WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAIRESI

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2021/25640 E.  ,  2024/2280 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/237 Esas – 2021/999 Karar
vekili Avukat ...
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Kabulü/ Davanın Reddi

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İSU Tarifeler Yönetmeliğinin 50 nci maddesinin abonesiz su kullanan meskenler tespit edildiğinde, 51 inci maddesinin ise abonesiz su kullanan işyeri, sanayi kuruluşu ve inşaat tespit edildiğinde tesis edilmesi gereken işlemleri düzenlediğini, davalının, davacı idarede Su Sayaç Ayar ve Kaçak Abone Şube Müdürü olarak görev yaptığı dönemde İSU Tarifeler Yönetmeliğinin yürürlük tarihinden sonra yapılan abonelerin dosyalarının incelenmesinde; sekiz abonenin dosyasında yönerge ve yönetmeliğe aykırı bir şekilde düzenlenen ihbarnameye rastlandığını, oysa bu sekiz abone hakkında İSU Tarifeler Yönetmeliği'nin 50 nci ve 51 inci maddelerine göre ihbarname değil, abonesiz kaçak su kullanmaktan dolayı tutanak düzenlenmesi ve bu tutanaklara istinaden de cezalı su tahakkuku yapılmasının gerektiğini, davalının tutanak düzenlemek yerine ihbarname düzenletmek suretiyle hem mevzuata aykırı işlem yaptığını hem de bu şekilde işlem yapması sonucu yönetmeliğe göre uygulanması gerekli idari paza cezasının uygulanmadığını, bu nedenle de müvekkili idarenin toplam 81.393,04 TL zarara uğramasına neden olduğunu ve davalının Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/236 Esas ve 2009/198 Karar sayılı dosyasında mahkumiyetine karar verildiğini belirterek 81.393,04 TL kurum zararının olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı idare tarafından davalının, kurumda yapmış olduğu görev ve yetkisini aşacak düzeyde sorumluluk yüklenerek dava konusu zarardan sorumlu tutulmaya çalışıldığını, davalının genel müdürlük talimatları ve yönetmelikler kapsamında işini ifa ettiğini, kesinleşen ceza dosyasında davalının eylemi veya ihmali ile kurumun zarara uğratıldığına ilişkin hiç bir tespit olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, davacı kurumda Su Sayaç Ayar ve Kaçak Abone Şube Müdürü iken görevini tam olarak yerine getirmeyip davacı kurumun zararına olacak şekilde eylemlerde bulunduğu, bu durumun dosya içerisinde bulunan davacı kurumun ilgili birimince başlatılıp sonuçlandırılan disiplin soruşturma dosyası ve davalının yargılanıp mahkum olduğu ceza dosyası kapsamından anlaşıldığı, bilirkişi raporunda, Su Sayaç Ayar ve Kaçak Abone Şube Müdürü olan davalının sorumluluğunun bulunduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı, düzenlenen ihbarnamelerde kaçak su kullanıcıları belli olmasına rağmen usulsüzlük tespit edildikten sonra kaçak su cezası uygulaması ile ilgili herhangi bir çalışma yapıldığına dair bir bulguya rastlanmadığı, bu yönde bir uygulama yapılmasının davalıdan talep edilecek miktarın önemli oranda azaltabileceği, görev tanımına göre bu yönde bir uygulama yapması gereken ilgili Daire Başkanlığı hakkındaki tespit ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirildiği ve Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07.04.2009 tarih, 2006/236 Esas ve 2009/198 Karar sayılı dosyasında davalının, memurun bildiği suçu bildirmemesi suçundan mahkumiyetine karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 81.393,04 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu zararın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunduğunun ispatlanamadığını, düzenlenen ihbarnamelerde abone sayaç numaraları belli olan kaçak su kullanıcıları belli olmasına rağmen usulsüzlük tespit edildikten sonra kaçak su cezası uygulaması ile ilgili herhangi bir çalışma yapıldığına dair bir bulguya rastlanmadığını, davacının yapmış olduğu işlemlerden Genel Müdürlük yönetiminin haberdar olduğunu, ceza kesme yetkisinin tek başına ve devredilemeyecek şekilde Daire Başkanına ait olduğunu, özellikle Kubi bar işletmesi ile ilgili usulsüz olduğunu tespit ettiği işlemler ile ilgili düzeltme hakkı bulunmasına ve görev tanımı gereklerine rağmen Daire Başkanlığı'nın işlem yapmadığını ve bu nedenle sorumlu olduğunu, kurum zararının sadece kurum tarafından bildirilen miktara göre belirlendiğini, sadece kurum beyanına göre zarar olarak gösterilen miktar denetlenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu olaya ilişkin Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/236 Esas ve 2009/198 Karar sayılı dosyasında davalının, suç tarihinde İSU Genel Müdürlüğünde Su Sayaç Ayar ve Kaçak Abone Şube Müdürlüğü görevini yürüttüğü halde abonesiz su kullanan kişilere ilişkin suç tutanağı düzenlettirip suçu ihbar etmediği gerekçesiyle memurun bildiği suçu bildirmeme suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiği, 6098 sayılı TBK'nın 74 üncü maddesi uyarınca hukuk hakiminin ceza mahkemesinin kusur tespiti ve beraat kararı ile bağlı olmadığı, ancak ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağının kabul edilmesi gerektiği, eldeki davada kesinleşen ceza mahkemesi kararında davalının suçu ihbar etmediği kabul edilse dahi, kaçak su kullanıcıları belli olmasına rağmen usulsüzlük tespit edildikten sonra davacı kurum tarafından kaçak su kullananlar hakkında kaçak su kullanma cezası uygulanması ile ilgili herhangi bir çalışma yapılmadığı, davacı kurumun bu hususta sadece davalı çalışanına başvurmasının hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının, dava konusu olay nedeniyle Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/236 Esas ve 2009/198 Karar sayılı dosyasında memurun bildiği suçu bildirmeme suçu sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiğini ve kararın Yargıtay ilgili Dairesi tarafından onanarak kesinleştiğini, davanın reddine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, olay tarihinde Su Sayaç Ayar ve Kaçak Abone Şube Müdürü olarak görev yapan davalı tarafından abonesiz kaçak su kullanmaktan dolayı tutanak tutularak cezalı su tahakkuku yapılması gerekirken ihbarname düzenlemek suretiyle gerekli idari para cezasının uygulanmaması nedeniyle uğranılan kurum zararının tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49 ve 74 üncü maddeleri (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 41 ve 53 üncü maddeleri).

3. Değerlendirme
Dosya kapsamından, Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2009 tarih, 2006/236 Esas ve 2009/198 Karar sayılı dosyasında; davalı ve dava dışı Abone İşleri Şube Müdürü hakkında görevi ihmal ve memurun bildiği suçu bildirmemesi suçlaması ile yapılan yargılama sonucunda, suç tarihi öncesinde dava dışı Kadir İnan'ın İSU Genel Müdürlüğünde Abone İşleri Şube Müdürü olarak, davalının da Su Sayaç Ayar ve Kaçak Abone Şube Müdürü olarak çalıştığı, abonesiz su kullandığı tespit edilen şahıslarla ilgili olarak kontrol yapan ve davalının şubesinde çalışan işçiler tarafından suç tutanağı düzenlenmeyip abone olmalarını sağlamaya yönelik ihbarname düzenlediği ve bu kişilerin bu eylemlerinin savcılığa ihbar edilmediği, bu nedenle İSU Genel Müdürlüğü'nün zararının doğduğu ve abonesiz su kullanan kişilerle ilgili suç tutanağı düzenlemenin ve adli merciilere bildirmenin Abone İşleri Şube Müdürünün görev ve sorumluluklarından olmayıp Su Sayaç Ayar ve Kaçak Abone Şube Müdürü olan davalının görev ve sorumlulukları arasında olduğu, bu nedenle bu eylem nedeniyle dava dışı Kadir İnan hakkında görevi kötüye kullanmak ve suçu ihbar etmemek suçlarından beraat kararı verilmesi gerektiği, davalı yönünden ise atılı suçun sabit olup cezalandırılmasının gerektiği, ancak aynı eylem nedeniyle sanık ... hakkında hem görevi kötüye kullanmak suçundan 765 sayılı TCK'nın 230/2 nci maddesi uyarınca hem de suçu ihbar etmemek suçundan 765 sayılı TCK'nın 235/1 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istenilmiş ise de davalının eyleminin 765 sayılı TCK'nın 79 uncu maddesi hükmü dikkate alındığında daha ağır cezayı öngören ve TCK'nın 235/1 inci maddesinde düzenlenen suçu ihbar etmemek suçunun unsurlarını oluşturacağı ve bu sanık yönünden bu suçtan hüküm kurulmasının gerektiği ve katılan idarenin zararları karşılanmadığından 5271 sayılı CMK'nın 231 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davalı sanık ...'nun üzerine atılı memurun suçu ihbar etmemesi suçunun sabit olduğu ve sanığın suç tarihinde katılan İSU Genel Müdürlüğünde Su Sayaç Ayar ve Kaçak Abone Şube Müdürlüğü görevini yürüttüğü halde abonesiz kaçak su kullanan kişilere ilişkin suç tutanağı düzenlettirip suçu ihbar etmediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği ve kararın süresinde temyiz edilmemesi üzerine verilen ek kararın Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından onanarak kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

Bu durumda, davalının Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2009 tarih, 2006/236 Esas ve 2009/198 Karar sayılı dosyasında suç tarihinde katılan İSU Genel Müdürlüğünde Su Sayaç Ayar ve Kaçak Abone Şube Müdürlüğü görevini yürüttüğü halde abonesiz kaçak su kullanan kişilere ilişkin suç tutanağı düzenlettirip suçu ihbar etmediği kanısına varıldığı gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu anlamda davalının eyleminin sabit olduğu anlaşılmıştır.

6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi (818 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi) gereğince; Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz. Ancak ceza mahkemesinin maddi olguların tespitine yönelik kararı hukuk hakimi yönünden de bağlayıcıdır. Somut olayda davalının suç tarihinde katılan İSU Genel Müdürlüğünde Su Sayaç Ayar ve Kaçak Abone Şube Müdürlüğü görevini yürüttüğü halde abonesiz kaçak su kullanan kişilere ilişkin suç tutanağı düzenlettirip suçu ihbar etmediği hususu ve davalının haksız eylemi nedeniyle davacı kurumun zarara uğradığı sabit olduğundan mahkemece, davacının zarar kapsamının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine

29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.