4. Hukuk Dairesi 2021/23440 E. , 2023/12014 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/647 E., 2020/112 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece maddi tazminat davasının kabulüne manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ..., davalı Halk Sigorta A.Ş vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararın davalı Halk Sigorta A.Ş yönünden düzelterek onanmasına, davacılar yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda manevi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ..., davalı Halk Sigorta A.Ş vekili vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin murisi yaya ...'ın davalı idarenin kayıt maliki bulunduğu ve davalı ... idaresindeki aracın 17.06.2010 tarihinde çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, davalı idareye ait araç diğer davalı ... şirketince Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davacı ... (eşi) ve ...(oğlu) için 10.000,00'er TL, ... (kızı) için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen ve her biri için 15.000,00'er TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini davacı eş için 66.288,78 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı Halk Sigorta A.Ş cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili sigorta şirketinin ceza davasının tarafı olmadığını, bu nedenle kusur oranını ve dosya kapsamını kabul etmediklerini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... İl Özel İdaresi (...) vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, idarenin işleten sıfatı bulunmadığını, zira kaza gününde sürücünün görev saati dışında aracı kullandığını, herhangi bir görevlendirme bulunmadığını, bu sebeple idare ile kaza arasında illiyet bağının kesildiğini, sorumluluğun sigorta şirketi ve sürücüye ait olduğunu, destekten yoksunluk halinin ispatı gerekeceğini müteveffa ...'ın yaşı itibariyle çalışıp kazanç sağlayacak durumda olmadığını, davacı çocuklardan ikisinin anneden destek almadıklarını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu savunmuştur.
III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR
Davanın açıldığı Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/774 Esas, 2013/564 Karar sayılı ve 18.06.2013 tarihli kararıyla verilen görevsizlik kararı üzerine dosya Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/438 esasına kaydedilmiştir. Mahkemenin 29.12.2014 tarihli ve 2014/772 Karar sayılı kararıyla; davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 66.288,78 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, bu tazminata davalılar ... ve Bursa Büyükşehir Belediyesi yönünden 17.06.2010 gününden itibaren, davalı Halk Sigorta A.Ş yönünden ise dava tarihi olan 28.12.2012 gününden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacılar ... ve ... yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminata ilişkin taleplerin kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 10.000,00 TL, davacı ... yönünden 10.000,00 TL ve davacı ... yönünden 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın 17.06.2010 gününden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Bursa Büyükşehir Belediyesi ve ...'den müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı Birlik Sigorta A.Ş. (Yeni Unvanı: Halk Sigorta A.Ş.) vekili ve davalı ... temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.03.2018 tarihli ve 2015/70460 E.-2018/2295 K. sayılı ilamı ile ceza yargılaması sırasında alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde ve uzman bilirkişice düzenlenen maddi tazminata ilişkin raporun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, ceza zamanaşımının dolmamış olmasına, dava 6102 sayılı TTK döneminde açılıp ticaret mahkemesinin görevli olmasına göre, davacılar vekili ve davalı Birlik Sigorta A.Ş. (Yeni Unvanı: Halk Sigorta A.Ş.) vekilinin yerinde görülmeyen sair ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "6100 sayılı HMK'nun 331/2. maddesinde "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemece hükmedileceği..." düzenlenmiştir. Dava başlangıçta 6100 sayılı HMK döneminde Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılmış, davalı Birlik Sigorta A.Ş. (Yeni Unvanı:Halk Sigorta A.Ş.) vekil marifetiyle temsil edilmiş olup mahkemece öninceleme aşamasında, delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce, dosya üzerinden 18.6.2013 tarihinde görevsizlik kararı verilmesi üzerine, yargılamanın devam ettiği Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde davalı Birlik Sigorta A.Ş. (Yeni Unvanı:Halk Sigorta A.Ş.) lehine ihtiyari dava arkadaşı olan her bir davacı bakımından HMK 331/2. maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/1. maddesi gereğince yarı oranda vekalet ücreti tayini gerekirken, mahkemece görevsizlik kararı nedeniyle vekalet ücreti bakımından olumlu olumsuz karar verilmemiş olması doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca maddi tazminata ilişkin hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Somut olayda davacılar eşi ve babaları olan murisi trafik kazasında kaybettiğinden ayrı ayrı 15.000,00’er TL’den toplam 45.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davacılar için ayrı ayrı 10.000,00’er TL’den toplam 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Kaza (ölüm) tarihi (17.6.2010), davalı aracın ceza dosyasına göre %100 oranında kusurlu oluşu, sosyal ekonomik durum gibi hususlar dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın miktarı davacıların her biri için az olup hakkaniyet ve adalete uygun düşmediğinden, manevi tazminata ilişkin hükümlerin davacılar yararına bozulması gerekmiştir" gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuş; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.05.2019 tarihli ve 2018/4028 Esas, 2019/6097 Karar sayılı ilamıyla davalı belediyenin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkememece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacıların manevi tazminat davasının kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminat alacağının 17.06.2010 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Bursa Büyükşehir Belediyesi ve ...'den tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 15.000,00 TL manevi tazminat alacağının 17.06.2010 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Bursa Büyükşehir Belediyesi ve ...'den tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,
15.000,00 TL manevi tazminat alacağının 17.06.2010 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Bursa Büyükşehir Belediyesi ve ...'den tahsili ile davacı ...'a ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediyesi ve davalı ... temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
B. Temyiz Sebebleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde; davanın Ticaret Mahkemesinde görülemeyeceğini, zamanaşımından reddi gerektiğini, aracın sürücüsünün Belediye çalışanı olmadığını, Belediye'ye husumet yöneltilemeyeceğini, kazaya sebep olan aracın Belediye'ye devredilmediğini, Belediye adına kayıtlı olmadığını, işleten araç sahibinin Bursa Valiliği olduğunu, hesabın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili aleyhine manevi tazminat talebi reddedildiğinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın boulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, diğer davalıların sürücüsü ve maliki olan aracın karıştığı 17.06.2010 tarihli trafik kazası sonucu davacılar murisi yayanın vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı ve kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... ve davalı Halk Sigorta Anonim Şirketi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... ve davalı Halk Sigorta Anonim Şirketi vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... ve Halk Sigorta Anonim Şirketi'ne yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!