4. Hukuk Dairesi 2021/26626 E. , 2024/3092 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1403 E., 2021/1321 K.
DAVA TARİHİ : 01.06.2020
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / İstinaf Taleplerinin Kısmen Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/317 E., 2020/790 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine ... 5. İcra Müdürlüğünün 2019/10331 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibinin konusunun 24/02/2019 tarihinde müvekkiline ait, sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindek...plaka sayılı römork ve buna bağlı römork ile ...'e ait Mehmet Gündüz'ün sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davalı ... Hesabının ödemiş olduğu tazminat bedelinin müvekkilinden tahsili olduğunu, haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan icra takibine 23.09.2019 tarihinde itiraz ettiklerini, icra dosyasının halen derdest olduğunu, müvekkilinin kaza tarihi itibariyle aracın makili olmadığını, müvekkilinin kazaya karışan 42-N-5582 plaka sayılı aracı ...Noterliğinin 00604 yevmiye nolu, 22/12/2009 tarihli araç satış sözleşmesi ile diğer takip borçlusu olan ...'a sattığını, müvekkilinin kaza tarihi itibariyle malik olmadığından herhangi bir sorumluluğunun olmadığını ileri sürerek ... 5. İcra Müdürlüğünün 2019/10331 esas sayılı dosyasında müvekkilinin borcu olmadığının tespitini, haksız ve kötüniyetli olan davalının %20 oranında tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının açmış olduğu davada hukuki yararının olmadığını, bu nedenle öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiş, esasa ilişkin beyanlarında, davacının icra takibine yapmış olduğu itirazda aracın maliki olmadığı yönünde bir beyanının olmadığını, başlatılan icra takibinin ... Yönetmeliklerine göre yapıldığını, kaza tespit tutanağında, tramer kayıtlarında, araç ruhsatı ve trafik sicil kayıtlarında davacının aracın maliki olduğunu, bu nedenle davacı adına icra takibi başlatıldığını, davacının iddia ettiği gibi aracın Noter aracılığıyla satışının trafik kayıtlarına işlenmemesinde müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, açılan davanın eldeki resmi kayıtlara göre açıldığından kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kabulü halinde müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, diğer borçlu yönünden ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/127 esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasının halen derdest olduğunu belirterek davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2918 Sayılı Kanunun 20/d maddesinde, tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak Noterlerce yapılacağı ve bu satışın Noterlerce tescil belgesine tarih konularak tasdik edilmek suretiyle işleneceği, Noter tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devrin geçersiz olduğu, Noter tarafından yapılan devrin en geç üç iş günü içinde ilgili tescil kuruluşuna bildirileceğinin hükme bağlandığı maddenin açık hükmünde de görüldüğü üzere tescile tabi motorlu araçların devrinin Noter tarafından yapılmasının zorunlu olduğu, trafik tescil müdürlüklerindeki kayıtların bildirim üzerine tutulduğu, rücu istemine konu kaza tarihinde, trafik tescil kayıtlarında her ne kadar araç maliki davacı olduğu görülmekte ise de aracın bedeli karşılığında kazadan önce dava dışı kişiye satıldığı gerekçesiyle davalı şirketin rücu istemini davacıya yöneltemeyeceği kanaatine varılarak davanın kabulü ile ... 5. İcra Müdürlüğünün 2019/10331 sayılı dosyasında davacı ...'ın davalıya borçlu olmadığının tespitine, yasal şartları oluşmadığından ve davalının kötü niyeti sübuta ermediğinden davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının trafik tescil kayıtlarında aracın maliki olarak gözüktüğünü, müvekkilinin haklı olarak trafik tescil kayıtlarında malik olarak görünen davacı aleyhine icra takibi başlattığını, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesince müvekkili aleyhine yargılama giderleri, arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " somut olaya bakıldığında kaza tarihinin 24.02.2019 olduğu, bu tarih itibariyle aracın ruhsat kaydının dava dışı... adına olduğu, davacı tarafın kazadan önce 22.12.2019 tarihinde aracını dava dışı sürücü ...'a devrettiği, bu halde davacı zilyetliğin ve araçtan yarar sağlamanın dava dışı...'a geçtiği ve işleten sıfatının kalmadığı, resmi kayıtlara göre fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurları ile birlikte devredildiğinin 3. kişileri bağlayacak şekilde ve güçte yazılı delille desteklendiği gözetilerek işletenlik sıfatının son bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, itirazın iptali davası açıldıktan sonra menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar yoksa da, itirazın iptali davası açılmadan önce borçlunun aleyhine girişilen icra takibi nedeniyle İİK'nun 72 nci maddesine dayanarak menfi tespit davası açmasında hukuki yarar bulunduğu, menfi tespit davalarının arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı, dolayısıyla arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline yönelik kısım yönünden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davanın kabulü ile, ... 5. İcra Müdürlüğünün 2019/10331 sayılı dosyasında davacı ...'ın davalıya borçlu olmadığının tespitine, yasal şartları oluşmadığından ve davalının kötü niyeti sübuta ermediğinden davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; menfi tespit davalarının arabuluculuğa tabi olduğunu belirterek arabuluculuk ücretinin davalıya yükletilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalının dava dışı kişiye ödediği tazminatın araç maliki olduğu iddia edilen davacıdan rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibinde borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı karayolları Trafik Kanunu' nun 3 üncü, 20 nci, 85 inci maddeleri, Türk Ticaret Kanunu'nun 5 inci maddesinin A fıkrası.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!