4. Hukuk Dairesi 2021/27436 E. , 2023/11999 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/115 E., 2021/74 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in sevk ve idaresindeki aracı ile müvekkili in maliki olduğu ve olay günü diğer davacı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan araca kırmızı ışıkta geçerek çarptığını, meydana gelen trafik kazasında davacıların yaralandığını, 'in 'ın sağlık sorunları sebebiyle ona bakmak zorunda olduğunu ve 7 ay işe gidemediğini, yeni gireceği işe başlayamadığını, aracın değer kaybına uğradığını, müvekkillerinin psikolojik olarak çöküntüye uğradıklarını belirterek için 3.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi, için 9.000,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi, için 2.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; zamanaşımının dolduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin kusuru olmadığını, ın kaza tarihinde işsiz olduğunu, yeni bir işe başlama hususunun gerçek olmadığını, hastanede kısa bir süre tedavi görüp taburcu olduğunu, tedavi giderlerinin sigorta tarafından karşılandığını, 'in kaza tarihinde çalışmadığını, ayrıca 'a bakmasının söz konusu olmadığını, kendisinin o tarihte cezaevine girdiğini, 'ın ise ehliyetsiz olduğunu ve kazadaki tüm kusurun kendisine ait olduğunu, talep edilen maddi tazminatın çok yüksek olduğunu, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat talebinin ise zenginleşmeye yönelik çok yüksek bir rakam olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Fiba Sigorta A.Ş. vekili; sorumluluklarının poliçe limitleri ile sınırlı olabileceğini, davacıların sigortaladıkları araç sürücüsüne ait kusur ve zararları kanıtlamakla yükümlü olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.01.2016 tarihli ve 2010/403 Esas 2016/11 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, için 2.000,00 TL, için 1.500,00 TL, için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Sertan Tammis'den tahsiline, için 3.293,93 TL maddi tazminatın davalı ... ve poliçede belirlenen limit ile sınırlı olmak kaydıyla davalı Fiba Sigorta A.Ş.'den müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30.09.2019 tarihli ve 2016/18009 Esas, 2019/8694 Karar sayılı ilamıyla; "Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 1086 sayılı HUMK'nın 74. maddesinde (6100 sayılı HMK m. 26) düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Somut olayda davacı vekili tarafından davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiştir. Mahkemece talep aşılarak 5.000,00 TL'ye hükmedilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenlerle 1086 sayılı HUMK'nın 74. maddesi (6100 sayılı HMK m. 26) gereğince, talepten fazlasına karar verilmesi isabetli görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. Temyize konu kararda, davacılar ve lehine, davalı ... aleyhine hükmolunan manevi tazminatların; davacı ... için 2.000,00 TL, için 1.500,00 TL olduğu görülmektedir. Karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, davalı ... aleyhine hükmolunan manevi tazminatlar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden; davalı ... vekilinin davacılar ve yönünden hükmedilen manevi tazminatlara ilişkin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş; bu kez davacılar vekili ile davalı ... vekili kararın düzeltilmesini istemiştir.
3. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.02.2021 tarihli ve 2020/744 Esas 2021/1648 Karar sayılı ilamıyla; "1.6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesinde öngörülen karar düzeltme parasal sınırı 01.01.2019 tarihinden itibaren 19.680,00 TL olarak belirlenmiştir. Dairemizin bozma ilam tarihi ile davalı ... aleyhine hükmedilen 3.293,93 TL maddi tazminat, davacılar ... lehine hükmedilen 1.500,00 TL ve ... lehine hükmedilen 2.000,00 TL manevi tazminat ve davacı ... aleyhine reddolunan 9.000,00 TL maddi tazminat miktarları ayrı ayrı dikkate alındığında, davalı ... vekilinin maddi ve manevi tazminata ve davacı ... vekilinin maddi tazminata yönelik karar düzeltme dilekçelerinin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün davacılar vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine; her ne kadar Dairenin 30.09.2019 gün ve 2016/18009-2019/8694 sayılı kararı ile; hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de; Dairemizin 30.09.2019 gün ve 2016/18009-2019/8694 sayılı bozma ilamı ile; davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği ve mahkemece talep aşılarak 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, talepten fazlasına karar verilmesinin isabetli görülmediği, gerekçesi ile yerel mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verildiği, davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinde; dava dilekçesinde davacılardan yönünden 30.000,00 TL manevi tazminat talepleri olduğunu bildirdiği, bu durumda, mahkemece davacı ... yönünden manevi tazminata yönelik olarak verilen kararla ilgili olarak talep aşımından bahsedilemeyeceği, Dairemiz anılan ilamında yanılgılı değerlendirme yapılmış olduğu, hususları anlaşılmıştır. Bu nedenle, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 30.09.2019 gün ve 2016/18009-2019/8694 sayılı bozma ilamının 1. bendindeki "davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının" ibaresinin ortadan kaldırılarak yerine "davacılar vekilinin" ibaresinin yazılması ve bozma ilamının 3. bendindeki "Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 1086 sayılı HUMK'nın 74. maddesinde (6100 sayılı HMK m. 26) düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Somut olayda davacı vekili tarafından davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiştir. Mahkemece talep aşılarak 5.000,00 TL'ye hükmedilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenlerle 1086 sayılı HUMK'nın 74. maddesi (6100 sayılı HMK m. 26) gereğince, talepten fazlasına karar verilmesi isabetli görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir." ibarelerinin ortadan kaldırılması gerekmiştir.
3. Davacı ... Kürekçi lehine hükmedilen manevi tazminat yönünden davacı yanca yapılan temyiz isteminin incelenmesi sonunda; dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, 818 sayılı BK'nın 47. maddesindeki(6098 sayılı B.K.’nın 56. maddesi) özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Belirtilen hususlar dikkate alındığında, olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumu,yaralanan 'ın yaşı ve yaralanma şekli de dikkate alındığında davacı ... için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve davacı ... yönünden hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." denilerek karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılardan için 2.000,00 TL, için 1.500,00 TL, için 12.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Tammis'den alınarak davacıya verilmesine, için 3.293,93 TL maddi tazminatın davalı ... ve poliçede belirlenen limit ile sınırlı olmak kaydıyla davalı Fiba Sigorta A.Ş.'den müteselsilen tahsiline, 3.293,93 TL maddi tazminata davalı ... yönünden olay tarihi olan 15.07.2009 tarihinden davalı ... yönünden 26.11.2010 dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kesinleşen kısımlarla ilgili yeniden hüküm kurularak vekalet ücretinin yeniden hükmedilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirtmiştir.
2. Davalı ... vekili; kesinleşen kısımlarla ilgili yeniden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, vekalet ücretinin artışına sebebiyet verildiğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu, davalı yararına her bir davacı bakımından reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... sevk ve idaresindeki, davalı ... şirketine Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 15.07.2009 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacıların uğradığı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamından, mahkemece ilk kararda davanın kısmen kabulüne, için 2.000,00 TL, için 1.500,00 TL, için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Tammis'den tahsiline,için 3.293,93 TL maddi tazminatın davalı ... ve poliçede belirlenen limit ile sınırlı olmak kaydıyla davalı Fiba Sigorta A.Ş.'den müteselsilen tahsiline karar verildiği, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30.09.2019 tarihli ve 2016/18009 Esas, 2019/8694 Karar sayılı ilamıyla; davalı ... vekilinin davacılar ve lehine hüküm altına alınan manevi tazminatlara yönelik temyiz dilekçelerinin hükmün kesin olması nedeniyle reddine karar verildiği, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin karar düzeltme istemi üzerine davalı ... vekilinin maddi ve manevi tazminata ve davacı ... vekilinin maddi tazminata yönelik karar düzeltme dilekçesinin miktar nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bozma kararı sonrası verilen temyize konu hükümde ise ilgili kısımların kesinleştiği ve bu hükme bağlı olarak taraflar lehine takdir edilen vekalet ücreti bakımından usuli kazanılmış hak oluştuğu izahtan varestedir. Şu durumda mahkemece, bozma sonrasında yapılan yargılama sonunda kesinleşen hükümler bakımından yeniden hüküm tesis edilerek hükmedilen vekalet ücretleri bakımından bozmadan sonraki hükümde ilave sorumluluk doğuracak biçimde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (8), (9) ve (10) numaralı bentlerinin tümünün çıkartılarak yerine "8-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ve sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine", "9-Davalı ... ve Fiba Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı ... ve yönünden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 4.611,32 TL vekalet ücretinin ret miktarları dikkate alınarak 2.159,99 TL'sinin davacı ...'den, 2.451,32 TL'sinin davacı ...'tan alınarak davalılara verilmesine", "10-Davalı Fiba Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret sebebi ayrı olduğundan reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı Fiba Sigorta A.Ş.'ye verilmesine" ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılar ve ...'e iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!