4. Hukuk Dairesi 2022/10926 E. , 2024/3642 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/99 E., 2022/218 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine/ Bozulmasına
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrasında; mahkemece "davanın reddine" dair verilen son karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ... (...)'nun amme alacağının tahsilini imkansız ... getirmek amacıyla adına kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesini 11.11.1999 tarihinde teyzesinin kızı davalı ...'ya sattığını belirterek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, davanın beş yıllık hakdüşürücü süre içinde açılmadığını, aciz belgesi sunulmadığını, asıl borçlu hakkında açılan iflas dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.04.2017 tarihli ve 2014/559 E- 2017/219 K. sayılı kararı ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davalılar arasında yapılan satışın davacının alacağını engellemek maksadıyla yapılmış olduğu davalı tarafın bu satışın gerçek bir satış olduğunu usulünce ispat edemediği yazılı belge sunamadığı taşınmazın değeri ve tanık beyanlarının belirttiği fiyat arasında da çelişki olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11.12.2019 tarihli, 2017/4737 Esas ve 2019/11843 Karar sayılı ilamı ile; "davalı borçlu...ile davalı ... arasındaki tasarruf 11/11/1999 tarihinde yapılmış olup eldeki dava 5 yıllık hak düşürücü süre geçirilerek 03.04.2013 tarihinde açılmıştır. O halde mahkemece davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;5411 sayılı yasa kapsamında fon alacakları için zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunu, aciz vesikası şartının aranmayacağını, davalılar arasındaki tasarrufun iptale tabi bulunduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3/2 maddesi delaltiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427 ve devamı maddeleri, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 24 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, 12.12.2003 tarihinde kabul edilen 5020 sayılı yasanın Ek 3 üncü maddesinde “Bu Kanundan kaynaklanan Fon alacaklarına ve bu Kanuna göre Hazine alacağı sayılan alacaklara ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi yirmi yıldır…” hükmüne yer verilmiştir. Bu yasadan sonra yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 141 inci maddesinde de aynı hüküm yer almıştır. Anılan yasalarla düzenlenen yirmi yıllık zamanaşımı süresi alacağın (zararın) talebine ilişkin dava ve takiplerde uygulanabilir. Ancak tasarrufun iptali davaları için yasal olarak kabul edilmiş olan beş yıllık hak düşürücü süreyi etkilemesinin düşünülemeyeceğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140 ıncı maddesi gereğince davacı alacaklıdan harç alınmamasına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!