4. Hukuk Dairesi 2021/23563 E. , 2024/4289 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1860 E., 2021/266 K.
HÜKÜM/KARAR : Red- Yeniden hüküm tesisi ile Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/1880 E., 2018/732 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf itirazlarının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortacısı (ZMSS) olduğu, davalının ise maliki ve sigortalısı olduğu...plakalı kamyonun dava dışı müteveffa ...'ın sürücülüğünü yaptığı sırada 25.09.2013 günü tekerlek patlaması sonucu tek taraflı trafik kazası geçirdiğini, bu kazada müteveffa sürücünün tam kusurlu olduğunu, ayrıca yetersiz sürücü belgesi ile aracı kullandığını, müteveffanın eşi ve kızının destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle hakem heyetine başvurduklarını, hakem heyetinin kararıyla davacı ... şirketi tarafından ölen sürücünün yakınlarına 193.403,11 TL ödendiğini, vefat eden sürücünün kazanın olduğu tarihte kamyonu kullanması için gerekli olan E sınıfı ehliyetinin olmadığını, bu nedenle sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin rücuen araç işleten davalıdan talep edildiğini, zararın tazmini ve alacağın tahsili için Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12788 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının yasal süre içerisinde takip konusu borca itiraz ettiğini ve açılan takibin durduğunu, davalının borca yaptığı itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, toplam 201.557,83 TL alacak yönünden takibin devamına, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediğini, davalının haberi ve bilgisi olmadan dava dışı müteveffa sürücünün aracı alarak yola çıktığını, ceza soruşturmasında kusur raporu alındığını, alınan rapora göre olayda davalının ve ölen sürücünün kusurunun olmadığının belirlendiğini, bu nedenle takipsizlik kararı verildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur raporları alındığı, kazanın oluşumuna kamyonunun sağ arka tekerleğinin çıkmasının neden olması karşısında vefat eden sürücüye herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği, davalının iddiasının aksine aracın hızlı kullanımı ile kaza arasında herhangi bir illiyet bağının olmadığı, davalı tarafından sunulan belgelerde aracın muayenesinin 15.06.2013’te yapılması ve aracın hafif kusurlu olarak muayeneden geçmesi, muayenede aracın lastik ve buna bağlı aksamında herhangi bir kusurun olduğunun tespit edilememesi karşısında araç tekerinin yerinden çıkması ile araç işleten davalının aracın gerekli bakım ve gözetimini yapmadığına ilişkin olarak uygun bir illiyet bağı kurulamadığı, kazaya neden olan unsur olan aracın tekerleğinin fırlaması ile bunda araç işleteninin sorumluluğu konusunda sigorta şirketi tarafından kanaate elverişli bir delil de ibraz edilemediği, bu itibarla kazanın oluşumunun teminat kapsamı dışında kaldığının ispat yükü kendisinde olan sigorta şirketi tarafından bu hususun kanıtlanamadığı, araç sürücüsünün yetersiz sürücü belgesi olmasının yalnız başına rücuen tazminat talebinde bulunmaya hak kazandırmadığı, kamyonun sürücüsünün herhangi bir kusurunun olmadığı, kaza nedeniyle araç işleten davalıya da herhangi bir kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesince; davaya konu kazanın davalının bayiliğini yaptığı kargo firmasında dava dışı sürücünün görev yaptığı sırada meydana geldiğini, davalının aracın bakım ve onarımından sorumlu olduğunu, kazanın aracın sol arka lastiğinin yerinden çıkması neticesinde meydana geldiğini ve bu olayın meydana gelmesinde %100 oranında davalı işletenin kusurlu olduğunu, aracın bakım ve onarımını yaptığının ispat yükünün davalı işletende olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan 28.07.2020 tarihli İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi Öğretim elemanlarından oluşan heyet kusur raporuna göre, davaya konu kazada müteveffa sürücü ...'ın sigortalı araç işleteni olan davalının kusursuz olduğu, davacıya sigortalı...plaka sayılı kamyonun seyir halinde iken sol arka tekerinin aniden yerinden çıkmasının kazanın oluşu üzerinde % 100 oranında etkili olduğunun belirlendiği, olayın meydana gelmesinde kamyonun sol arka tekerinin aniden fırlamasına etki eden mücbir sebep niteliğinde bir olayın olmadığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 86/1 inci maddesinde işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı düzenlemesine yer verildiği, işletenin, aracın trafiğe elverişli bir biçimde çıkarılmasını ve yeterli bakımının yapılmasını sağlaması gerektiği, somut olayda olduğu şekilde lastiğin yerinden fırlaması gibi teknik arızaların, yasanın öngördüğü anlamda mücbir sebep olarak nitelendirilemeyeceği, araçta teknik arıza olmasının, mücbir sebep değil umulmayan hal olarak kabul edilebileceği, genellikle bu nitelikteki teknik arızaların zamanında ve eksiksiz olarak araç bakımlarının yapılması suretiyle önlemenin ve karşı koymanın mümkün olduğu, eğer karşı konulamıyorsa o işletme konusunda bir eksiklik hatta düzensizlik, bozukluk var ya da o konuda gerekli dikkat ve özenin noksan olduğunun kabulünün gerekeceği, kusurun söz konusu olduğu hallerde, mücbir sebepten söz edilemeyeceği, işleten kusurlu bulunmasa da araçtaki bozukluğun neden olduğu kaza sonucu oluşan zarardan davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.09.2018 tarih ve 2015/1880 Esas, 2018/732 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesisine, davanın kabulüne, Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12788 Esas sayılı dosyasında davalı–borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, yasal koşulları olmadığından davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davalıya rücu edebilmesinin şartlarının oluşmadığını, dosyada alınan tüm raporlarda sabit olduğu üzere davalının ve dava dışı ölen sürücünün kusursuz olduğunu, davanın reddi gerektiğini, hesaplamaya yönelik bilirkişi raporunda hatalar olduğunu, ölen sürücünün eşinin yeniden evlenmiş olmasına rağmen bu durumun araştırılmadığını, yargılamanın görevsiz mahkemede yapıldığını, davaya konu aracın davalının bilgisi ve rızası olmadan alınarak kullanıldığını ve kazanın bu şekilde meydana geldiğini belirterek kararın bozulması isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalının maliki ve işleteni, davacının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortacısı (ZMSS) olduğu ...plakalı aracın 25.09.2013 günü dava dışı sürücünün sevk ve idaresinde iken meydana gelen trafik kazası sonucu, ölen sürücünün hak sahiplerine davacı ... şirketi tarafından ödenen bedelin rücuen davalıdan tazmini istemine ilişkin yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile davalının aracın işleteni olmasına göre davacının rücuen tahsil talebinin yerinde olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!