4. Hukuk Dairesi 2021/26849 E. , 2024/579 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/590 E., 2021/1922 K.
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ... vekilleri Avukat ...
DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ...
2- ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 02.06.2015
HÜKÜM/KARAR : Davalı ... Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulüne / Davanın Kısmen Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/26 E., 2020/148 K.
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekil ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...'in istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 14.05.2015 tarihinde maliki davalı ... olan ve olay tarihinde diğer davalı ...’un sevk ve idaresinde bulunan otobüsün desteğin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu gerçekleşen kaza neticesinde desteğin vefat ettiğini, desteğin karo fayans ustası olarak çalıştığı ve aylık gelirinin 2.500,00 TL olduğunu, davacıların destekten yoksun kaldıklarını iddia ederek her bir davacı için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı alacağının olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL ve davacı ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 24.12.2019 tarihli dilekçesi ile davacı ... için 1.000,00 TL olarak talep edilen destekten yoksun kalma tazminatını 108.887,62 TL, davacı ... için 1.000,00 TL olarak talep edilen destekten yoksun kalma tazminatını 72.098,61 TL olmak üzere dava değerini toplam 180.986,23 TL olarak artırmış, 24.10.2020 tarihli dilekçesi ile davacı ... için 167.350,17 TL, davacı ... için 14.239.71 TL artırmak suretiyle destekten yoksun kalma tazminatı alacaklarını toplamda 181.589.88 TL artırmışlardır.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle kazanın oluşumunda henüz kesinleşen ve müvekkilini tam kusurlu gösteren bir raporun bulunmadığını, davacıların destekten yoksun kalma tazminatının tamamının sigorta şirketi tarafından karşılanacağını, müvekkilinin kusurlu olması halinde davacıların maddi zararının da sigorta şirketi tarafından karşılanacağı için her halükarda maddi tazminatın reddine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin asgari ücretle çalışan dar gelirli bir birey olduğunu, hakkında manevi tazminata hükmedilecek olursa müvekkilinin, davacıların ve müteveffanın maddi durumunun tespiti ile davacıları zenginleştirmeyen ve müvekkilini cezalandırmayan bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davacıların davasının reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkilinin kazaya karışan aracın maliki olduğu gerekçesiyle kendisine husumet yönelttiğini, bu iddia dışında dava dilekçesinde adının geçmediğini, müvekkilinin tek başına aracın maliki olmadığını, aracın ... ve T...ortaklığı adına tescilli olduğunu, müvekkilinin tek başına aracın sahibi olsa dahi husumet yöneltilmesi için bunun yeterli olmayacağını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacıların davasının reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların desteğinin meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiği, davacıların destekten yoksun kaldıkları, davalıların işleten ve sürücü olmaları nedeni ile davacıların maddi ve manevi zararlarından sorumlu oldukları gerekçeleri ile davanın kabulü ile davacı ... yönünden 40.000,00 TL, davacı ... yönünden 25.000,00 TL ve diğer davacı ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın 14.05.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'tan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, davacıların maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı ... yönünden 168.350,17 TL, davacı ... yönünden 15.239,71 TL olmak üzere toplam 183.589,88 TL maddi tazminatın 14.05.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'tan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili; küçükler Fatih ve Sevgi için takdir edilen manevi tazminat miktarlarının olayın vehametine, davalının tam kusurlu olmasına, aslında kasıtlıymış gibi işlenen cinayetin yarattığı travmaya, davacılar ve davalıların ekonomik durumuna uygun olmadığından bahisle kararın kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; önceki aktüer raporda bilirkişi tarafından da tespit edildiği üzere 2015 yılı verilerine göre 214.025,78 TL toplam tazminat olup 109.408,25 TL'si ödendiğini, diğer bir ifade ile 2015 yılı içerisinde ödenmesi gereken tazminatın %51,12'si ödenmiş olduğundan 2020 yılı verilerine göre hesap yapılacaksa bu oransallığın 2020 yılı için hesaplanan tazminata uygulanması ve rapor veya karar tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, hem kaza tarihi, hem dava tarihi, hem de sigorta şirketince yapılan ödemenin tarihi 2015 yılının 2. yarısı olup, 2020 yılı verilerine göre değil, dava tarihi, kaza tarihi, ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacı tarafından ıslah hakkı kullanılmış olduğundan, eldeki davada tekrardan salt olarak davanın belirsiz alacak davası olması nedeni ile dava değerinin tekrardan yükseltilmesinin mümkün olmadığını, kabule göre de dava değerinin düşürülmesinin hiç mümkün olmadığını, davacılardan ... için kısmen kabul kısmen red kararı verilmesi ve kabul-red oranına göre yargılama giderine hükmedilmesi, davacılardan ... için de maddi tazminata hükmedilmediğinden, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi ve yargılama giderlerinin bu açıdan da değerlendirilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, kaza tarihinden itibaren manevi tazminata faiz işletilmesine karar verildiğini, en azından davacılardan Meryem için de kısmi kabul kararı verilmesi gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk rapora davacı tarafça itiraz edilmemiş olması nedeni ile davalılar lehine usuli kazanılmış hak doğduğu, bu durumda davacı ... yönünden 2. talep artırımı dikkate alınmaksızın 109.887,62 TL üzerinden davanın kabulü gerektiği halde 168.350,17 TL tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığı, ... yönünden talebin azaltılması mümkün olmadığından yapılan işlem kısmi feragat niteliğinde kabul edilerek 15.239,71 TL olarak kabul edildiği halde reddedilen bölüm üzerinden, vekalet ücretine hükmedilmemesi, davalı ... yönünden ise sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin tazminatı karşılaması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmemiş olması yerinde olmadığından davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 40.000,00 TL, davacı ... yönünden 25.000,00 TL ve diğer davacı ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın 14.05.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'tan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, davacı ... yönünden 168.350,17 TL, davacı ... yönünden 15.239,71 TL olmak üzere toplam 183.589,88 TL maddi tazminatın 14.05.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'tan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline (... davacı ... tazminatının 109.887,62 TL'lik kısmı ile sınırlı olarak müteselsil sorumlu olmak üzere) karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek maddi tazminat talebi yönünden verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalıların işleten ve sürücüsü oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden desteğin yakınlarının uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü ve 56 ncı maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!