belediyesine karşı açılan davanın yanlış yargı yolu nedeniyle reddine, davacı tarafından davalı ...'ye karşı ve davalı ... aleyhine karşı açılıp bu dosya ile birleştirilen ... Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2010/582 esas ve 2010/603 karar sayılı dosyasındaki maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; Güvence Hesabı yönünden kaza tarihinde geçerli ZMMS poliçesi limiti ile sınırlı olmak üzere 40.279,31 TL'nin davalı ... ve birleştirilen davanın davalısı Güvence Hesabından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen alacağın 5.000,00 TL'sine davalı ... yönünden 21.04.2010 tarihinden itibaren, Güvence Hesabı yönünden birleştirilen davanın dava tarihi olan 19.10.2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'nin 21.04.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 15.06.2016 tarihli, 2014/25031 Esas ve 2016/7361 Karar sayılı ilamı ile ''...Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarardan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen davaların birbirlerinden bağımsız ayrı ayrı davalar olduğu bu nedenle her bir dava için ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden tek bir dava açılmış gibi davalı ... ve davalı ... aleyhine açılan davalar hakkında tek karar verilmesi bir usul hatası olduğundan doğru görülmemekle kararın bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; davalı ...'nın sorumluluğu trafik sigortası bulunmayan davalı sürücünün kusuru ile orantılı olduğundan davalı sürücünün %37,5 kusur oranına göre tazminata hükmetmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kusur indirimsiz hükmedilmesi doğru olmadığı gibi dava dilekçesinde talep edilmeyen tedavi giderinin talep aşılarak hükmedilen maddi tazminat içinde bulunması da doğru değildir.'' gerekçesiyle karar bozulmuş; bozma neden ve şekline göre davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 25.04.2017 tarihli, 2016/1071 Esas ve 2017/427 Karar sayılı ilamı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda birleşen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/217 Esas sayılı dosyası ile birleşen mahkemenin 2017/131 Esas sayılı dosyasında davalı ... aleyhine açılan davanın yargı yolu nedeniyle reddine, asıl dava ile birleşen davada davalı ... yönünden açılan davaların maddi tazminat açısından kısmen kabulü ile 23.669,00 TL'nin 21.04.2010 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ...'ye yöneltilen manevi tazminat talebi konusuz kalmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden birleşen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/582 Esas sayılı dosyası ile mahkemenin birleşen 2017/131 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile poliçe limiti dahilinde 23.669,00 TL'nin 20.08.2010 dava tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ndan tahsiline karar verilmiş; söz konusu kararın, taraf vekillerince temyiz edilmemesi üzerine hakkındaki dava yargı yolu nedeniyle reddedilen davalı ... dışındaki davalılar yönünden hüküm 14.07.2017 tarihinde kesinleşmiştir.
Davalılardan ... yönünden olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi üzerine Uyuşmazlık Mahkemesince davalı ... yönünden davanın adli yargıda görülmesine yönelik verilen karar sonrası yapılan yargılama sonunda mahkemenin 29.11.2018 tarihli, 2018/865 Esas ve 2018/1117 Karar sayılı ilamı ile; iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; birleşen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/217 Esas sayılı dosyasında davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 5.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ndan tahsiline, manevi tazminat talebi konusuz kalmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; birleşen mahkemenin 2017/131 Esas sayılı dosyasında davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 16.850,21 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ndan tahsiline; mahkemenin 2016/1071 Esas ve 2017/427 Karar sayılı ilamı kesinleştiğinden diğer davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen 29.11.2018 tarihli, 2018/865 Esas ve 2018/1117 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 19.01.2021 tarihli, 2019/1563 Esas ve 2021/130 Karar sayılı ilamı ile ''..2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarardan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile tedavi gideri istemine ilişkindir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. md.) gereğince; hukuk hakimi, ceza mahkemesince belirlenmiş ve kesinleşmiş olan maddi olgu ile bağlı ise de; kusurun bulunup bulunmadığı ve oranına ilişkin ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmadığı gibi, kusura ilişkin saptamaya dayanan beraat kararı ile de bağlı değildir. Mahkemece kusur yönünden yargılama sırasında alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda, davacı yayanın %12,5, davalı sürücü Yusuf'un %37,5 ve trafik ışıklarından sorumlu kuruluşun (davalı ... belediyesinin) %50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu rapor hükme esas alınmış ise de, kaza nedeniyle ... (Kapatılan) 6.Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/1057 E 2011/220 K sayılı kararında kaza mahallindeki ışıklandırmada herhangi bir sinyalizasyon hatasının bulunmadığı kabul edilerek sanık sürücü Yusuf'a tam kusuruna göre alt sınırdan uzaklaşılarak mahkumiyet kararı verilmiş, karar temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesince onanmış ve kesinleşmiştir.Bu durumda; yukarıda anılan yasa hükmü uyarınca hukuk hakimi ceza mahkemesince belirlenen kusur oranıyla bağlı değil ise de; mahkemece benimsenen ATK raporu ile yukarıda anılan ceza yargılamasında kesinleşen maddi olgu arasında çelişki meydana geldiği açıktır. O halde, mahkemece, ceza dosyası getirtilerek, öncelikle ceza yargılaması ile eldeki davada kusur yönünden meydana gelen çelişkilerin giderilmesi için dosyanın İTÜ veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kuruluşlardan oluşturulacak yeni bir uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ve eldeki davada alınan ATK raporunun birlikte irdelenerek tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Karayolları Fen Heyetinde görevli uzman bilirkişi heyetinden alınan 25.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu olay yeri yaya geçidinin diğer trafik işaret ve levhaları ile sürücülere bildirilmiş olması, yaya geçidinde yeşil-yeşil çakışması bulunmaması, sinyalizasyon sisteminde herhangi bir hata tespit edilmemesi ve olay yeri yaya geçidi için gerekli işaretleme yapılmış olması nedeniyle davalı ...'na kusur izafesinin mümkün olmadığının ve davalı sürücü ...'nin % 100 kusuru ile dava konusu kazanın meydana geldiğinin mütalaa edildiği ve alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle birleşen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/217 esas sayılı dosyasında ve birleşen mahkemenin 2017/131 esas sayılı dosyasında davalı ... aleyhine açılan davaların reddine, mahkemenin 2016/1071 esas ve 2017/427 karar sayılı ilamı ile diğer davalılar hakkında verilen hüküm kesinleştiğinden diğer davalılar yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan 25.08.2021 tarihli bilirkişi raporunun gerek kendi içinde gerekse dosya kapsamında yer alan diğer kusur raporları ile çelişki içerdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı belediyenin kazanın gerçekleştiği alana araçlar için ışık ünitesi koymasının gerekli olduğu tespit edilmişken koyulmadığı halde neden davalı belediyeye kusur atfedilmediğine ilişkin açıklamanın yetersiz olduğunu ve davalı sürücünün kusurunun davalı belediyeyi kusur ve sorumluluktan kurtarmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Gerekçe
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!