4. Hukuk Dairesi 2022/10298 E. , 2024/3981 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/217 E., 2022/124 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölümden kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacıların istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 31.12.2011 tarihinde davacılar desteği Zekeriya Öztürk’ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletle geçirmiş olduğu tek taraflı trafik kazası neticesinde hayatını kaybettiğini, müvekkillerinin ölenin oğlu ve eşi olduğunu, motosikletin 28.07.2011 tarihinde destek adına tescil edildiğini, ancak desteğin trafik sigortası yaptırmadığını, davalıya yaptıkları başvuruya olumsuz cevap verildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 40,00 TL destek tazminatı ve 10,00 TL defin/cenaze giderinin, davacı ... için 50,00 TL destek tazminatının davalıdan temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş; 31.05.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı ... için talep ettikleri destek tazminatı ve cenaze/defin giderini toplam 157.626,29 TL'ye, davacı ... için talep ettikleri destek tazminatını toplam 393,35 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihini kapsayan Axa Sigorta A.Ş tarafından tanzim edilen trafik sigorta poliçesi bulunduğunu, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, açılacak rücu davasıyla davacılara rücu edildiğinde alacaklı borçlu sıfatlarının davacı yanda birleşmiş olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 09.10.2018 tarih, 2016/269 Esas, 2018/374 Karar sayılı kararı ile; desteğin yüzde yüz oranında kusuru ile tek taraflı kazanın meydana geldiği, davacıların desteğinin kusuruna denk gelen tazminat talebinin davalı ... tarafından ödenmekle zorunlu olunan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçe teminatının kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/836 Esas, 2020/45 Karar sayılı kararıyla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 05.07.2021 tarih, 2021/9664 esas, 2021/4167 karar sayılı ilamı ile; "...Şu ... göre; işleten (veya sürücü) murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun gerek ... Yönetmeliği kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteğinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın Hesap’tan talep edilmesi olanaklıdır.Davacıların üçüncü kişi konumunda olduğu, talep edilen tazminatın miras hukukundan ayrı olduğu hem mahkemenin hem de tarafların kabulünde olduğu gibi, işletenin (veya sürücünün) yakınlarının uğradıkları destek zararlarının ... sorumluluğu kapsamı dışında kaldığına ilişkin Kanunda ve buna bağlı olarak ... Yönetmeliği'nde açık bir düzenleme bulunmadığı da yukarıdaki açıklamalardan anlaşılmaktadır. Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettiği hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Somut olayda da; yargılama sırasında hükme esas alınan kusur raporuna göre davacının desteği Zekeriye Öztürk’ün tam kusuru sonucu meydana gelen 31/12/2011 tarihli trafik kazası sonucu destek vefat etmiştir. Davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığına, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağına, dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceğine, 2918 sayılı Kanun ve ... Yönetmeliğine göre davalı ..., işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı ...’nın sorumlu olacağına karar vermek gerekir.(HGK'nın 15.6.2011 tarihli ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK'nın 22.2.2012 tarihli 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı ilamları uyarınca) Bu durumda, yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında, davacıların, davalı ... Hesabından destek tazminatı talep etme hakkı bulunduğundan, ilk derece mahkemesince toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi, bu karara karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak 08.03.2022 tarihli hesap raporu alındığı, müteveffanın sevk ve idaresindeki aracın motosiklet olması, hususi araç olarak kullanılması, ticari amaçlı kullanılan bir araç olmaması sebebi ile yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 157.626,29 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Hesabının temerrüt tarihi olan 09.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, davacı ... için 392,35 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Hesabının temerrüt tarihi olan 09.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, davacıların avans faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu aracın olay tarihinde zorunlu trafik sigortasının bulunduğunu, araçta yapılan satışın davalıya bildirilmediğini, davalıya usule uygun bir başvuru yapılmadığından davanın reddi gerektiğini, desteğin kaskının takılı olmadığını, ölüm nedeni gözetildiğinde kask nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, desteğin yeterli sürücü belgesinin bulunmadığını, ayrıca alkollü olarak araç kullandığını, bu nedenlerle de ayrı ayrı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, rücuya dayalı bir ödeme olması halinde mahsubu gerektiğini, bu durumun tespit edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların eşi ve babası olan desteğin sürücüsü olduğu sigortasız motosikletin 31.12.2011 tarihinde tek taraflı olarak karıştığı trafik kazası nedeniyle davacılar eş ve oğulun destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!